Bitcoin(BTC)’in ‘dijital altın’ değil, ABD büyüme hisseleriyle, özellikle yazılım ve teknoloji hisseleriyle benzer hareket ettiği yönünde yeni bir analiz öne çıktı. Yapay zeka(AI) beklentileri ile belirsizliklerin iç içe geçtiği büyüme hisseleri piyasası ile kripto piyasasının dalgalanması adeta tek bir ‘risk bloğu’ gibi ilerlerken, Bitcoin’in ‘kimlik’ tartışması yeniden alevlenmiş durumda.
Geleneksel finans sermayesinin borsa yatırım fonları(ETF) ve çeşitli düzenlenmiş yatırım araçları üzerinden Bitcoin’e girmesinden sonra, Bitcoin’in riskli varlıklarla birlikte hareket etme eğilimi belirginleşti. Son dönemde AI konusunda artan endişeler nedeniyle ABD yazılım hisselerinde yaşanan düzeltme sırasında, Bitcoin başta olmak üzere kripto paraların aynı anda sert düşmesi bu korelasyonu yeniden teyit etti. Bu tabloyu baz alan Grayscale, Bitcoin’in ‘dijital altın’ anlatısının en azından kısa vadede geri planda kaldığını savunuyor.
Grayscale “Bitcoin, kısa vadede dijital altından çok büyüme hisselerine benziyor”
Grayscale araştırma direktörü Zach Pandl, hazırladığı raporda, “Bitcoin’i, sabit arzı ve merkez bankalarından bağımsız yapısı sayesinde uzun vadede bir değer saklama aracı olarak görüyoruz” derken, “yalnızca kısa vadeli fiyat hareketlerine baktığımızda ise yüksek büyüme hisselerine son derece benzer bir profil çiziyor” değerlendirmesini yaptı. Rapora göre, son iki yılda Bitcoin ile ABD yazılım sektörü arasındaki korelasyon belirgin biçimde güçlendi; özellikle AI’nin yazılım sektörünü kökten dönüştüreceği yönündeki kaygılar büyürken, her iki piyasada da eş zamanlı geri çekilmeler öne çıktı.
Grayscale’in analizine göre, yazılım şirketleri AI entegrasyon maliyetleri, iş modeli dönüşümü ve kâr marjlarındaki baskı endişeleri nedeniyle satış baskısı yaşarken, Bitcoin de aynı dönemlerde düşüş eğilimine girdi. Bu durum, Bitcoin’in artık ‘hisse senetlerinden ayrı hareket eden bir hedge varlığı’ olmaktan çıkıp, büyüme hikayelerine son derece duyarlı bir ‘risk varlığı’ kümesine dahil edildiği şeklinde yorumlanıyor.
Piyasa cephesinde bu tabloya dair görüşler ayrışıyor. Geleneksel varlıklarla artan eşgüdüm, kurumsal girişlerin güçlendiğine dair bir işaret olarak görülürken, kriz dönemlerinde güvenli liman rolünü üstlenmesinin şu aşamada zorlaştığı anlamına da geliyor. Grayscale, “uzun vadeli anlatı hala geçerli, ancak kısa vadeli alım-satım perspektifinde Bitcoin’i ‘büyüme hissesi benzeri risk varlığı’ olarak konumlandırmak gerçekçi görünüyor” diyerek durumu özetledi.
BitMine, sert düşüşte 40.613 Ethereum(ETH) daha topladı
Öte yandan Ethereum(ETH) hazinesini yöneten BitMine Immersion Technologies, son piyasa çöküşünde 40.613 ETH daha alarak uzun vadeli pozisyonunu güçlendirdi. Böylece BitMine’in toplam Ethereum varlığı 4 milyon 326 bin ETH’yi aştı ve güncel piyasa değeriyle yaklaşık 8,8 milyar dolar seviyesine ulaştı.
On-chain veri platformu DropsTab’e göre BitMine, bu Ethereum pozisyonunda yaklaşık 8,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmemiş zararda bulunuyor. Bu da ortalama alış maliyeti ile güncel fiyat arasındaki farkın oldukça yüksek olduğuna işaret ediyor. Buna rağmen BitMine yönetim kurulu başkanı Tom Lee, “Stratejimiz, Ethereum’un uzun vadeli rotasını izleyip, ilerideki toparlanma dönemlerinde potansiyel değeri en üst düzeye çıkarmaya odaklanmış durumda” vurgusunu yaptı.
BitMine’in hisse fiyatı son aylarda sert gerileyerek yatırımcıların tepkisini artırsa da, şirket Ethereum odaklı portföyünü koruma niyetinde. BitMine’in kripto para ve nakit dahil toplam varlık büyüklüğü yaklaşık 10 milyar dolar seviyesinde hesaplanıyor. Şirket, kısa vadeli kayıpları göze alarak Ethereum’un uzun döngüsüne oynayan kurumsal örneklerin başında geldiği için piyasanın yakından izlediği aktörlerden biri konumuna yerleşti.
