ABD federal hükümetinin borcu 19'unda (yerel saatle) 40 trilyon doları aşarak tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı. 39 trilyon dolar sınırının aşılmasının üzerinden sadece 5 ay geçmişken borç bir kez daha 1 trilyon dolar artmış oldu; bu artış uzun vadeli tahvil faizlerini ve konut kredisi maliyetlerini de birlikte yukarı çekti.
ABD Hazinesi'nin günlük mali verilerine göre federal hükümetin toplam borcu bugün itibarıyla 40 trilyon doları geçti. NPR'ın aktardığına göre bu yılki hükümet harcamalarının vergi gelirini 2 trilyon dolardan fazla aşması bekleniyor.
Borcun büyüme hızı artık faiz piyasasının en kritik değişkenlerinden biri haline geldi. ABD hükümeti biriken borcun faizi için yılda 1 trilyon dolardan fazla ödeme yapıyor.
NPR'a göre faiz giderleri, sosyal güvenlik harcamalarından sonra bütçenin en büyük kalemi konumuna yükseldi ve bu mali yılın ilk 10 ayında faiz maliyeti geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 15 arttı. Bunun hem borç stokunun büyümesinden hem de yatırımcıların ABD tahvili tutmak için daha yüksek getiri talep etmesinden kaynaklandığı belirtiliyor.
İki Partili Politika Merkezi (Bipartisan Policy Center) Başkanı Margaret Spellings(Margaret Spellings), NPR'a yaptığı açıklamada "mevcut mali gidişat açıkça sürdürülebilir değil" dedi. Spellings, en iyimser senaryoda bile ABD'nin mali bir riske doğru ilerlediğini vurguladı.
Beyaz Saray ise mali bozulmanın sorumluluğunu önceki yönetime ve Demokrat Parti'ye yükledi. Beyaz Saray Sözcüsü Kush Desai(Kush Desai), "Başkan Trump, Joe Biden'ın mali yönetim başarısızlıklarını toparlayacağına söz verdi" diyerek, "Trump yönetimi federal harcamalardaki israfı, sahtekarlığı ve suistimali azaltmaya, ekonomik büyümeyi hızlandırmaya odaklanıyor" açıklamasında bulundu. Bu ifade, hükümetin sorunu geçmiş yönetime bağlayan resmi duruşunu yansıtıyor.
Ancak gelir artışı harcama artışını yakalayamadı. NPR'ın aktardığına göre bu mali yılda gelirler yüzde 3 artarken harcamalardaki artış hızı bunun üzerinde seyretti.
Yüksek Mahkeme'nin Başkan Donald Trump'ın uyguladığı gümrük tarifelerinin büyük bölümünü geçersiz sayması da açığın büyümesinde bir diğer etken olarak öne çıkıyor; zira Hazine, hukuka aykırı şekilde tahsil edilen 100 milyar dolardan fazla ithalat vergisini iade etmek zorunda kalacak. Tarife iadeleri zaten gerçekleşmiş geliri geri vermek anlamına geldiği için bütçe dengesi üzerindeki baskıyı artıran bir yapı oluşturuyor.
Tahvil piyasası bu baskıyı şimdiden fiyatladı. NPR'a göre 30 yıllık ABD tahvili getirisi bu hafta 19 yılın en yüksek seviyesine ulaştı, Freddie Mac verilerine dayalı 30 yıllık ortalama konut kredisi faizi de geçen hafta yüzde 6,7'ye yaklaştı.
Uzun vadeli tahvil faizleri konut kredileri ve şirket borçlanma maliyetleri için referans niteliği taşıyor. Hükümetin borçlanma maliyeti yükseldikçe hane halkının ve şirketlerin finansman maliyeti de birlikte artabiliyor.
ABD Hazinesi 19'unda, uzun vadeli tahvil alım miktarını 9 Eylül'den itibaren işlem başına 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkaracağını duyurdu. AP'nin haberine göre bu açıklamanın ardından 10 yıllık ve 30 yıllık tahvil getirileri sırasıyla yüzde 4,66 ve yüzde 5,2 seviyesine geriledi.
Concord Coalition Genel Müdürü Carolyn Bourdeaux(Carolyn Bourdeaux), NPR'a "40 trilyon dolar bir alarm zili olmalı" dedi ve "ne Kongre'nin ne de Başkan'ın borç artışını durduracak güvenilir bir planı var" diye ekledi. Mali sorumluluk tartışması büyürken harcama kısıntısı ve gelir artırımı konusunda siyasi bir uzlaşı henüz ortaya çıkmadı.
Kore'deki yatırımcılar için ABD'nin uzun vadeli faiz seyri ve dolar likiditesi doğrudan bir değişken. Yayınımız daha önce, 30 yıllık ABD tahvili faiz oranının 25 yılın en yüksek seviyesine çıktığını aktarmış ve ABD'nin artan borcunun Bitcoin ve altın için alternatif varlık anlatısını güçlendirdiğini bildirmişti.
Ancak uzun vadeli tahvil faizlerindeki değişimin Bitcoin(BTC) gibi riskli varlıklar üzerindeki doğrudan etkisi için ek doğrulama gerekiyor. Şu an için netleşen bir sonraki takvim, Hazine'nin uzun vadeli tahvil alımını artırmaya başlayacağı 9 Eylül tarihi.
Yorum 0