Kolombiya'daki finans kuruluşlarının ödeme işlemleri, zorunlu karşılık oranı indirimlerinin ardından günün daha geç saatlerine kaymış. Yüksek tutarlı ödemelerin de iş gününün son bölümünde yoğunlaştığı görüldü.
Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), 25 Ağustos'ta (yerel saatle) yayımladığı 'Kolombiya'nın Büyük Tutarlı Ödeme Sisteminde Ödeme Likiditesi: Zorunlu Karşılıkların Rolü' başlıklı araştırma raporunda bu tabloyu ortaya koydu. Rapora göre araştırmacılar, Kolombiya Merkez Bankası'nın işlettiği gerçek zamanlı brüt mutabakat (RTGS) sistemi CUD'un 2018-2025 dönemine ait yüksek frekanslı işlem verilerini inceledi. Nisan 2020 ve Eylül 2024'teki zorunlu karşılık indirimlerinin ardından ödeme faaliyetinin öğleden sonranın geç saatlerine kaydığı tespit edildi.
Zorunlu karşılık, başta bankalar olmak üzere finans kuruluşlarının mevduatlarının belirli bir bölümünü nakit ya da merkez bankası hesabında tutmasını zorunlu kılan bir uygulama. Kolombiya Merkez Bankası, Nisan 2020'de vadesiz ve tasarruf mevduatlarına uygulanan oranı yüzde 11'den yüzde 8'e, vadesi 18 aydan kısa mevduatlarda ise yüzde 4,5'ten yüzde 3,5'e indirmişti.
30 Ağustos 2024'te ise vadesiz ve tasarruf mevduatı oranı yüzde 8'den yüzde 7'ye, 18 aydan kısa vadeli mevduat oranı yüzde 3,5'ten yüzde 2,5'e çekildi; her iki kalemde de indirim 1 puan oldu. Merkez bankası bu adımla bankacılık sisteminde yaklaşık 6 trilyon Kolombiya pesosu (COP) tutarında karşılığın serbest kalacağını öngörmüştü. Kurum, sonraki değerlendirmesinde Eylül-Aralık 2024 döneminde piyasaya yaklaşık 6,1 trilyon peso likidite sağlandığını belirtti.
Kolombiya Merkez Bankası'nın kendi değerlendirmesi ise BIS'in bulgularından farklı. Merkez bankası, Eylül-Aralık 2024 verilerine dayanarak zorunlu karşılık indirimlerinin finans kuruluşlarının kısa ve uzun vadeli likiditesine zarar vermediğini, CUD üzerinden yapılan ödemeleri de etkilemediğini açıkladı.
BIS araştırmasının odaklandığı nokta ödeme büyüklüğü değil, ödemelerin gün içindeki zamanlama dağılımı. Araştırmacılara göre zorunlu karşılık indirimi, finans kuruluşlarının merkez bankası nezdindeki ödeme hesaplarında tuttukları fonların 'fırsat maliyetini' artırabiliyor. Kuruluşlar elindeki fazla fonu önce finansal piyasalarda değerlendirirse, gün içi ödemeler için ayırdığı likidite azalıyor ve bu da ödemelerin gecikmesine yol açabiliyor.
Kurum büyüklüğüne göre de farklı bir tablo ortaya çıktı. Küçük ölçekli finans kuruluşları marjinal likiditeye ve diğer kurumlardan gelen fonlara daha bağımlı kalırken, orta ve büyük ölçekli kurumlar yüksek tutarlı ödemeleri görece daha geç saatlerde işleme eğilimi gösterdi.
Nisan 2024'te devreye giren yeni Merkezi Menkul Kıymet Saklama Sistemi (DCV) de zamanlama değişimiyle birlikte incelendi. Kolombiya Merkez Bankası, yeni sistemin devlet tahviline dayalı menkul kıymetlerin saklanması, takası ve mutabakatıyla para politikası uygulamalarını desteklediğini açıklamıştı.
BIS araştırmacılarına göre yeni DCV sistemi sonrasında düşük tutarlı işlemler görece erken saatlerde tamamlanırken, yüksek tutarlı işlemlerde gecikme arttı. Saat 17.00'ye kadar tamamlanan kümülatif ödeme tutarı, önceki dönemde yaklaşık 90. yüzdelik dilimdeyken yüzde 70-80 aralığına geriledi. Gün içi repo kullanımının genişlemesi sabah saatlerindeki mutabakatları azaltırken, iş gününün son bölümünde likidite yönetiminin verimliliğini artırdığı değerlendirildi.
Araştırma, zorunlu karşılık indiriminin tüm finans kuruluşlarının ödemelerini tek biçimde geciktirdiği sonucuna varmıyor. Zorunlu karşılık oranı, repo kullanımı, işlem hacmi ve tutarı ile DCV'deki dönüşümün bir arada ödeme zamanlamasını etkilediği görülüyor; her bir etkenin nedensellik payının ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekiyor.
Yorum 0