ABD'de ağustos ayında tarım dışı istihdam 162 bin kişi artarken, Federal Rezerv'in (Fed) eylül ayında faiz artırma ihtimali yeniden güç kazandı. Analistlere göre istihdamdaki güçlenmenin ekonomik toparlanmadan mı yoksa enflasyon baskısından mı kaynaklandığı, varlık piyasalarına etkisini belirleyecek.
ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu, 4'ünde (yerel saatle) ağustos ayında tarım dışı istihdamın 162 bin kişi arttığını açıkladı. Bu artış marttan bu yana görülen en yüksek seviye olurken, piyasa beklentisi olan 55 bin kişinin de üzerinde gerçekleşti. İşsizlik oranı ise yüzde 4,1 seviyesinde sabit kaldı.
İstihdam verisinin açıklanmasının ardından piyasalara yansıyan Fed'in eylülde ‘25 baz puanlık’ faiz artırımı yapma olasılığı yaklaşık yüzde 60'a yükseldi. Güçlü istihdam verisi, faiz indirimini varsayan mevcut piyasa yorumunu değiştiren bir unsur olarak öne çıktı.
TokenPost, ABD'nin ağustos istihdamının 162 bin kişi artmasıyla Fed'in eylül faiz patikasına ilişkin piyasa değerlendirmesinin yön değiştirdiğini daha önceki bir haberinde de aktarmıştı. İstihdamın güçlü seyretmesi ekonomik yavaşlama endişesini azaltırken, faiz baskısını artırabiliyor.
İsviçreli banka UBS(UBS), 4'ünde yayımladığı raporda güçlü büyüme, istihdam ve şirket kârlılığının sürdüğü bir ortamda faizler yükselse dahi küresel hisse senedi piyasalarındaki oynaklığın artabileceğinin izlenmesi gerektiğini belirtti. Kâr beklentilerinin güçlü kalması durumunda piyasa oynaklığının hisse senedi piyasalarına etkisinin de birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
UBS'in öne çıkardığı temalar arasında yapay zeka(AI), enerji-kaynaklar ve uzun yaşam sektörü yer aldı. Bankaya göre yapay zeka yatırımlarındaki artış, enerji talebi, kaynak altyapısı ve yaşlanan nüfusla ilişkili sektörlerde fırsatlar bulunabilir.
Tahvil yatırımlarında UBS, kısa ve orta vadeli tahvilleri nakit ikamesi olarak kullanma stratejisini artık önermediğini belirtti. Buna karşılık orta-uzun vadeli yatırım yapılabilir seviyedeki tahvillerin, yükselen faizler nedeniyle varlık dağılımı açısından fırsat olabileceği değerlendirildi.
Dolar'ın güçlü ekonomi ile sıkı para politikasının bir arada görülmesi halinde değer kazanmaya devam edebileceği öngörüldü. UBS, 4'ünde yayımladığı raporda dolar güçlenmesinin sürmesi halinde dolar pozisyonlarını ayarlama ihtimalinden söz etti.
Altında ise ‘kısa vadeli baskı’ unsurlarının ortaya çıkabileceği belirtildi. Reel faizlerdeki yükseliş ve dolardaki güçlenmenin altın fiyatını baskılayabileceği, ancak altının uzun vadeli risk koruma ve varlık çeşitlendirme işlevinin korunabileceği değerlendirildi.
UBS, 4'ünde yayımladığı raporda altının kısa vadede baskı görebileceğini ancak uzun vadede risk koruma ve varlık çeşitlendirme işlevini sürdürebileceğini belirtti. Bu değerlendirme, altın fiyatının kısa vadeli seyri ile uzun vadeli tutma amacını birbirinden ayıran bir varlık dağılımı görüşü olarak öne çıkıyor.
Bu istihdam verisi, Fed'in politika kararının yalnızca enflasyona değil ekonominin gücüne de bağlı olabileceğini gösterdi. UBS'in analizine göre ekonomik genişleme sürecinde yapılan faiz artırımları ile enflasyon baskısına karşı uygulanan sıkılaştırma, hisse senedi, tahvil ve altın piyasalarını birbirinden farklı şekillerde etkileyebilir.
Yorum 0