Güney Kore'de tasarruf bankaları (저축은행) sektöründe 3 milyon won'un altındaki küçük kredilerin bakiyesi bir yılda yüzde 19 arttı. Aynı krediyi birden fazla finans kurumundan aynı anda çeken borçlu örnekleri de ortaya çıktı.
11'inde (yerel saatle), Güney Kore Finansal Denetim Kurumu'nun (FSS) Finansal İstatistik Bilgi Sistemi verilerine göre, tasarruf bankaları sektöründeki küçük kredi bakiyesi bu yılın Mart ayı sonunda 1 trilyon 446,6 milyar won'a ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı döneminde kaydedilen 1 trilyon 214,6 milyar won'a kıyasla 232 milyar won'luk bir artışa işaret ediyor.
Küçük kredi, üst limiti 3 milyon won ile sınırlı bir tüketici kredisi türü. Tek başına küçük görünen bu krediler, aynı borçlunun birden fazla finans kurumundan eş zamanlı olarak çekmesi durumunda toplam borç ve anapara-faiz geri ödeme yükünü ciddi şekilde artırabiliyor.
Kredi kartı kredileri (카드론) tüketici kredisi kapsamında değerlendirildiği için üst limit yıllık gelirle sınırlanıyor. Küçük krediler ise 27 Haziran'da açıklanan hane halkı borç yönetimi planında limit sınırlamasına dair net bir açıklama içermiyor; bazı finans kurumları bu ürünü fiilen doğrudan denetim dışında kalan bir alan olarak görüyor.
Yonhap Infomax(연합인포맥스), tasarruf bankaları sektöründe genel tüketici kredisindeki düşüşün bir kısmının küçük kredi hacmi artırılarak telafi edilmeye çalışıldığını 11'inde (yerel saatle) bildirdi. Bankacılık sektöründe de hane halkı toplam kredi hacmini kontrol altında tutmak amacıyla faiz oranı ve limitlerin ayarlandığı bir eğilim gözlemlendi.
Asıl sorun, bir borçlunun tasarruf bankası ve finansman şirketi gibi farklı finans kurumlarından tekrar tekrar 3 milyon won altı kredi çekebilmesi. Küçük kredilerin bu şekilde mükerrer kullanımını ayrıca sınırlayan bir düzenleme bulunmuyor.
Yıllık geliri 35 milyon won'un altında olan borçlular, tüketici kredisini yıllık gelirin bir katıyla sınırlayan kuraldan muaf tutuluyor. Yonhap Infomax 11'inde (yerel saatle), yıllık geliri 35 milyon won'u aşan borçlularda da birden fazla kurumdan mükerrer küçük kredi kullanımı örnekleri bulunduğunu aktardı.
3 milyon won altı küçük krediler, kademeli stres testli toplam borç ödeme oranı (DSR) düzenlemesinin 3. aşamasının kapsamı dışında da tutuluyor. DSR, borçlunun yıllık anapara-faiz ödemesini yıllık geliriyle kıyaslayarak kredi kullanım kapasitesini ölçen bir gösterge.
Küçük kredilerin DSR hesaplamasına dahil edilmemesi, tek başına küçük olan kredilerin sayısı arttıkça gerçek geri ödeme yükünün tam olarak yansıtılmaması riskini taşıyor. Bu da düzenlemenin kapsamından çok, her finans kurumunun borçlunun toplam borcunu ne kadar dikkatli incelediğinin önem kazandığı anlamına geliyor.
Yine de mükerrer kredi kullanımının geniş çapta yayılmasının kolay olmadığını düşünenler de var. Yeni kredi başvurusunda finans kurumları, kredi bilgi kuruluşları (CB) üzerinden borçlunun mevcut borç geçmişini kontrol ediyor.
Birden fazla finans kurumuna zaten borcu olan bir borçlu, 'çoklu borçlu' kategorisine girebiliyor. Finans kurumlarının kendi iç değerlendirme kriterlerine göre ek kredi talebinin reddedilme ihtimali de bulunuyor.
Yonhap Infomax 11'inde (yerel saatle), bir finans otoritesi yetkilisine dayandırdığı haberinde, yıllık gelir limiti kuralının uygulama kapsamında yorum farkı olabileceğini ancak kredi bilgi sorgulamasının mükerrer kredi kullanımını fiilen zorlaştırdığını aktardı. Yetkili, düzenlemede yorum alanı bulunsa da kredi bilgi sorgusu ve kurumların kendi incelemesinin mükerrer kullanımı sınırlayabileceğini belirtti.
Yonhap Infomax, ikinci kademe finans sektöründen (2금융권) bir yetkiliye dayanarak 11'inde (yerel saatle), finans kurumlarının kredi değerlendirme şirketleri aracılığıyla mevcut borçları kontrol ettiğini, çoklu borçluların ise iç değerlendirmede ek kredi talebinin reddedilebileceğini bildirdi. Yani net bir düzenlemeden çok, her kurumun kendi kredi değerlendirme standardı, fiilen kredi kullanılıp kullanılamayacağını belirleyen asıl unsur.
Bu yılın Mart ayı sonunda küçük kredi bakiyesinin geçen yılın aynı dönemine kıyasla 232 milyar won artmış olması, finans kurumlarının bireysel değerlendirmelerinin mükerrer kredi kullanımını ve borçluların geri ödeme yükünü ne ölçüde süzebildiğinin, sektörün finansal sağlamlığı açısından kilit konu haline geldiğine işaret ediyor.
Yorum 0