ABD Bankacılık Sektöründen Stablecoin Faizine Sert Tepki
Amerikan bankacılık sektörü, 2026 yılı politika gündemindeki öncelikler arasında ‘stablecoin faiz ve ödül yasağı’na yer vererek, mevduat çıkışlarını önlemeye yönelik yasa tekliflerini hızlandırdı. Bankacılık lobisi, Kongre üzerinde artan bir baskı oluştururken, dijital dolar tabanlı getiri programlarının tamamen yasaklanmasını talep ediyor.
24’ünde (yerel saatle), Amerikan Bankacılık Derneği(ABA) tarafından yayınlanan ‘2026 Büyüme Yol Haritası’ raporunda, stablecoin'lerin *mevduat ikamesi* olarak kullanıldığı ve özellikle küçük ölçekli bankaların kredi sağlama imkânlarını tehdit ettiği belirtildi. Raporda, hangi platform üzerinden sunulduğu fark etmeksizin stablecoin faiz, ödül ve getiri ödemelerinin tamamen yasaklanması gerektiği vurgulandı.
Dernek başkanı Rob Nichols, söz konusu politik önceliklerin 52 eyaletin bankacılık dernekleri ile ortaklaşa belirlendiğini söyledi ve bu adımın “ekonomik büyümeyi artırmak, krediye erişimi genişletmek ve finansal piyasada rekabeti teşvik etmek” amacıyla atıldığını ifade etti. Rapor ayrıca, stablecoin ödül kısıtlamasını; dolandırıcılık önleme, düzenleme esnekliği ve azınlık topluluklara hizmet eden finans kurumlarının desteklenmesi gibi hedeflerin önüne koydu.
Stablecoin’lere Faiz: Mevduatlara Alternatif Endişesi
ABD Kongresi dijital varlık piyasalarının yeniden düzenlenmesine ilişkin yasa hazırlıklarında ilerleyemiyor. Görüş ayrılıklarının ana odak noktası ise stablecoin’lerin sunduğu faiz ve ödül programları. Bankacılık lobisi ve sektör liderleri, aylardır bu dijital varlıkların vadeli mevduat gibi çalışarak geleneksel bankacılık sisteminden trilyonlarca doları çekebileceği uyarısında bulunuyor.
Bank of America CEO’su Brian Moynihan, uygun düzenlemeler yapılmazsa yaklaşık 6 trilyon doların stablecoin’lere kayabileceğini öne sürdü. JPMorgan CEO’su Jamie Dimon da benzer şekilde stablecoin'lerin sistemik risk doğurabileceği yönünde defalarca açıklama yaptı. JPMorgan CFO’su Jeremy Barnum ise yılın son çeyreğinde yapılan kazanç görüşmesinde, “faiz ödeyen stablecoin’lerin fiilen mevduat işlevi gördüğünü, buna rağmen sermaye yeterliliği gibi bankalara uygulanan kuralların dışında kaldığını” ifade etti.
Yerel banka temsilcileri de merkeziyetsiz getirili stablecoin yapılarından endişeli. Ocak başında Kongre’ye mektup gönderen bölgesel bankalar birliği, kripto borsaları aracılığıyla müşterilere sunulan dolaylı ödül sistemlerini *düzenleme boşluğu* olarak tanımladı. Yerel bankacılar, bu durumun küçük işletme, tarım, bireysel alıcı ve konut kredisi sistemini zayıflatabileceğini dile getirdi.
Senatör Tim Scott tarafından 9 Ocak’ta sunulan kripto para piyasasına yönelik yasa taslağında da stablecoin’lerin sadece elde tutulmasına karşılık faiz veya getiri verilmesini yasaklayan bir madde yer alıyor. Ancak staking veya likidite sağlama gibi faaliyet bazlı ödül programları bu yasağın dışında bırakılıyor.
Kripto Şirketlerinden Karşı Tepki: “Bu Yasak Bankaların Lehine”
Stablecoin ödüllerine getirilen bu kısıtlamalara kripto para sektörü sert bir şekilde karşı çıkıyor. Coinbase, Ripple, Kraken, Stripe ve PayPal gibi büyük teknoloji ve finans firmalarının da yer aldığı 125 şirketlik bir konsorsiyum, Aralık ayında yayımladığı ortak bildiride, bu adımın tüketicilerin korunmasına değil, bankacılık sektörüne ‘*aşırı ayrıcalık*’ sağlamaya yönelik olduğunu açıkladı. Şirketler, geleneksel bankaların karmaşıklığı çok daha yüksek olan kredi kartı ödüllerini sunarken, stablecoin ödüllerine yönelik bu derece sert bir yasak uygulamasının *çifte standart* olduğunu savundu.
Circle CEO’su Jeremy Allaire, Davos'ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu(WEF) sırasında, bankaların argümanlarını ‘saçma’ olarak niteledi. Tıpkı geçmişte para piyasası fonlarına (money market funds) karşı yapılan uyarılar gibi olduğunu belirten Allaire, “Bugün bu fonlarda 11 trilyon dolar var ve kredi piyasaları hâlâ işliyor. Aynı durum stablecoin’ler için de geçerli olabilir” dedi.
Allaire ayrıca, “Vadeli mevduatlar, kredi kartı puanları ve yatırım hesaplarına bağlı ödüller zaten yaygın. Platformların sunduğu ticari ödül sistemleri, düzenleyici alanın değil, pazar rekabetinin bir parçasıdır” açıklamasında bulundu.
Kripto tarafı, ABD Hazine Bakanlığı’nın sunduğu stablecoin kaynaklı mevduat riski senaryolarına da itiraz etti. Açıklamalara göre, yerel bankalarda somut bir mevduat kaybı tespit edilmediği, buna rağmen ABD bankalarının hâlen 2,9 trilyon dolarlık rezerv tuttuğu aktarıldı. Bu şartlarda kredi yetersizliği iddialarının *çelişkili* olduğu vurgulandı.
Coinbase CEO’su Brian Armstrong da Senatör Scott’un yasa tasarısına karşı çıkarak, stablecoin faiz yasağı maddesinin yasadan çıkarılması gerektiğini belirtti.
Yasama Sürecinde Gecikme ve Belirsizlik Sürüyor
Stablecoin’lere yönelik yasaklama tekliflerinin gündemde olması, yasal süreçte daha fazla gecikmeye yol açabilir. Küresel stablecoin işlemleri 2025’te 33 trilyon dolara ulaşırken, bu hacmin %55’inden fazlasını USD Coin(USDC) oluşturuyor. Bloomberg Intelligence, bu sayının 2030 itibarıyla 56 trilyon dolara kadar çıkacağını öngörüyor.
Coinbase’in karşı çıkışı ve Başkan Trump liderliğinde geliştirilen konut odaklı yeni iç politika gündemi nedeniyle, ABD Senatosu Bankacılık Komitesi’nin ilgili yasa görüşmelerini Şubat sonu ya da Mart ayına kadar erteleyebileceği belirtiliyor.
Öte yandan, ABD Senatosu Tarım Komitesi’nin 27 Ocak’ta, stablecoin’lerin CFTC (Finansal Piyasalar Denetim Kurulu) denetimi dışına çıkarılmasını içeren bir yasa teklifini ele alacağı açıklandı. Bu yaklaşım, mevcut GENIUS yasa tasarısı gibi genel ilkelerle düzenleme çerçevesi oluşturmayı hedefliyor ve stablecoin faiz yasağı gibi özel kuralların önüne geçmeyi amaçlıyor.
Yorum 0