ABD'de temmuz ayı kişisel tüketim harcamaları (PCE) fiyat endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,7 arttı. Buna karşın Federal Rezerv (Fed) Başkanı Kevin Warsh, mevcut finansal koşulların kısıtlayıcı olarak nitelendirilmesinin zor olduğunu söyledi. Bu açıklama, enflasyondaki yavaşlama yeterli olmazsa Fed'in ek adımlar atabileceği şeklinde yorumlanıyor.
Başkan Warsh, 28 Ağustos'ta Jackson Hole'daki konuşmasında "geniş anlamda finansal koşulları kısıtlayıcı olarak tanımlamak zor" dedi. Bu ifade, Fed'in Jackson Hole konuşma metninde yer alıyor ve belirli bir toplantıda faiz artırımı yapılacağının kesinleştiği anlamına gelmiyor.
Federal Rezerv Başkanı Kevin Warsh (Kevin Warsh), Fed'in fiyat istikrarı hedefinin PCE fiyat endeksine göre yüzde 2 olduğunu açıklayarak, kısa vadeli faiz oranlarının Fed'in ikili görevini yerine getirmesindeki temel araç olduğunu söyledi. Bu, finansal koşulların genel olarak yeterince sıkı olmaması durumunda politika müdahalesi için hâlâ alan bulunduğu anlamına geliyor.
ABD Ekonomik Analiz Bürosu (BEA), temmuz ayı PCE fiyat endeksinin bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 3,7 arttığını açıkladı. Gıda ve enerji hariç tutulan çekirdek PCE fiyat endeksi de yıllık bazda yüzde 3,3 artarak Fed'in yüzde 2'lik hedefinin üzerinde kaldı. BEA'nın açıkladığı PCE fiyat endeksi, fiyat baskısının hâlâ sürdüğünü gösteriyor.
Başkan Warsh, Fed'in 65 ay boyunca yüksek enflasyon yaşanmasının sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini söyledi. Bundan sonra politika yönünü önceden işaret eden ileriye dönük yönlendirmeye (forward guidance) bağımlılığın azaltılması gerektiğini, piyasaların Fed'in bir sonraki adımından çok gerçek ekonomik verilere odaklanması gerektiğini savundu.
Warsh, enflasyonun yüzde 2'ye doğru yeterince hızlı yavaşladığına dair bir güven olmadığı sürece Fed'in ek adım atması gerektiği yönünde konuştu. Ancak olası bir faiz artırımının zamanlamasını veya büyüklüğünü somut olarak belirtmedi.
Fed, temmuz ayındaki toplantısında federal fon faiz oranı hedef aralığını yüzde 3,50-3,75 seviyesinde sabit tuttu. Mevcut politika faizi seviyesi, enflasyon ve istihdam seyri birlikte izlenerek bir sonraki kararın alınmasında referans noktası olarak işlev görüyor.
Bir sonraki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı, ABD yerel saatiyle 15-16 Eylül'de yapılacak. Kore saatiyle bu tarih 16-17 Eylül'e denk geliyor. Fed'in FOMC takviminde toplantı tarihleri kamuoyuna açıklanmış durumda.
Piyasalarda, Başkan Warsh'ın açıklamasının hemen ardından faiz artırımı ihtimalini yansıtan hareketler görüldü. AP, o sırada S&P 500 endeksinin yüzde 0,2 gerilediğini ve tahvil piyasasında satış baskısının güçlendiğini aktardı.
Axios, Başkan Warsh'ın açıklamasını, enflasyon yeterince hızlı yavaşlamazsa faiz artırımının mümkün olduğuna dair bir sinyal olarak yorumladı. Bu, piyasanın kendi yorumu olup Fed'in belirli bir toplantıda faiz artırımına karar verdiği anlamına gelmiyor.
Finansal koşullar; faiz oranları, tahvil getirileri ve hisse senedi fiyatları gibi fonlama ve yatırım ortamını bir araya getiren bir kavram. Politika faizi seviyesine bakarak ekonominin geneline yansıyan sıkılaştırma etkisini değerlendirmenin zor olması nedeniyle Warsh, sektörler arasındaki farklılıklara da değindi.
Başkan Warsh, haziran ayındaki basın toplantısında faiz oranlarının konut piyasasında kısıtlayıcı etki yarattığını, ancak diğer sektörlerde durumun farklı olabileceğini söylemişti. Jackson Hole konuşmasında da konut ve tarım gibi bazı sektörlerde baskı görüldüğünü belirtti. Kiplinger bu açıklamaları o dönemde haberleştirmişti.
Bu açıklama, Fed'in enflasyondaki yavaşlama hızı ile finansal koşulları birlikte değerlendirerek politika yönünü belirleme yaklaşımıyla örtüşüyor.
Fed'in faiz patikası, dolar likiditesi ve riskli varlıklara yönelik iştah üzerinden Kore'deki kripto para piyasasını da etkileyebilecek bir değişken konumunda. Ancak bu açıklama tek başına Bitcoin (BTC) veya diğer kripto paraların fiyat yönü konusunda kesin bir sonuca işaret etmiyor.
Eylül ayındaki FOMC toplantısında alınacak faiz kararı, toplantı öncesinde açıklanacak enflasyon ve istihdam verileri ile toplantı sonuçlarına göre belirlenecek.
Yorum 0