Tokenleştirilmiş altının bu yılın ilk çeyreğindeki spot işlem hacmi 90,7 milyar dolara ulaşarak geçen yılın tamamındaki hacmi geride bıraktı. İngiltere'deki finans otoritesi ise fiziki altını temsil eden tokenlerin toptan finans piyasalarında teminat ve ödeme aracı olarak kullanılmasına yönelik bir çalışma yürütüyor.
CoinGecko verilerine göre, tokenleştirilmiş altının 2026 yılı ilk çeyreğindeki spot işlem hacmi 90,7 milyar dolar olarak gerçekleşti ve 2025'in tamamında kaydedilen 84,6 milyar dolarlık hacmin üzerine çıktı. Tokenleştirilmiş emtia piyasa değeri de 2025'te 1,43 milyar dolar seviyesindeyken, bu yılın ilk çeyreğinde 5,55 milyar dolara yükseldi.
İngiltere Finansal Davranış Otoritesi (FCA), önde gelen finans kuruluşlarıyla tokenleştirilmiş altına yönelik düzenleme seçeneklerini görüşüyor. Financial Times'ın haberine göre görüşmelerin odağında, tokenleştirilmiş altının toptan piyasada teminat olarak kabul edilip edilemeyeceği ve işlem, takas, itfa süreçlerine mevcut finansal kuralların nasıl uygulanacağı yer alıyor.
Bu çalışma altına özel kesinleşmiş bir düzenleme değil, toptan finans piyasasının genelini kapsayan tokenleştirme politikasını netleştirme sürecinin bir parçası. FCA ile İngiltere Merkez Bankası (Bank of England), 18 Mayıs'ta yayımladıkları ortak vizyon belgesinde tokenleştirilmiş teminat ve ödeme araçlarını düzenleyici netlik gerektiren alanlar arasında gösterdi.
Tokenleştirilmiş altın, genellikle kasada saklanan fiziki altının mülkiyetini veya alacak hakkını dijital token biçiminde temsil eden bir varlık olarak tanımlanıyor. Bu tokenlerin toptan piyasada teminat olarak kullanılabilmesi için fiziki saklama, bağımsız denetim, mülkiyet devri, itfa ve takas süreçlerinin tek bir hukuki ve teknik yapı içinde işlemesi gerekiyor.
Görüşmelerin odağı da altın fiyatından çok işlem altyapısında toplanıyor. Bir varlığın yalnızca mülkiyeti blok zincirinde el değiştirirken ödemenin mevcut finansal ağlarda kalması, işlemin ne zaman kesinleştiğinin ve karşı taraf riskinin yönetilmesini zorlaştırabiliyor.
Dünya Altın Konseyi (World Gold Council), Londra tezgah üstü altın piyasasının küresel nominal altın işlem hacminin yaklaşık yüzde 70'ini oluşturduğunu hesaplıyor. Ancak bu oran nominal işlem hacmine dayanan bir tahmin olup, Londra'nın dünyadaki fiziki altının yüzde 70'ini elinde tuttuğu anlamına gelmiyor.
Londra, kasa altyapısı ve tezgah üstü işlem likiditesi sayesinde uzun süredir küresel altın piyasasının merkezi konumunda bulunuyor. Dünya Altın Konseyi, Londra'nın göreli payının azaldığını, Şanghay Altın Borsası ile ABD vadeli işlemler piyasasının başlıca rakip merkezler haline geldiğini belirtiyor. Hong Kong ise Çin altın piyasasına açılan bir kapı işlevi görüyor.
Tokenpost daha önce İngiltere'deki finans otoritesinin tokenleştirilmiş altın görüşmelerinin altına özel bir kural değil, toptan piyasanın genelini ilgilendiren teminat ve ödeme politikasıyla bağlantılı olduğunu aktarmıştı. Bu yeni piyasa verileri, düzenleme tartışmasından bağımsız olarak tokenleştirilmiş altın işlemlerinin hızla büyüdüğünü ortaya koyuyor.
Dünya Altın Konseyi, Mart ayında yayımladığı dijital altın raporunda tokenleştirilmiş altın ile toptan ödeme ve teminat verimliliğine yönelik hareketlerin şimdiden ortaya çıktığını belirtti. Ancak saklama, denetim, itfa ve likiditeye erişim standartları birleştirilmezse ürünlerin birbiriyle uyumsuz yapılar halinde kalabileceğine dikkat çekti.
Ticari kullanım örnekleri de görülmeye başlandı. HSBC, Hong Kong'daki bireysel yatırımcılar ile İngiltere'deki kurumsal yatırımcıların erişebildiği bir tokenleştirilmiş altın ürünü işletiyor. Hong Kong'da sunulan HSBC Gold Token, 0,001 troy ons'a kadar bölünmüş sahiplik imkanı sağlıyor; ürüne dayanak oluşturan fiziki altın ise kasada saklanıyor.
Cap ve Matrixdock, 10 Haziran'da Matrixdock'un tokenleştirilmiş altını XAUm'u, Cap protokolünün ilk tokenleştirilmiş altın teminat varlığı olarak sisteme ekledi. Bu adım, tokenleştirilmiş altının yalnızca bir yatırım ürünü olmanın ötesine geçip zincir üstü kredi piyasalarında teminat olarak kullanıldığı bir örnek oluşturdu.
Paydaşların önündeki görevler birbirinden farklı. Finans otoriteleri tokenlerin hukuki niteliğini ve ihtiyatlılık kurallarını belirlemek zorunda, ihraççılar ve saklama kuruluşları ise fiziki altın rezervlerini ve itfa kapasitelerini kanıtlamakla yükümlü. Takas ve mutabakat kuruluşlarının ise token transferini nakit ödemeyle güvenli biçimde birbirine bağlayacak mekanizmalara ihtiyacı var.
FCA, sektörden gelen görüşler doğrultusunda dijital toptan piyasa yol haritasını hazırlamayı planlıyor. İngiltere Merkez Bankası ise 2028 hedefiyle gerçek zamanlı senkronize ödeme hizmetini hayata geçirmeyi sürdürürken, halihazırda teminat olarak kabul edilen varlıkların tokenleştirilmiş karşılıklarının merkezi takas kuruluşları ve merkez bankası operasyonlarında kullanılmasına yönelik seçenekleri de değerlendiriyor.
Yorum 0