Kore Finans Araştırma Enstitüsü (KIF), Ağustos 2026 tarihli KIF Sorun Raporu'nda yayımladığı 'Japon Bölgesel Bankalarının Rekabet Gücünü Artırmaya Yönelik Kurumsal İyileştirmeler ve Çıkarımlar' başlıklı çalışmada, Kore'deki bölgesel bankaların finans dışı hizmetlere açılmasını ve ortak altyapı kurmasını önerdi. Rapora göre düşük doğum oranı, nüfus azalması, başkent bölgesine yoğunlaşma ve yerel sanayinin gerilemesiyle zayıflayan iş tabanını güçlendirmek için Japonya'nın kurumsal reform deneyiminin referans alınması gerekiyor.
100 sayfalık raporu Lee Byung-yoon, Kim Seok-gi ve Park Hae-sik kaleme aldı. Çalışma, Japonya'nın 2021'de yürürlüğe giren Bankacılık Kanunu değişikliği ile Rekabetin Korunması Kanunu'na ilişkin özel düzenlemeyi inceleyerek Kore'deki bölgesel bankalar için kurumsal iyileştirme yönü ortaya koydu.
Japonya, 2021'deki Bankacılık Kanunu değişikliğiyle bankaların yan faaliyet ve bağlı ortaklık iş kapsamını bölgesel kalkınma ve sürdürülebilirlikle ilgili alanlara genişletti. Bu sayede bölgesel bankalar, geleneksel mevduat-kredi odaklı işin dışında yerel ticaret şirketleri, yenilenebilir enerji, insan kaynakları danışmanlığı ve dijital dönüşüm desteği gibi yeni iş modelleri kurabilir hale geldi.
Bölgesel bankalar arasındaki yönetim birleşmeleri için de ayrı bir prosedür oluşturuldu. Japon hükümetinin rekabet kanunu özel düzenlemesi, nüfus azalması gibi nedenlerle bölgede temel hizmet sunumunun zorlaşması riski bulunduğunda ve iş iyileştirme ile kullanıcı mağduriyetini önleme koşulları karşılandığında bölgesel bankaların birleşmesine izin veren bir yapı sunuyor. Rekabeti kısıtlama endişesi olsa bile, bölgesel finansal hizmetlerin sürdürülmesi kamu yararı unsuruyla birlikte değerlendiriliyor.
Kore'deki bölgesel bankalar da benzer bir baskı altında. Daha önce Kore Finans Araştırma Enstitüsü, bölgesel bankaların yerel KOBİ'lere fon sağlama, bölgesel finans tüketicilerine hizmet sunma ve bölge ekonomisinin büyümesine katkı işlevlerini üstlendiğini analiz etmişti. Ancak küresel finansal krizden sonra bölge ekonomisine katkı etkisinin belirgin olmadığını, 2010'ların ortasından itibaren kârlılık ve büyüme sınırlarının derinleştiğini belirtmişti.
Bu yeni rapor, Kore'deki kurumsal iyileştirme yönü olarak yönetim danışmanlığı, dijital dönüşüm, karbon nötrlük desteği, yerel ticaret şirketleri ve enerji çözümleri gibi finans dışı işlerin banka yan faaliyeti ya da bağlı ortaklık biçiminde yürütülebilmesinin değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koydu. Ancak bağlı ortaklık modelinin banka-sanayi ayrımı ilkesiyle uyumlu hale getirilmesinin bir sorun olarak kalacağını belirtti.
Aynı finans holdingi bünyesindeki bölgesel bankalar arasında birleşme kısa vadede zorsa, önce bilgi işlem sistemlerinin birleştirilmesine gidilmesi de bir seçenek olarak gündeme geldi. Sistem ve arka ofis işlerinin ortak kullanılması sabit maliyetleri düşürüp yatırım tekrarını azaltabilir.
Sahiplik yapısını değiştirmeyen bir işbirliği modeli de alternatif olarak sunuldu. Rapor, Japonya'daki 'Tsubasa İttifakı' (Tsubasa Alliance) tarzı işbirliğinin referans alınabileceğini belirtti. Bu modelde her banka kendi tüzel kişiliğini ve markasını korurken ortak sistem, arka ofis, kara para aklamayla mücadele, anormal finansal işlem tespiti ve dijital uzman birimlerini birlikte kullanıyor.
Bu modelin Kore'de uygulanması için kurumsal bir değerlendirme gerekiyor. Finans dışı hizmetlerin genişlemesi bölge ekonomisine destek işlevini büyütebilir, ancak bankanın sanayi sermayesini kontrol etmesini sınırlayan ilkeyle çelişebilir. Birleşme veya ortak altyapı kurulması da maliyet tasarrufu etkisiyle birlikte bölgesel finans tüketicilerinin seçim hakkı sorununu da gündeme getiriyor.
Rapor, bölgesel bankaların rekabet gücünün güçlendirilmesinin yalnızca banka kârlılığı sorunuyla sınırlı kalmadığını, bölgesel finansa erişim ve yerel KOBİ'lere finansman sağlanması meselesiyle de bağlantılı olduğunu vurguladı. Japonya örneğinin Kore için bir politika referans noktası olabileceğini, ancak kurumsal değişikliklerin etkisinin ayrıca incelenmesi gerektiği sonucuna vardı.
Yorum 0