Binance, Demokrat Parti’den Richard Blumenthal(코네티컷) senatörünün yönelttiği ‘İran yaptırımlarının ihlali ve buna göz yumma’ iddialarına sert bir yanıt verdi. Şirket, senatörün atıf yaptığı ana akım haberleri ‘*asılsız ve karalayıcı*’ olarak nitelendirdi ve kendi KYC(müşteri kimlik doğrulama) ile *uyum* mekanizmasının ‘normal ve sıkı şekilde’ çalıştığını savundu.
Binance, 7’sinde (yerel saatle) yayımladığı açık mektupta, Blumenthal’ın Kongre’ye gönderdiği yazıda gündeme getirdiği tüm iddialara resmi yanıt verdiğini açıkladı. Blumenthal, *New York Times*, *Fortune* ve *Wall Street Journal(WSJ)* gibi kaynakların 2026 Şubat’ta yayımlanan haberlerine dayanarak, Binance’in İran bağlantılı kara para aklama uyarılarını görmezden geldiğini ve İran ile bağlantılı transfer hacminin yaklaşık 1,7 milyar dolar olduğunu öne sürmüştü. 1 dolar=1485 won kuruyla bu tutar yaklaşık 2 trilyon 5245 milyar won seviyesine denk geliyor.
Binance, mektubunda hukuki ve düzenleyici sorumluluklarını *ciddi* biçimde ele aldığını, ‘*güvenli ticaret ortamı*’ hedefi konusunda senatörle aynı kaygıyı paylaştığını belirtti. Ancak senatörün referans gösterdiği haber içeriklerinin “pek çok kritik noktada açıkça *yanlış ve itibara zarar verici*” olduğunu vurgulayarak iddiaları tümden reddetti.
Şirket özellikle, İran’da ikamet eden veya İran içinden platforma bağlanan kullanıcıların Binance hizmetlerini kullanmasının *açıkça yasak* olduğunu hatırlattı. Buna ek olarak, tüm kullanıcılar için ‘*zorunlu kimlik doğrulaması*’ uygulandığını, belgeleri eksik ya da çelişkili görülen kişilerin platforma kabul edilmediğini açıkladı. Binance, kendi ifadelerine göre hem KYC süreçlerini hem de ‘*yaptırım uyumu*’ kontrollerini sıkılaştırarak işlettiklerini iddia ediyor.
Blumenthal’ın mektubunda WSJ’ye atıfla dile getirilen “Binance uyum ekibinin İran bağlantılı kuruluşlarla ilişkili 2000 hesabı tespit ettiği” yönündeki söylem de şirket tarafından reddedildi. Binance, böyle bir tespitte bulunmadıklarını belirterek bu iddianın, VPN(kurgu özel ağ) yoluyla coğrafi kısıtlamaları aşmaya çalışan kullanıcıları engelleme sürecinin yanlış yorumlanmasından kaynaklanmış olabileceğini ima etti. Şirket, VPN kullanarak *uygunluk şartlarını* gizlemenin kullanım şartlarının ihlali olduğunu ve tespit edilen hesaplara yaptırım uygulandığını yeniden hatırlattı.
Senatörün mektubunda ayrıca, *Hexa Whale* ve *Blast Trust* gibi belirli soruşturmalar sırasında Binance’teki uyum personelinin haksız biçimde baskı altına alındığı, bazı çalışanların da bu süreçte ayrıldığı yönünde haberler gündeme getirilmişti. Buna karşılık Binance, bu anlatının “*ciddi hatalar*” içerdiğini savunarak, uyum konularında endişe bildiren çalışanların işten çıkarıldığı yönündeki imayı reddetti.
Şirket, kişisel verilerin korunması gerekçesiyle detaylı insan kaynakları bilgisi paylaşmaktan kaçındı; ancak son dönemde bazı uyum çalışanlarının ve sözleşmeli personelin şirketten ayrıldığını doğruladı. Buna rağmen, bu ayrılıkların büyük kısmının ‘*kendi istekleriyle işten ayrılma*’ kapsamına girdiğini vurguladı.
Binance, kendi ‘*uyum çerçevesinin*’ zaman içinde sürekli geliştiğini ve sıkılaştığını, güvenilir risk sinyali aldıklarında kapsamlı inceleme yaparak gerekli hesapları kapattıklarını ve ilgili makamları bilgilendirdiklerini ifade etti. Blumenthal’ın mektubunda gündeme gelen durumlarda da sistemlerinin ‘*tasarlandığı gibi*’ işlediğini savundu. Şirket, bundan sonra da *hukuk uygulayıcı kurumlarla iş birliğini* sürdüreceğini ve küresel kripto ekosistemine yönelik ‘*temel altyapı*’ kurma misyonunu genişletmek istediğini açıkladı.
Piyasada ise Binance’in yerel token’ı BNB(BNB) fiyatının 7’sinde (yerel saatle) 630 dolar bandındaki kritik bölgeyi test ettiği yorumları öne çıktı. ‘*Fiyat oynaklığı*’nın arttığı dönemlerde borsaların karşı karşıya kaldığı *düzenleyici riskler* yatırımcı duyarlılığı üzerinde daha fazla etkili olurken, Binance ile ABD’deki politika ve düzenleyici kanat arasındaki bu son gerilimin, ileride *ABD otoriteleriyle ilişkileri* nasıl şekillendireceği yakından izleniyor.
Yorum 0