Amerikan ‘CLARITY yasası’nın gelecek ay içinde Kongre’den geçebileceğine dair beklentiler güçleniyor. Bitcoin(BTC) madencilik şirketi Riot Platforms, davranışçı fonların baskısı altında, yapay zeka(AI) ve yüksek performanslı hesaplama(HPC) işine geçiş hızını artırma çağrılarıyla karşı karşıya. Avrupa Merkez Bankası(ECB) ise bu çeyrek içinde dijital euro pilot programına katılacak ödeme hizmet sağlayıcılarını(PSP) seçmeye hazırlanıyor.
Amerikan Cumhuriyetçi senatör Bernie Moreno, ABD’nin kripto para düzenlemesinin yönünü belirleyecek kilit metinlerden biri olan ‘CLARITY yasası’nın “en erken nisan gibi” Kongre’den geçebileceğini öngörüyor. Başkan Trump’ın Florida’daki Mar-a-Lago tesisinde CNBC’ye verdiği röportajda konuşan Moreno, sektörün uzun süredir talep ettiği ‘düzenleyici belirsizliğin giderilmesi’nin artık görünür hale geldiğini vurguladı.
Bu görüşmeye Coinbase Üst Yöneticisi Brian Armstrong da katıldı. İkili, ‘World Liberty Financial(WLF)’ kripto forumunda kripto para sektörü, geleneksel finans çevreleri ve ABD Kongresi yetkilileriyle birlikte piyasa yapısına ilişkin çözüm önerilerini tartıştıklarını anlattı. Özellikle ‘stablecoin ödül mekanizmaları’ etrafındaki tartışmaların öne çıkan başlıklardan biri olduğu belirtildi.
Armstrong, röportajda “Uzun zamandır gündemde olan büyük tartışma başlıklarından biri ‘getiri sunan stablecoin’ meselesi” diyerek, banka mevduatı yerine stablecoin tutanlara faiz ödenmesinin, bankacılık sektöründeki mevduat ve faiz gelirlerini aşındırabileceği yönündeki geleneksel finans kesiminin kaygılarını aktardı. CLARITY yasası, bu tartışma alanı dahil olmak üzere kripto paralar ve stablecoin’lerin hukuki statüsü ile denetim yapısını netleştirmeye odaklanan bir çerçeve olarak öne çıkıyor.
Moreno’nun işaret ettiği ‘nisanda onay’ senaryosu gerçeğe dönüşürse, yalnızca ABD piyasası için değil, küresel kripto düzenleme tartışmaları için de önemli sonuçlar doğurabilir. Amerika’nın net kurallar ortaya koyması, kurumsal sermaye girişleri ile yeni ürün ve hizmetlerin devreye alınmasını hızlandırabilecek bir beklenti yaratıyor. Ancak tasarı metninin ayrıntıları ve değişiklik süreçleri, son şekli önemli ölçüde etkileyebileceği için sektör temsilcileri yasa maddelerini ve Kongre’deki tartışmaların seyrini yakından izliyor.
ABD’de borsaya kote Bitcoin madencilik şirketi Riot Platforms, davranışçı hissedar baskısı altında. ‘Starboard Value’ adlı hedge fon, 127 bin değil yaklaşık 12,7 milyon Riot hissesiyle önemli paya sahip bir ortak konumunda. Fon, şirket yönetimine gönderdiği mektupta, Teksas’taki veri merkezlerinin kullanıldığı AI ve HPC faaliyetlerinin daha agresif biçimde büyütülmesini talep etti.
Starboard, mektubunda Riot’un Teksas’ta sahip olduğu AI ve HPC veri merkezi varlıkları sayesinde, uzun vadede yaklaşık 9 milyar dolardan(13 trilyon 605 milyar won) 21 milyar dolara(30 trilyon 5 bin 671 milyar won) kadar hissedar değeri yaratılabileceğini öngördü. Ancak ‘zamanın en kritik değişken’ olduğuna dikkat çekerek, daha büyük ölçekli yeni sözleşmelerin bir an önce imzalanması gerektiğini belirtti.
Fon, “Riot, henüz gelir üretmeyen 1,4 gigawatt(GW) düzeyinde üretim ve enerji kapasitesiyle son derece avantajlı bir konumda” derken, “Bu kapasitenin gerçek kazanca dönüşmesi için ‘üst düzey icra gücü’ ve ‘hız’ gerekiyor” değerlendirmesini yaptı. Ayrıca, Riot’un Tier-3 seviyesindeki veri merkezlerine yüksek kaliteli kiracılar çekebilmesi gerektiğinin altını çizerek, rakiplerinin 2025 sonuna kadar imzaladığı anlaşmaların en az o seviyede, hatta üzerinde koşullarla sözleşmeler yapılabileceğini savundu.
