Japon şirketlerinin özkaynak kârlılığı (ROE) yüzde 12,1 ile rekor seviyeye ulaştı ancak küresel yatırımcıların ilgisi Japonya yerine ABD ve Avrupa borsalarına kaydı. Kur etkisi, gümrük vergisi iadeleri ve stok değerleme kazançları gibi bir defaya mahsus unsurların kâr artışına yansımış olabileceğine dair kuşkular, Japon hisselerine olan yatırımcı ilgisini azaltan bir etken olarak gösterildi.
Nikkei, UBS'nin Japon hisseleri için 'ağırlık artırımı' görüşünü korumasına rağmen, küresel yatırım toplantılarında Japon hisselerinin payının nisan-haziran dönemine kıyasla belirgin şekilde azaldığını aktardı.
Buna karşın Avrupa hisselerine yönelik yatırımcı iştahı arttı. UBS, ağustosta Avrupa hisseleri için görüşünü 'güçlü' seviyesine yükseltti; ABD hisselerinde yoğunlaşan varlıklarını çeşitlendirmek isteyen yatırımcıların Japonya yerine Avrupa'yı tercih ettiği yönünde değerlendirmeler yapıldı.
ROE, bir şirketin özkaynaklarını kullanarak ne kadar kâr elde ettiğini gösteren bir göstergedir. Japon şirketlerinin kârlılığının arttığı açık olsa da bu iyileşmenin kalıcı bir kâr artışı olup olmadığı konusunda görüşler ayrışıyor.
Son dönemki bilançolara kur etkisi, gümrük vergisi iadeleri ve stok değerleme kazançları yansıdı. Bu unsurların etkisi azaldığında, mevcut yüksek kârlılığın yalnızca şirketlerin temel rekabet gücüyle sürdürülüp sürdürülemeyeceği yeniden değerlendirilecek.
Kur hareketleri de Japon hisselerinin performansının yorumlanmasında etkili oluyor. Zayıf yen, ihracatçı şirketlerin yen bazında kârını artırabilirken, yenin güçlenmesi durumunda ihracatçı şirketlerin kârı ve değerlemesi üzerinde baskı oluşabilir.
Japonya'da tahvil faizlerindeki yükseliş de borsa üzerinde baskı unsuru olarak gösterildi. Japan Times, Japonya'nın 10 yıllık devlet tahvili faizinin 1 Eylül'de yüzde 3'e ulaştığını bildirdi.
Küresel uzun vadeli faizlerdeki artışın hisse değerlemeleri üzerinde baskı yaratabileceği önceki bir haberde de ele alınmıştı. Özellikle büyüme beklentisi yüksek varlıkların faiz değişimlerine daha duyarlı tepki verebileceği belirtiliyor.
Japon borsası, ABD'ye kıyasla daha düşük büyüme potansiyeline, Avrupa'ya kıyasla ise daha az değerleme cazibesine sahip 'belirsiz bir konumda' olduğu şeklinde değerlendirildi. ABD varlıklarında yoğunlaşan yatırımcıların portföylerini çeşitlendirirken Japonya yerine Avrupa'yı öncelikli olarak tercih ettiği bir eğilim gözlemlendi.
Japon borsasına ilişkin şu anki temel soru, rekor seviyedeki ROE'nin sürüp sürmeyeceği. UBS'nin Japon hisseleri için ağırlık artırımı görüşü korunuyor olsa da, küresel yatırım toplantılarında Japonya payının azalması ve Avrupa hisselerine yönelik görüşteki değişim bir arada gerçekleştiğinden, önümüzdeki dönemde fon akışlarının yakından izlenmesi gerekiyor.
Yorum 0