Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

7 milyar dolarlık teklif, 2 milyar dolarlık tahvil geri alımına yağdı

Tahvil alım belgeleri ve düzenlenmiş tahvil demetleri

ABD Hazinesi'nin 2 milyar dolar limitli uzun vadeli tahvil geri alım işlemine yaklaşık 7 milyar dolarlık satış teklifi geldiği ortaya çıktı. Gelen teklif tutarı, belirlenen limitin 3,5 katına ulaştı.

Crypto Briefing'in 11'inde (yerel saatle) aktardığına göre Hazine, 2037-2046 vadeli 'off-the-run' sabit kuponlu tahvillerin geri alımında 2 milyar dolarlık teklifi kabul etti. Resmi sonuç tablosu statik web sayfasında doğrulanamadığından, toplam teklif ve kabul tutarları Crypto Briefing'in haberine dayandırıldı.

Off-the-run tahviller, en son ihraç edilen gösterge tahviller değil, ikincil piyasada işlem hacmi görece azalmış eski tahvilleri ifade ediyor. Aynı vadedeki en yeni tahvillere kıyasla işlem sıklığı daha düşük olduğundan alıcı ile satıcıyı bir araya getirmek daha maliyetli olabiliyor.

Hazine'nin geri alım işlemleri, ABD'nin toplam borcunu azaltan bir politika değil. Eski tahvilleri satın alarak işlem hacmi ince kalan segmentlerdeki likiditeyi desteklemeyi ve ihraç yapısını daha düzenli yönetmeyi amaçlayan bir piyasa işlevi aracı olarak işliyor.

Hazine, 6 Mayıs'taki üç aylık borçlanma duyurusunda, gelecek çeyrekte likidite desteği amacıyla off-the-run menkul kıymetlerden en fazla 38 milyar dolarlık alım yapabileceğini açıklamıştı. Nakit yönetimi amacıyla ise 1 ay ile 2 yıl vadeli kıymetlerde en fazla 25 milyar dolarlık alıma izin verildiğini belirtmişti.

Bu seferki teklif tutarı, Hazine'nin kabul ettiği miktarın 5 milyar dolar üzerinde gerçekleşti. Bu durum, mevcut uzun vadeli tahvillerini Hazine'ye satmak isteyen yatırımcı talebinin kabul limitini büyük ölçüde aştığı anlamına geliyor; ancak bunu uzun vadeli tahvillere yönelik genel bir talep artışı olarak yorumlamak güç.

Hazine'nin alım kararı, işlemin kapanış saatindeki piyasa fiyatı ve göreli değer değerlendirmesine göre belirleniyor. Hazine, sunulan tüm teklifleri satın almıyor; fiyatın yanı sıra tahvil bazında piyasadaki dolaşım koşullarını da gözetiyor.

Belirli bir tahvilin serbest dolaşımdaki miktarının aşırı azalmasını önleyecek sınırlar da uygulanıyor. Sabit kuponlu tahvillerde alım sonrası serbest dolaşımda en az 10 milyar dolarlık miktarın kalması gerekiyor; Federal Rezerv'in açık piyasa hesabındaki (SOMA) elinde bulundurma oranının da yüzde 70'i aşmaması şart koşuluyor.

TreasuryDirect, geri alım sonuçlarının toplam teklif tutarı, toplam kabul tutarı, tahvil bazında kabul edilen miktar ve ağırlıklı ortalama kabul fiyatını içerdiğini açıklıyor. Piyasa katılımcıları bu veriler üzerinden Hazine'nin hangi vade ve tahvillerdeki teklifleri kabul ettiğini görebiliyor.

Hazine, 30 Mart'ta geri alım kurallarında değişikliğe giderek doğrudan teklif sunma yetkisini genişletmişti. Mayıs ayında ise geri alım işletim sistemini New York Federal Rezerv Bankası'nın FedTrade Plus platformuna taşıdığını duyurmuştu.

Bu geri alım, teklif sunma kapsamının ve işletim sisteminin genişletilmesinin ardından gerçekleştirilen bir uzun vadeli tahvil alımı oldu. Teklif tutarının kabul edilen miktarın 3,5 katına ulaşması, dolaşımı azalan uzun vadeli tahvillerden kurtulmak isteyen piyasa talebini rakamsal olarak ortaya koydu.

Kripto para piyasası açısından bu tür gelişmeler doğrudan bir fiyat unsurundan çok makroekonomik bir değişken olarak öne çıkıyor. Uzun vadeli tahvillerin likiditesi ve getirisi dolar ile riskli varlık tercihini etkileyebildiğinden, Bitcoin(BTC) de bu etkinin dolaylı kapsamında kalıyor.

Yine de tek bir geri alım işleminden yola çıkarak faiz oranlarının ya da Bitcoin'in yönü hakkında kesin bir sonuca varmak mümkün değil. ABD'nin borç genişlemesinin Bitcoin üzerinde birbiriyle çelişen etkiler doğurabileceği de göz önünde bulundurulmalı. Dolara duyulan güvenin zayıflaması alternatif varlık tezini destekleyebilirken, yüksek faiz oranları riskli varlıklardaki likidite üzerinde baskı oluşturabiliyor.

MarketWatch'un 11'inde aktardığına göre, 10 yıllık ABD tahvil getirisi yüzde 4,74 seviyesi civarında hareket etti; petrol fiyatlarındaki yükseliş ve temmuz ayı tüketici fiyat endeksi öne çıkan değişkenler arasında sayıldı. Bu geri alım, uzun vadeli tahvillerin işlem koşullarını destekleyen bir arz-talep önlemi niteliğinde; faiz seyri ise enflasyon ve petrol fiyatları gibi diğer makro göstergelerden de etkileniyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1