Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Canton Network ve Hyperliquid, kurumsal blokzincir talebinin yıldızı oldu

Canton Network ve Hyperliquid, kurumsal blokzincir talebinin yıldızı oldu / Tokenpost

Kripto para piyasasında yaşanan düzeltme süreci devam ederken, işlevsel ve kurumsal düzeyde kullanım potansiyeline sahip blokzincir projeleri artan ilgi görüyor. Spekülatif anlatıların etkisini yitirmesiyle birlikte, yatırımcılar artık doğrudan ‘kullanıcılar’ ve ‘token sahipleri’ lehine değer üretebilen teknolojilere yöneliyor.

Birleşik Krallık merkezli dijital varlık çözümleri şirketi Digital Asset’in CEO’su Yuval Rooz(CEO), kısa süre önce Cointelegraph’a verdiği röportajda bu konuya dikkat çekti. Rooz’a göre piyasadaki dalgalanmalar sürse de, kilit kurumsal müşteriler hâlâ aktif yatırımlarına devam ediyor. Kurumsal ölçekli bir blokzincir olan ‘Canton Network’ün geliştiricisi Digital Asset, hızla artan kurumsal talebin merkezinde yer alıyor.

Rooz, “İnsanlar artık kripto sektöründe anlatılan birçok hikâyenin sadece bir ‘boş kabuk’ olduğunu fark ediyor” dedi. Hiper-likidite sunan Hyperliquid ve kurumsal güvenlik odaklı Canton Network bu yeni farkındalığın öne çıkan iki örneği olarak gösteriliyor. CoinGecko verilerine göre, son bir ayda Canton Network üzerindeki varlıklar %25, Hyperliquid varlıkları ise %28 oranında değerlendi.

Kuruculara göre kurumlar için blokzincir tercihi yaparken en belirleyici unsurlar, mimari yapı ve token ekonomisi. Rooz, ‘köprü’ (bridge) mekanizmalarının temelde bir tür ‘gerçek’ birlikte çalışabilirlik sağlamadığını savunuyor. Bu modelde tokenlar orijinal zincirde kilitlenirken, hedef zincirde yeni bir varlık oluşturuluyor; ancak bu model ciddi güvenlik açıkları barındırıyor. Özellikle bu tür yapılar, saldırganlar için cazip hedefler haline geliyor ve düzenleyici otoriteler tarafından mercek altına alınıyor.

Blokzincir güvenlik firması Elliptic’in tahminine göre, 2025 itibarıyla yaklaşık 21,8 milyar dolarlık yasa dışı veya yüksek riskli sermaye merkeziyetsiz uygulamalar (DeFi), köprüler ve zincirler arası takaslar üzerinden hareket ettirilecek. Ayrıca ‘anonimlik odaklı kripto paralar’ konusunda artan düzenleyici baskı da dikkat çekiyor.

Bu gelişmeleri değerlendiren Rooz, “Kurumlar, gizliliği koruyan, köprüsüz birlikte çalışabilirlik sunan ve öngörülebilir işlem ücretlerine sahip çözümler arıyor. Oysa şu an yaygın kullanılan genel blokzincirlerde bu üç özelliği bir araya getirmek oldukça zor” dedi. Şirketin müşteri portföyünde Amerika Birleşik Devletleri Teminatlı Takas Kurumu(DTCC) ve Euroclear gibi büyük finansal aktörler bulunuyor.

Her ne kadar Rooz özel blokzincirlere dikkat çekse de, Ethereum(ETH) gibi halka açık ağlar üzerinden finansal ürün geliştirme süreçleri de hız kesmeden sürüyor. Örneğin, BlackRock 2024 yılında Ethereum tabanlı ilk tokenlaştırılmış ürünü olan ‘USD Kurumsal Dijital Likidite Fonu(BUIDL)’yu hayata geçirdi ve şimdi bu ürünü farklı ağlara da taşıyor. Benzer şekilde Franklin Templeton, ABD Hazine bonolarına dayalı fonunu Polygon(MATIC) ve Stellar(XLM) ağlarına taşıyarak “BENJI” tokenı ile kullanıcıların erişimine sundu.

Banka tarafında ise hem özel hem de halka açık blokzincirlerin hibrit şekilde test edildiği görülüyor. 2023’ün Kasım ayında, JP Morgan halka açık Base ağı üzerinde kurumsal kullanım için “JPM Coin”i tanıttı. 2024 içinde ise Canton Network üzerinde ABD dolarına sabitlenmiş versiyonu JPMD’nin devreye alınması planlanıyor.

Konuyla ilgili yorum yapan Rooz, “JP Morgan’ın Canton üzerinde sabit coin çalışmaları heyecan verici. Kurumlar sabit coinleri bir tür teminat aracı olarak değerlendiriyor ve her birinin kendine has risk profilini analiz ediyor” dedi. Rooz’a göre USDC, Tether’in USDt’si ve JPM Coin gibi alternatifler arasında kullanıcıların güven ve istikrar odaklı tercihler yaptığı görülüyor.

Özetle, Donald Trump’ın son dönemde kripto para dostu yaklaşımıyla birlikte piyasalarda kısmi bir toparlanma sinyali görülse de sektördeki temel dönüşüm büyük ölçüde teknolojiye dayanıyor. Şirketler ve yatırımcılar, popüler anlatılar veya spekülatif modellemeler yerine anlamlı kurumsal ihtiyaçlara cevap verebilen blokzincir altyapılarına odaklanıyor. Bu da ‘ölçeklenebilir iş modeli’ yerine ‘ölçeklenebilir yapı’ yani ‘killer structure’ döneminin geldiğini gösteriyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1