ABD'nin Çin menşeli veri merkezi bileşenlerine yönelik ithalat kısıtlamasını değerlendirdiği bir dönemde Goldman Sachs(GS), optik modüllerdeki hızlı teknoloji geçişinin ve yüksek üretim engellerinin sektördeki mevcut lider şirketlere bağımlılığı artırdığını belirtti.
Trump yönetimi ile ABD Federal İletişim Komisyonu(FCC), Çin menşeli veri merkezi bileşenlerinin ABD'ye ithalatını sınırlayacak bir düzenleme üzerinde çalışıyor. Optik modüllerin de bu kapsamda değerlendirildiği, 4'ünde Reuters'e göre bildirildi.
Optik modül, veri merkezlerinde elektrik sinyalini optik sinyale, optik sinyali de elektrik sinyaline çevirerek sunucular ile ağ ekipmanları arasındaki veri aktarımını sağlayan bir bileşen. Yapay zeka hesaplama talebi arttıkça sunucular ile raflar arasında işlenmesi gereken veri miktarı da büyüyor, bu da yüksek hızlı optik iletişim ağlarının önemini artırıyor.
Goldman Sachs, 10'unda yayımladığı raporda konuyu hızlı teknoloji geçişi, güçlü yapay zeka talebi ve farklı ürün gruplarına (SKU) uyum sağlamak için gereken yüksek Ar-Ge yükü açısından değerlendirdi. Bu koşullar altında müşteri şirketlerin yeni tedarikçilere kolayca geçmek yerine mevcut lider üreticilere bağımlı kalma olasılığının yüksek olduğu ifade edildi.
Optik modül pazarı hızla 1.6T ve üzeri ürünlere kayıyor. Aktarım kapasitesi büyüdükçe ürün geliştirme ve seri üretim sürecinde gereken teknik seviye de yükseliyor, bu da tedarikçi değişimini yalnızca fiyat karşılaştırmasıyla yapılabilir olmaktan çıkarıyor.
Müşteriye göre değişen teknik özellikler ve ürün grupları da giriş engeli oluşturuyor. Tedarikçiler birden fazla ürünü aynı anda geliştirirken müşteri şirketlerin performans ve kalite gereksinimlerini karşılamak zorunda, bu yüzden Ar-Ge ve üretim altyapısını birlikte kurmaları gerekiyor.
Goldman Sachs, lider şirketlerin üretim kapasitesi taahhütleri, otomatik üretim ve üretim verimliliği konusunda üstünlük sağladığını değerlendirdi. Ürünler 1.6T ve üzerine doğru geliştikçe üretim engelinin yükseldiği, bu nedenle küçük ve orta ölçekli şirketlerin kısa sürede farkı kapatmasının zor olduğu belirtildi.
Çinli şirketlerin tedarik zincirindeki payı da büyük. Dünyanın en büyük 10 optik modül tedarikçisinden 7'si Çin merkezli ve bu şirketlerin 2025 pazar payı 2024'e kıyasla genişledi.
ABD'nin düzenleme değerlendirmesinin tek tek şirketlerin ötesinde yapay zeka veri merkezlerinin tedarik yapısıyla bağlantılı olmasının nedeni de bu. Çinli tedarikçilerin, ABD'li büyük bulut şirketlerinin yüksek hızlı optik modül tedariğinde yüzde 60-70 pay aldığına dair bir analiz de bulunuyor.
Çin dışı tedarikçilerin bu hacmi kısa sürede karşılayamaması durumunda, düzenlemenin şekli ve uygulama zamanına göre veri merkezi genişleme takvimi ve bileşen tedarik maliyetleri etkilenebilir. Optik modül tedarik istikrarı, yapay zeka altyapısının yanı sıra grafik işlem birimlerini (GPU) birbirine bağlayan yarı iletken tedarik zinciriyle de iç içe geçmiş durumda.
Çinli şirketler üretim üslerini çeşitlendiriyor. Eoptolink'in Tayland'daki birinci fabrikası tam kapasiteyle çalışıyor, ikinci fabrikanın ise 2026'da genişletilmesi planlanıyor.
Yurt dışı üretim genişlemesi, Çin anakarasında yoğunlaşan üretim yapısının uzun vadede dağılmasıyla bağlantılı bir eğilim. Ancak üretim yeri değiştirilse bile yüksek hızlı ürünlerde seri üretim kapasitesinin ve müşteriye özgü kalite gereksinimlerinin karşılanması gerekiyor, bu da tedarik zinciri dönüşümünün hem teknik birikim hem de zaman gerektirdiği anlamına geliyor.
Düzenleme taslağı henüz kesinleşmedi. FCC'nin Çin menşeli optik modüllere yönelik kısıtlama belgesi yayımlanmadığı için ilgili şirketler de olası etkiyi henüz değerlendirmiş değil.
ABD'nin kısıtlaması fiilen düzenlemeye dönüşürse küresel bulut ve veri merkezi işletmecilerinin optik modül tedarikçilerini ve üretim üslerini yeniden gözden geçirmesi gerekecek. Kapsam ve yürürlük tarihi, ABD hükümeti ve FCC somut planlarını açıkladıktan sonra netleşebilir.
Yorum 0