Seul tahvil piyasası, Kore Merkez Bankası'nın (Bank of Korea, BOK) 27'sinde toplanacak Para Politikası Kurulu öncesinde uluslararası petrol fiyatlarındaki yükseliş, wondaki değer kazancı ve yeni başkan yardımcısının oylamaya katılacak olması gibi değişkenlerle aynı anda karşılaştı. Orta ve kısa vadeli tahvillerdeki baskının sürüp sürmeyeceği de toplantı öncesinde merakla bekleniyor.
Yonhap Infomax, 21'inde Seul tahvil piyasasının uluslararası petrol fiyatlarındaki artış, risk iştahındaki toparlanma ve ABD'nin İran'a yönelik ekonomik yaptırımları sıkılaştıracağı yönündeki açıklamalar eşliğinde temkinli bir seyir izleyebileceğini bildirdi. Haberde, BOK'un politika faizinin üst sınırını açık tutan bir iletişim politikası sürdürmesi halinde orta ve kısa vadeli tahvillerdeki baskının devam edebileceği değerlendirmesine de yer verildi.
Scott Bessent(Scott Bessent) ABD Hazine Bakanı, İran'a yönelik yaptırımların ayrıntılarını 24'ünde açıklayacağını duyurdu. Üçüncü ülkelere seslenen Bessent, "Ya bizim tarafımızdasınız ya da bize karşısınız" dedi.
Bessent, ABD Hazinesi'nin tahvil geri alımlarına (buyback) ilişkin olarak da "Düzenli olarak geri alım yapıyoruz ve büyüklüğü artıracağız" ifadesini kullandı. Tek seferlik geri alım miktarının 4 milyar doları (yaklaşık 5,58 trilyon won) aşabileceğini söyledi.
Ancak bu açıklamanın ardından ABD'de uzun vadeli faizler yükseldi, başlıca borsa endeksleri ise geriledi. Tahvil geri alımı, hükümetin daha önce ihraç ettiği tahvilleri yeniden satın alması anlamına geliyor ve uzun vadeli kağıtlardaki arz-talep baskısını hafifletebilecek bir unsur olsa da para politikası ile enflasyon patikasını doğrudan değiştiren bir etken değil.
Petrol fiyatlarındaki hareket, Kore'nin iç tahvil piyasasını da doğrudan etkiliyor. Enerji fiyatlarının yükselmesi ithalat fiyatlarını ve enflasyon beklentilerini tetikleyebiliyor; bu da merkez bankasının faiz kararını ve tahvil getirilerinin yönünü etkileyen bir unsur.
İç piyasadaki bir diğer değişken ise won ve yarı iletken hisseleri. Wonun dolar başına 1.400 seviyesinin altına inmesi ve Kore'li yarı iletken üreticilerinin hisselerinin ABD'li rakiplerine kıyasla nispeten güçlü bir seyir izlemesi, tahvil piyasası için gündeme gelen unsurlar arasında sayıldı.
Wondaki değer kazancı ithalat fiyatları üzerindeki baskıyı azaltabilir. Ancak bu durum yarı iletken odaklı büyüme beklentisiyle birleştiğinde, Kore Merkez Bankası'nın politika kararını basitleştirmiyor.
TokenPost daha önce, wondaki değer kazancının Kore Merkez Bankası'nın Ağustos ayı Para Politikası Kurulu toplantısı için bir değişken olarak gündeme geldiğini aktarmıştı. Döviz kuru, enflasyon ve ihracat görünümü aynı anda devreye girdiği için piyasa, toplantıya kadar makro göstergeleri ve yarı iletken sektöründeki gidişatı birlikte izleyecek.
Kore Merkez Bankası Para Politikası Kurulu, 16 Temmuz'da politika faizini yüzde 2,50'den yüzde 2,75'e yükseltmiş, gerekçe olarak enflasyon ve finansal istikrar risklerini göstermişti. BOK o dönem, ihracat ve yatırım öncülüğünde büyümenin güçlendiğini, enflasyonun uzunca bir süre hedef seviyenin üzerinde seyredeceğinin öngörüldüğünü ve finansal istikrar risklerinin de sürdüğünü açıklamıştı.
Buna bir de personel değişikliği eklendi. Kwon Min-soo, Kore Merkez Bankası Başkan Yardımcısı olarak 21'inde göreve başladı ve Para Politikası Kurulu oylamasına katılacak.
Kwon, göreve başlama konuşmasında "Yarı iletken sektöründeki güçlü seyir sayesinde büyüme beklenenden daha iyi bir performans gösteriyor, ancak enflasyon hedef seviyenin üzerinde seyrediyor ve hane halkı borcu ile konut fiyatları başta olmak üzere finansal dengesizlik riskleri de sürüyor" dedi. Bu ifade, büyümedeki iyileşme ile enflasyon ve finansal istikrar baskısını birlikte gözeteceği mesajı olarak yorumlanıyor.
Kwon, döviz piyasası ve wonun uluslararasılaşmasını da öncelikli görevler arasında sıraladı. "Finansal ve döviz piyasalarına müdahale kapasitemizi güçlendirecek, wonun uluslararasılaşmasını aksatmadan sürdüreceğiz" dedi.
Kore Merkez Bankası Başkan Yardımcısı görevi, Para Politikası Kurulu üyeliğini de kapsıyor. Kurul, politika faizi başta olmak üzere para ve kredi politikasının temel konularını değerlendirip karara bağlayan bir organ; piyasa bu toplantıda yalnızca faiz seviyesini değil, gelecekteki faiz patikasının nasıl anlatılacağını da izleyecek.
Bu değerlendirmenin odak noktası, BOK'un temel iletişim yönü. Yonhap Infomax, 21'inde yayımladığı haberde, BOK'un faizin üst sınırını açık tutan iletişimini sürdürmesi halinde piyasanın ek faiz artırımı ihtimalini gündeminde tutabileceğini belirtti.
Buna karşılık petrol fiyatları, döviz kuru, yarı iletken sektörü ve hane halkı borcu seyrinin birbiriyle çelişmesi durumunda, gerçek politika patikası ile piyasa fiyatlaması arasındaki fark da açılabilir. Bu durumun tahvil piyasasına etkisi, 27'sinde açıklanacak Para Politikası Kurulu kararı, ekonomik görünüm raporu ve başkanın açıklamalarıyla netleşecek.
Yorum 0