Meta(META), Facebook ve Instagram'da gençlerin korunmasıyla ilgili sorumluluğu ABD'li eyalet yönetimleriyle jüri önünde tartışıyor. Davanın odağında kullanıcıların paylaştığı içerikler değil, uygulamanın gençleri ekrana daha uzun süre bağlı tutacak şekilde tasarlanıp tasarlanmadığı sorusu var.
ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Oakland Federal Mahkemesi'nde, 19'unda (Kore saatiyle) Meta'ya karşı açılan gençlik güvenliği davasının asıl duruşması başladı. Sürece şimdilik Kaliforniya, Colorado, Kentucky ve New Jersey olmak üzere dört eyalet taraf oluyor. Davanın tamamı ise 24 Ekim 2023'te Kaliforniya öncülüğünde 33 eyalet başsavcısının ortak başvurusuyla başlamıştı.
Kaliforniya Başsavcılık makamı o dönemde, Meta'nın Instagram ve Facebook'a gençleri platforma çeken özellikler eklediğini, ancak ruh sağlığında bozulmayla bağlantılı olabilecek riskleri yeterince açıklamadığını öne sürmüştü. Dava dilekçesinde sonsuz kaydırma, otomatik oynatma, anlık bildirimler, öneri algoritmaları ve süreli içerikler, gençlerin uygulamada geçirdiği süreyi uzatan mekanizmalar olarak sayıldı.
Davacı taraf, Meta'nın etkileşim odaklı akış ve öneri sistemleriyle genç kullanıcıların platformdan uzaklaşmasını zorlaştırdığını iddia ediyor. İddiaya göre şirket kamuoyunda güvenliği ön plana çıkarırken, asıl servis tasarımı kullanım süresini ve reklam gösterimini artırmaya göre kurgulandı.
Kaliforniya ayrıca Çocukların Çevrimiçi Gizliliğinin Korunması Yasası(COPPA), yanıltıcı reklam ve haksız rekabet ihlali iddialarını da dosyaya ekledi. COPPA, 13 yaşından küçük çocukların çevrimiçi kişisel verilerinin toplanmasında bilgilendirme ve ebeveyn onayı zorunluluğu getiren federal bir düzenleme. Sosyal medyada ise üyelik yaş sınırı, kişiselleştirilmiş öneriler ve reklam gösterimi sürecinde çocuk verilerinin nasıl işlendiği tartışmanın merkezinde yer alıyor.
Meta, davacı tarafın iddialarını reddediyor. Şirket Reuters'e yaptığı açıklamada "Ebeveynlerin, uzmanların ve kolluk kuvvetlerinin görüşlerini dinliyoruz ve önemli konuları anlamak için derinlemesine araştırmalar yürütüyoruz" dedi. Meta ayrıca gençlik güvenliği için çeşitli araçlar devreye aldığını da vurguladı.
Eski Meta mühendisi Arturo Béjar(Arturo Béjar), mahkemede şirketin 13 yaş altı kullanıcı sorununa fiilen "sorma, söyleme" mantığıyla yaklaştığını söyledi. Béjar, şirketin güvenlikten çok etkileşimi ve geliri önceliklendirdiğini iddia etti; bu bir 'yorum' niteliğinde ve mahkemenin nihai kararını bağlamıyor.
Béjar, Meta'nın tanıttığı 'Take a Break' gibi özelliklerin de kullanıcının kendisi tarafından açılması gerektiği için etkisinin sınırlı kaldığını belirtti. Bu ifade, eski bir Meta yöneticisinin mahkeme ifadesini konu alan önceki haberle de örtüşüyor.
Dava, sosyal medya şirketlerinin sorumluluğunun sınırlarını belirleyecek emsal niteliğinde görülüyor. Platform şirketleri bugüne kadar kullanıcı paylaşımlarına ilişkin sorumluluk ile servis tasarımı sorumluluğunu ayrı tutarak savunma yapıyordu. Ancak eyalet yönetimleri, otomatik oynatma, bildirim ve öneri yapısının doğrudan gençlerin kullanım alışkanlıklarını etkilediği görüşünde.
Mahkeme, 30 Haziran'da Meta'nın kısa yoldan (özet) karar talebini reddederek dosyayı Ağustos'taki asıl duruşmaya taşımıştı. Bu kararla COPPA'ya dayalı iddiaların da esas duruşmada ele alınmasının önü açılmış oldu. Konu daha önce 1,4 trilyon dolarlık yaptırım ihtimalini ele alan Meta davası haberinde de işlenmişti.
Piyasalar da dava riskini fiyatladı. Dow Jones bünyesindeki bir haber kaynağına göre Meta hisseleri, duruşmanın başlamasının hemen ardından yüzde 4,3 geriledi ve gün içi bazda yılbaşından bu yana yüzde 17 değer kaybetti.
Meta'nın mahkemeye sunduğu belgelerde yer verdiği azami yaptırım riski 1,4 trilyon dolar. Ancak bu rakam, davacıların kesinleşmiş bir talep tutarı olarak açıkladığı bir meblağ değil; Meta'nın hesaplama yöntemine göre ortaya çıkabilecek üst sınıra yakın bir figür.
Hukuk çevrelerinde gerçek tazminatın bu büyüklüğe yaklaşma ihtimalinin düşük olduğu görüşü de dile getiriliyor. Davacı taraf ise asıl meselenin tutar değil, platform tasarımının tüketici koruma mevzuatı kapsamında aldatıcı veya zarar verici sayılıp sayılmayacağının jüri kararına bırakılması olduğunu savunuyor.
Benzer gençlik güvenliği davaları da sürüyor. New Mexico ve Los Angeles'taki davalarda Meta aleyhine kararlar çıktı, ancak şirket bu kararlara itiraz sürecinde.
Bu dava, platform düzenlemesinin odağının içerik silme veya hesap yaptırımlarının ötesine geçip öneri algoritmaları ile servis tasarımına kaydığını gösteren bir örnek olarak öne çıkıyor. Gençlerin korunması, kişiselleştirilmiş öneriler ve kullanıcı verisinin kullanımı konusundaki düzenleme tartışmaları küresel ölçekte sürdüğü için, ABD'deki dava sonucu diğer ülkelerde de referans alınabilir.
Şu ana kadar kesinleşen bilgi, duruşmanın başlaması ve ilk ifadelerin alınması. Jürinin nihai kararı ve olası tazminat tutarı henüz açıklanmadı.
Yorum 0