İran, ABD ile varılabilecek olası bir anlaşmanın koşulu olarak savaşın sona ermesini, liman ablukasının kaldırılmasını, tazminat ödenmesini ve yaptırımların hafifletilmesini masaya koydu. Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına dair tartışma, sıradan bir müzakereye dönüş beklentisinden çok daha 'yüksek yoğunluklu' bir şart sunma aşamasına kayıyor.
İran Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi Genel Sekreteri Muhsin Rızai(Mohsen Rezaei), El Menar televizyonuna verdiği röportajda ABD ile anlaşmanın koşullarını açıkladı. Tasnim ajansına göre Rızai, Batı Asya cephesinin tamamında savaşın bitmesini, İsrail'in Lübnan'daki işgal altındaki topraklardan çekilmesini ve Gazze'deki savaşın sona ermesini şart olarak sıraladı.
Reuters'a göre Rızai, arabulucu ülkelerin talebi üzerine Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için bir koşul listesi hazırlıyor ve bu listede bölgesel savaşın bitmesi de yer alıyor. Aynı haberde İran ile Umman'ın deniz koridoru meselesini görüştüğü, ABD'nin koşulları karşılaması halinde merkezi rotanın yeniden kullanılabilir hale gelebileceği belirtildi.
Koşulların kapsamı haberden habere değişiyor. Iran International, Rızai'nin açıklamalarını dört ana başlıkta topladı: bölgesel savaşın sona ermesi, İran limanlarındaki ablukanın kaldırılması, tazminat ve yaptırımların hafifletilmesi. Ancak bu listenin nihai bir müzakere talimatı mı yoksa henüz şekillenmekte olan bir koşullar taslağı mı olduğu 'belirsizliğini koruyor'.
Açıklama, ABD ile İran arasında resmi müzakerelerin yeniden başladığı iddiasının daha önce yalanlanmış olmasıyla aynı döneme denk geldi. Beyaz Saray'ın, Haziran ayındaki mutabakat metnine geri dönmeyeceği yönündeki tutumunu arabuluculara ilettiği aktarılıyor.
Hürmüz Boğazı, savaş öncesinde küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz(LNG) taşımacılığının yaklaşık beşte birinin geçtiği bir güzergahtı. Reuters, Şubat ayında savaşın başlamasının ardından boğazdaki deniz trafiğinin ciddi biçimde daraldığını, Nisan ve Haziran'daki ateşkes anlaşmalarının da bu trafiği geri getiremediğini aktardı.
İran Devrim Muhafızları sözcüsü ise ABD'nin İran limanlarındaki ablukayı kaldırması, tazminat ödemesi ve yaptırımları hafifletmesi halinde boğazın yeniden açılmasına izin verilebileceğini söyledi. Bu açıklama, Rızai'nin sözlerinin bir 'yumuşama mesajından' çok, deniz kontrolü ile yaptırım hafifletmeyi birlikte talep eden bir pazarlık hamlesi olduğunu gösteriyor.
ABD tarafının tutumu ise soğuk. AP'ye göre Başkan Donald Trump(Donald Trump), İran'ı müzakere masasına döndürme konusunda 'acelesi olmadığını' söyledi ve şunları ekledi: "Onlarla konuşmak istemiyoruz. Bir görüşme de aramıyoruz." Habere göre ABD yönetimi, askeri adımlar yerine ekonomik baskıyı artırmaya daha fazla ağırlık veriyor.
Arabuluculuk kanalları tamamen kapanmış değil. AP, Katar ile Pakistan'ın gerilimi azaltmak için devreye girdiğini, Fransa ve Suudi Arabistan'ın ise Hürmüz Boğazı'nı devre dışı bırakan alternatif rotaları incelediğini aktardı. Bu adımlar, yakın bir anlaşmanın işareti olmaktan çok, deniz taşımacılığındaki aksama riskinin uzun vadeli olarak yönetilmeye çalışıldığının göstergesi olarak okunabilir.
Piyasa tepkisi sınırlı kaldı. Barron's'a göre 28'inde (yerel saatle) Avrupa seansının açılışında Brent petrolün Ekim vadeli sözleşmesi yüzde 0,3 düşüşle varil başına 89,42 dolardan, WTI ham petrolü ise yüzde 0,3 gerilemeyle 83,25 dolardan işlem gördü. Barış müzakerelerindeki ilerleme ve Hürmüz'ün yeniden açılması beklentisinin zayıflamasıyla petrol fiyatlarının hafif geri çekildiği değerlendirmesi yapılıyor.
Petrol fiyatlarındaki bu hareket, konunun kripto para piyasasından önce enerji ve deniz taşımacılığı maliyeti üzerinden fiyatlandığını gösteriyor. TokenPost daha önce de kripto para piyasasıyla doğrudan bağlantının hâlâ sınırlı olduğunu aktarmıştı.
Tahmin piyasası Polymarket'te de fiyatlama temkinli seyretti. '2026'da varılacak ABD-İran anlaşması İran'ın yeniden yapılandırma finansmanını içerecek mi' sözleşmesi yüzde 30 seviyesinde fiyatlanırken, ilgili piyasalardaki toplam işlem hacmi 470.606 dolar olarak kaydedildi. Bu rakam bir anlaşmanın kesinleştiğini gösteren bir gösterge değil, katılımcıların sermaye dağılımını yansıtan bir veri.
Tahmin piyasası fiyatları, kamuoyu yoklamalarından ya da resmi öngörülerden farklı işliyor. Belirli bir sonucun gerçekleşip gerçekleşmeyeceğine dair sermayenin hangi yöne kaydığını gösteriyor ama katılımcı yapısı ve likiditeye bağlı olarak hızla değişebiliyor. Polymarket verileri yorumlanırken işlem hacmi ve piyasa yapısının birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.
Türk okuyucu açısından bu gelişme, Bitcoin(BTC) üzerinden değil; petrol fiyatları, deniz taşımacılığı navlunları ve Orta Doğu'daki jeopolitik risk üzerinden daha doğrudan hissediliyor. Enerji ithalatına bağımlılığı yüksek ekonomilerde, Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş koşullarındaki değişim ham petrol tedarik maliyetlerini ve lojistik giderlerini etkileyebilir.
Rızai'nin açıklamalarının ardından takip edilmesi gereken noktalar şunlar: koşul listesinin resmi bir müzakere önerisine dönüşüp dönüşmeyeceği, ABD'nin ekonomik baskı stratejisinde bir değişiklik olup olmayacağı ve arabulucu ülkelerin rota ile yaptırım hafifletme meselelerini aynı masaya taşıyıp taşımayacağı. Şu ana kadar kamuoyuna yansıyanlar, bir anlaşmanın tamamlanmasından çok müzakere koşullarının yeniden şekillendirilmesine işaret ediyor.
Yorum 0