Küresel makro yatırımcı Raoul Pal, yapay zekâ(AI) ile blokzincirin birleşiminin ‘yeni bir ekonomik altyapı’ kurduğunu vurguluyor. Pal, bu dönüşümün *emekten* finansa, günlük hayatın tamamına kadar her şeyi yeniden şekillendireceğini düşünüyor.
Pal’e göre AI, yakında ‘tepe zekâ(apex intelligence)’ seviyesine ulaşacak ve insan üretkenliğini, düşünme ve karar alma biçimlerini kökten değiştirecek. Bu ortamda blokzincir, ‘mülkiyet katmanı’ olarak öne çıkıyor ve bireylerin kendi finansal altyapılarını doğrudan sahiplenebildiği yeni bir dönem açıyor. Yatırımcı, “Tarih boyunca ilk kez bireyler altyapıya sahip olabiliyor” diyerek, kripto paraların geleneksel Wall Street merkezli sisteme karşı öne geçme fırsatı sunduğunu savunuyor.
Pal, içinde bulunduğumuz dönemi teknoloji benimsemesinde ‘süper hızlanma’ evresi olarak tanımlıyor. *Yapay zekânın yayılma hızı* ona göre internet çağını çoktan geride bırakmış durumda ve ağ etkisini anlatan ‘Metcalfe Yasası’ daha da güçlenmiş bir biçimde işliyor. AI tarafından üretilen içerik hacminin artık insan üretimini aşmasını bu görüşüne kanıt olarak gösteriyor. Ayrıca, COVID-19 sonrası teknolojik ilerlemenin sert biçimde hız kazandığını, obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 ilaçlarının yayılımını da benzer bir ‘üstel büyüme’ örneği olarak yorumluyor.
Yatırımcı, kurumsal sermayenin kriptoya girmesinin bu alanın özünü bozmadığını da öne çıkarıyor. Tam tersine, *tokenizasyon* ve blokzincir tabanlı finansın, geleneksel finansal sisteme erişimi zayıf olan bölgelere kadar uzanarak piyasaya katılımı genişlettiğini belirtiyor. Örneğin, Nijerya’daki bir yatırımcının tokenlaştırılmış hisseler aracılığıyla küresel varlıklara ulaşabilmesi, Pal’e göre “herkesin aynı başlangıç çizgisine” gelmesini sağlıyor. Bu bağlamda özellikle *stabil kripto paralar* ve tokenizasyonun ‘daha iyi bir finansal sistem’ kurduğunu savunuyor.
Spekülatif yönü ağır basan *meme coin*ler ve NFT’lere de olumlu bir çerçeveden bakan Pal, bu varlıkların aslında teknoloji için bir ‘deney ortamı’ işlevi gördüğünü düşünüyor. Kriptonun, “her şeyi aşırı spekülasyon yoluyla test eden” bir alan olduğunu söyleyen yatırımcı, meme coin’lerin internet üzerindeki ‘dikkatin(attention)’ nasıl sermayeye dönüştürülebildiğini net şekilde ortaya koyduğunu belirtiyor. Uzun vadede NFT’lerin dijital sözleşmeler için *temel iskelet* olacağını da öngörüyor.
Yapay zekânın hem fırsat hem de tehdit taşıdığını belirten Pal, AI’nın üretkenliği olağanüstü seviyede artırrken bazı iş alanlarını da ortadan kaldırabileceği uyarısında bulunuyor. Kendi çalışma rutininde Claude, ChatGPT ve Grok gibi araçları birer ‘düşünme partneri’ olarak kullandığını, böylece işlerine ayırdığı süreyi ciddi biçimde kısalttığını aktarıyor. Buna rağmen insan yaratıcılığı, topluluk bilinci ve deneyim gibi unsurların daha değerli hale geleceğini düşünüyor ve “İnsanın asıl parası *dikkat*tir” ifadesini kullanıyor.
Önümüzdeki 10 yılda AI ile kriptonun yakınsamasının daha da hızlanacağını öne süren Pal, bugün yaklaşık 2,7 trilyon dolar büyüklüğünde olan kripto para piyasasının zamanla 100 trilyon dolarlık bir hacme ulaşabileceğini iddia ediyor. Bu süreçte yaratılacak servetin önemli bölümünün NFT tabanlı dijital kültüre akacağını da ekliyor. Dijital sanatçı XCOPY örneğini vererek kripto temelli kültürün geleneksel sanat piyasasıyla birlikte büyüyeceğini savunuyor.
Pal, *AI ve blokzincirin birleşmesi*yle oluşan bu büyük kırılmanın artık geri döndürülemez olduğunu belirterek, “Bu akımı durdurabilecek hiçbir şey yok” sözleriyle kripto ve yapay zekâ odaklı yeni ekonomik altyapının çoktan kurulmaya başladığını iddia ediyor.
Yorum 0