Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Kripto yatırımcıları sloganı değil, gelir üreten projeleri tercih ediyor

Kripto yatırımcıları sloganı değil, gelir üreten projeleri tercih ediyor / Tokenpost

Kripto para piyasasında yaşanan güçlü dalgalanmalar, yatırımcıların odağını etkin şekilde kullanılabilen ve gerçek gelir üreten blokzincir projelerine çevirdi. Özellikle bağımsız mimariye sahip ve ‘gerçek dünya’ kullanım alanı sunan projelere olan ilgi *önemli ölçüde artmış* durumda. Reuters’in 24’ünde bildirdiğine göre, yatırımcılar artık sadece vaatlere değil, doğrudan fayda ve getiri sağlayan projelere yöneliyor.

Bu süreci değerlendiren Digital Asset’in kurucu ortağı Yuval Rooz, yaptığı açıklamada artık hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların boş sloganlar yerine *gerçek değer sunan blokzincirlere* odaklandığını söyledi. Şirketin, gizlilik odaklı kurumsal blokzincir projesi ‘Canton Network’, bu doğrultuda öne çıkan örneklerden biri olarak gösteriliyor. Rooz’a göre piyasa durgun olmasına rağmen Canton Network ve merkeziyetsiz türev borsası Hyperliquid gibi güçlü kullanıcı talepleri olan projeler öne çıkıyor. CoinGecko verilerine göre, Canton ağı üzerindeki kripto para son bir ayda *%25* değer kazanırken, Hyperliquid *%28’lik* artış gösterdi.

Öte yandan Rooz, kripto ekosisteminde varlıkların farklı zincirler arasında hareket etmesini sağlayan *‘bridge’ sistemlerinin* ciddi güvenlik ve yapısal sorunlara sahip olduğunu vurguladı. Varlıkların bir zincirde kilitlenip, diğerinde taklit bir versiyonun basılarak dolaşıma sokulmasının *gerçek birlikte çalışabilirlik anlamında* yetersiz kaldığını ifade etti. Bu tür uygulamalar, hem güvenlik açıkları hem de şeffaf olmayan işlem geçmişleri nedeniyle *regülatörlerin dikkatini* çekiyor. Gerçekten de, blokzincir analiz firması Elliptic’in tahminine göre, 2025 yılı boyunca *yaklaşık 218 milyar dolarlık* yasa dışı veya riskli kripto para bridge ve swap servisleri yoluyla el değiştirmiş durumda. Özellikle anonimlik sağlayan *gizlilik temelli kripto paralar* da bu yüzden denetleyici otoriteler tarafından yakından izleniyor.

Kurumsal yatırımcının ihtiyaçları arasında ise açıkça tanımlanmış: *Kişisel veri koruması, bridge’siz birlikte çalışabilirlik ve öngörülebilir ağ ücretleri.* Rooz’un ifadesiyle, Euroclear veya DTCC gibi geleneksel finans kurumları bu üç bileşeni bir arada sunabilen açık blokzincir bulmakta zorlanıyor. Ancak bu görüşe rağmen, Ethereum(ETH) gibi *halihazırdaki ana akım* blokzincirler kurumsal tokenizasyon projelerinde sıkça kullanılıyor. 2024 yılında BlackRock, Ethereum üzerinde USD bazlı kurumsal likidite fonu BUIDL’ı piyasaya sürerken; Franklin Templeton da Polygon(MATIC) ve Stellar ağlarında *Amerikan Hazine tahvillerini* tokenlaştırdı.

Aynı zamanda bankalar, hem izinli hem de açık ağlarla paralel deneyler yürütmeye devam ediyor. JP Morgan, 2025’in Kasım ayında Coinbase’in ‘Base’ ağı üzerinde kurumsal müşterilerine JPM Coin sundu. Ayrıca 2026 yılında, ABD doları temelli yeni bir token olan *JPMD’yi* Canton Network’e entegre edeceğini duyurdu. Rooz, günümüzde kurumların USDC, Tether(USDt), JPM Coin ve benzeri banka destekli stablecoin’leri *teminat niteliğinde değerlendirdiğini* ve artık hangisinin en istikrarlı olduğuna yoğunlaştıklarını belirtti.

İleriye dönük olarak, 2025’in sektörde boş slogandan uzaklaşılıp *gerçek projelerin test edildiği* bir yıl olduğu analizleri dikkat çekiyor. CoinTelegraph’ın ‘Byte-Sized Insight’ podcast’ine katılan peaq kurucu ortağı Leonard Dorlöchter, DePIN (dağıtık fiziksel altyapı ağı) projelerinin talep yaratmaya başladığını ve *gerçek kullanıcı tabanı ile gelir vaat eden sistemlerin önem kazandığını* ifade etti. Ona göre, makineler arası iletişim, zincir üstü robotlar ve otonom acenteler gibi teknolojiler artık *hayata geçmek üzere*.

2026’ya bakıldığında, kripto endüstrisinin yalnızca teknik potansiyele değil, esas olarak *uygulanabilirlik ve gelir yaratabilme yeteneğine* göre değerlendirileceği açık. Yani, *kişisel gizlilik, sorunsuz birlikte çalışabilirlik ve sürdürülebilir kazanç modelleriyle* desteklenmeyen projeler için artık alan daralıyor. Bu da blokzincir ekosisteminde sadece teknik vaat değil, regülasyon dostu ve pratik fayda sunan projelerin varlığını sürdürebileceği bir dönemi işaret ediyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1