BlackRock, BUIDL fonunu Uniswap’e taşıdı, UNI toplamaya başladı
Global varlık yöneticisi BlackRock(BlackRock), merkeziyetsiz finans(DeFi) alanındaki hamlelerini hızlandırıyor. Şirket, tokenlaştırılmış para piyasası fonu ‘USD Institutional Digital Liquidity Fund(BUIDL)’i DeFi’nin önde gelen merkeziyetsiz borsası Uniswap’te(Uniswap) listelerek, kurumsal yatırımcılara on-chain ortamda doğrudan tokenlaştırılmış Hazine tahvili ürünleri alıp satma imkanı sundu.
BUIDL, halihazırda 2,1 milyar doların üzerinde yönetilen varlık büyüklüğüyle en büyük tokenlaştırılmış para piyasası fonu konumunda. Fon, Ethereum(ETH), Solana(SOL), Avalanche(AVAX) gibi birden fazla blokzincirde ihraç ediliyor ve portföyündeki ABD Hazine tahvillerinden elde edilen getiriyi token sahiplerine dağıtıyor. Geçen yıl aralık ayında birikimli dağıtım tutarı 100 milyon doları aşarak, geleneksel tahvil gelirlerinin zincir üzerine taşınmasında öne çıkan bir örnek haline geldi.
BlackRock, Uniswap entegrasyonuyla eş zamanlı olarak, platformun yönetişim tokenı UNI’yi de doğrudan portföyüne katıyor. Beyaz listeye alınmış kurumsal yatırımcılar BUIDL tokenlarını Uniswap üzerinde serbestçe takas edebilecek veya likidite havuzlarına yatırabilecek. Böylece geleneksel sermaye ile DeFi likiditesi arasında daha sıkı bir köprü kurulması bekleniyor. BlackRock’ın bu adımı, ‘varlık tokenlaştırma(tokenization)’ eğiliminin deneysel aşamayı geride bırakıp, daha olgun bir pazar fazına geçtiğini gösteren sembolik bir eşik olarak görülüyor.
Polymarket, Massachusetts’e karşı federal dava açtı: Tahmin piyasasında kritik sınav
Merkeziyetsiz tahmin piyasası protokolü Polymarket(Polymarket), Massachusetts eyaletinin düzenleyici baskısına karşı federal mahkemede önleyici bir dava açtı. Eyalet otoritesinin, platformun etkinlik bazlı alım-satım hizmetlerini sınırlama veya kapatma yönünde adımlar atmaya hazırlanması üzerine, Polymarket bu kez doğrudan eyaletin icra yetkisini hedef alarak karşı atağa geçti.
Polymarket’in hukuk direktörü Neal Kumar, açılan davanın “federal düzeyde yetki alanını netleştirmeye yönelik” olduğunu açıkladı. Şirket, platformda işlem gören çeşitli etkinlik sözleşmelerinin Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC) yetki alanındaki türev ürünler kategorisine girdiğini ileri sürüyor. Bu nedenle, tek tek eyaletlerin ek kısıtlamalar getirmesinin ülke çapında piyasayı parçalayacağını ve çifte düzenleme nedeniyle ciddi bir karmaşa yaratacağını savunuyor.
Bu dava, ABD’de tahmin piyasalarının geleceğini belirleyebilecek bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Federal düzenleyici kurumların üstün yetkisi teyit edilirse, on-chain tahmin piyasaları daha tutarlı bir çerçeve altında büyüme alanı bulabilir. Tersi yönde, eyalet otoritelerinin eli güçlenirse, eyalet bazlı farklı uygulamalar projelerin genişlemesi önünde büyük bir ‘regülasyon engeli’ne dönüşebilir.
Bitcoin’in ‘dijital altın’ ve büyüme hissesi arasında salınan kimliği, Ethereum ve tokenlaştırılmış varlıklar ile tahmin piyasalarındaki kurumsal ve hukuki deneylerle iç içe ilerlerken, kripto ekosistemi giderek daha fazla geleneksel finans ve düzenleyici çerçevenin içine çekiliyor. Ancak bu dönüşümün, kripto paraları kalıcı olarak ‘yeni tür bir risk varlığı’ kategorisine hapsedip hapsetmeyeceği ya da mevcut varlık sınıflarından ayrışan özgün bir rol kazandırıp kazandırmayacağı, hala piyasa dinamikleri ve süren düzenleyici tartışmaların sonucuna bağlı.
Yorum 0