Japonya Merkez Bankası (Bank of Japan) faiz artırım hızını yükseltirse, ülkeye ait yatırım fonlarının yurda dönmesiyle küresel tahvil getirilerinde yukarı yönlü baskı oluşabileceği belirtildi. Japonya'daki faiz seyri ve yenin gidişatının, ABD tahvillerine olan talebi ve Washington yönetiminin borçlanma maliyetini etkileyebileceği ifade ediliyor.
BlackRock Yatırım Enstitüsü (BlackRock Investment Institute), 9'unda (yerel saatle) yayımladığı haftalık değerlendirmede Japonya'daki faiz dengelenmesinin yurt dışı tahvil piyasalarına sıçrayabileceğini aktardı. Kurumun küresel baş yatırım stratejisti Wei Li(Wei Li) ve ekibi, 'etkiler gerçekçi' ifadesini kullanarak tahvil piyasasında bir geri besleme döngüsü oluşma riskine dikkat çekti. Bu açıklama, Japon faizlerindeki hareketin tek başına kalmayıp küresel piyasalara yayılabileceği uyarısı olarak öne çıkıyor.
BlackRock'a göre Japonya'nın 10 yıllık devlet tahvili getirisi yaklaşık yüzde 3'e çıkarak, yen bazında kur riskinden korunmuş (hedge edilmiş) ABD 10 yıllık tahvil getirisi olan yaklaşık yüzde 2'nin üzerine geçebilir. Bu durumda Japon yatırımcılar için kur riskini bertaraf ettikten sonra bile yurt içi tahviller, yurt dışı tahvillerden daha cazip hale geliyor.
Japonya'nın 30 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,18'e kadar yükseldi, 10 yıllık getiri ise bu yıl yaklaşık 90 baz puan arttı. Japon tahvil getirileri yükseldikçe, başta ABD tahvilleri olmak üzere yurt dışı tahvillerin Japon fonlarını çekebilmek için daha yüksek getiri sunması gerekebilir.
Japon yatırımcılar, uzun süredir düşük seyreden yurt içi getiriler nedeniyle getiri arayışıyla yurt dışı tahvillere yönelmişti. Ancak BlackRock'un analizine göre Japonya'da faizlerin yükselmesi yeni yurt dışı tahvil talebini zayıflatabilir ve bir kısım fonun yeniden Japonya'ya dönmesine yol açabilir.
Japonya, yaklaşık 1,1 trilyon dolarlık ABD tahvili stoku ile en büyük yabancı yatırımcı ülkelerden biri konumunda. BlackRock, Japon fonlarının hareketinin büyük çaplı bir geri dönüşe dönüşmemesi durumunda bile, ABD tahvil talebini ve federal hükümetin borçlanma maliyetini etkileyebileceğini değerlendiriyor.
Kurumun verdiği örneğe göre, Japonya'nın elindeki ABD tahvillerinin yalnızca yüzde 5'inin yön değiştirmesi 55 milyar dolarlık bir hacme denk geliyor. Bu tutar, son bir yılda yabancıların ABD tahvili birikimindeki artışın yaklaşık dörtte birine ve ABD Hazinesi'nin ilgili çeyrekteki net borçlanma tahmininin yaklaşık yüzde 7'sine karşılık geliyor.
Yenin seyri de bir diğer değişken. Yen değer kaybetmeye devam eder ve Japon yetkilileri kuru korumak için ABD tahvilleri başta olmak üzere yurt dışı varlık satışına giderse, ABD tahvil getirileri ek olarak yükselebilir. ABD faizlerindeki bu artış ise yeniden yenin değer kaybetmesine ve Japonya Merkez Bankası üzerinde ek faiz artırımı baskısına yol açabilir.
Japonya Merkez Bankası'nın faiz artırımının önünde bazı sınırlar da bulunuyor. Enflasyon ve ücret artışları sıkılaşma ihtiyacını büyütürken, kamu harcamalarındaki genişleme ve gayri safi yurt içi hasılanın (GSYH) iki katını aşan kamu borcu, faiz artışının getireceği mali yükü ağırlaştırıyor.
BlackRock, getiri artışı ihtimalini gerekçe göstererek Japon devlet tahvillerine karşı temkinli duruşunu koruduğunu belirtti. Kurum, faiz artışının risk varlıkları için mutlaka olumsuz olmayacağını, ancak Japon hisselerinde seçici bir yaklaşımın gerekli olduğunu değerlendirdi.
Japonya Merkez Bankası'nın izleyeceği politika rotası, yalnızca yeni ve Japon tahvil piyasasını değil küresel fon akışlarını da etkiliyor. TokenPost daha önce, Japonya'nın 10 yıllık tahvil getirisinin yüzde 3'ü aşmasıyla birlikte yurt dışı fonların geri dönüşü tartışmasının büyüdüğünü aktarmıştı.
Japonya'daki faiz artışının yurt dışı tahvil talebine ve ABD tahvil getirilerine ne ölçüde yansıyacağı, Japonya Merkez Bankası'nın artırım hızına ve yenin seyrine bağlı olacak. ABD tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ise 11'inde (yerel saatle) açıklanacak.
Yorum 0