Starboard, bu yıl ocakta açıklanan Amerikan yarı iletken üreticisi Advanced Micro Devices(AMD) ile yapılan veri merkezi kiralama ve hizmet sözleşmesini ‘olumlu bir sinyal’ olarak nitelendirdi. Buna karşın, “Bu anlaşma iyi bir ‘kavramsal ispat’ olsa da ölçek olarak küçük bir işlem” diyerek, Riot’tan bunun çok daha üzerinde hacme sahip anlaşmaları peş peşe duyurmasını beklediklerini kaydetti.
Bitcoin madencilik sektörü, yarılanma takvimi, zorluk seviyesindeki artış ve enerji maliyetleri gibi yapısal faktörler nedeniyle kârlılık baskısıyla karşı karşıya. Böyle bir ortamda Riot gibi büyük madencilik şirketlerinin AI ve HPC alanlarında ne kadar hızlı ve ne kadar verimli yeni gelir kanalları oluşturacağı, doğrudan şirket değerlemesi ve hisse performansına yansıyabilir. Davranışçı fon baskısı, bu dönüşüm hızını artıran bir katalizör işlevi görebilirken, aynı zamanda büyük ölçekli altyapı yatırımları ve uzun vadeli sözleşmelerin getirdiği riskleri de büyütebilir. Bu nedenle piyasalar bu süreci dikkatle takip ediyor.
Avrupa Merkez Bankası(ECB), dijital euroyu hayata geçirmek için planlanan pilot aşamaya resmen giriyor. ECB İcra Kurulu Üyesi Piero Cipollone, İtalya Bankacılar Birliği(ABI) yöneticiler toplantısında, 2026’nın ilk çeyreğinden itibaren Avrupa Birliği lisansına sahip ödeme hizmet sağlayıcılarının(PSP) seçimine başlanacağını açıkladı.
Cipollone’un anlattıklarına göre dijital euro pilotu, sınırlı sayıdaki PSP, belirli işyerleri ve Eurosystem personeli(ECB ve Euro Bölgesi merkez bankaları) ile test edilecek. Deneme sürecinin 2027’nin ikinci yarısından itibaren yaklaşık 12 ay sürmesi bekleniyor. Bu aşamada dijital euronun gerçek zamanlı ödeme işleme, mutabakat, likidite yönetimi ve kullanıcı kabul süreçleri baştan sona sınanacak.
Cipollone, Reuters’e yaptığı açıklamada, “Dijital euro, Avrupa kartlı ödeme ağını koruyacak ve mevcut bankaların Euro Bölgesi ödeme sisteminin merkezinde kalmasını sağlayacak şekilde tasarlanacak” dedi. Başka bir deyişle, dijital euronun özel sektör ödeme firmalarının yerini almaktan çok, bankalar ve PSP’leri ön plana çıkaran bir yapı hedefleniyor.
Cipollone, AB lisanslı PSP’lerin dijital euronun dolaşımında temel rol oynayacağını tekrar vurguladı. Bu aktörler, dijital euronun ileride tam anlamıyla hayata geçirilmesi halinde ‘erken hazırlık’ avantajı kazanmış olacak. Pilot programa katılım, ilgili altyapının inşası, regülasyonlara uyum ve insan kaynağı planlaması gibi başlıklarda maliyet yapısının daha net görülmesini sağlayabilir. Bu da orta ve uzun vadeli yatırım stratejileri açısından önemli bir avantaj sunuyor.
ECB’nin dijital euro girişimi, dünya genelinde merkez bankası dijital paraları(CBDC) üzerine yürütülen çalışmalar içinde en yakından izlenen örneklerden biri. Avrupa’nın mevcut kart ve ödeme ekosistemine zarar vermeden dijital para denemelerini birlikte yürütmek istemesi, bankacılık, fintech ve kripto para sektörleri açısından önemli sonuçlar doğurabilir. Başta kripto piyasası oyuncuları olmak üzere tüm finansal ekosistem, bu sürecin dijital varlıkların kullanım alanlarını nasıl etkileyeceğini değerlendirmeye çalışıyor.
Amerika’daki CLARITY yasası süreci, Riot Platforms’un AI ve HPC odaklı dönüşümü ve ECB’nin dijital euro pilot hazırlıkları, görünürde düzenleme, altyapı ve ödeme sistemleri gibi farklı başlıklara odaklanıyor. Ancak hepsi, ortak bir zeminde, ‘geleneksel finans ile dijital varlıklar arasındaki sınırların yeniden çizildiği’ bir dönemin parçası. Bu alanların her birinde atılacak adımların tasarımı ve uygulama kapasitesi, piyasa sonuçlarını ciddi şekilde değiştirebilir. Önümüzdeki birkaç çeyrekte düzenleme adımlarının ve iş planlarının hangi hız ve yönde ilerleyeceği, küresel kripto piyasasının gelecekteki rotasını anlamak için kritik bir gösterge olacak.
Yorum 0