비itcoin(BTC) etrafındaki ‘kuantum bilgisayar tehdidi’nin abartıldığı yönündeki görüşler, akademik çevrelerde giderek daha fazla destek buluyor. Bazı yorumlarda ağın çöküşüne kadar uzanan senaryolar dile getirilse de, son çalışmalar bu iddiaların ‘fiziksel sınırlar’a takıldığını gösteriyor. Özellikle madencilik tarafında gereken enerji miktarının ‘küçük bir yıldız seviyesine’ yaklaştığı hesaplanıyor. ‘yorum: Burada anahtar vurgu, teorik olarak mümkün olan saldırının pratikte enerji/fizik sınırına çarpması’
Bitcoin(BTC) güvenliği iki temel ayağa dayanıyor: ‘cüzdan güvenliği’ ve ‘madencilik’. Madencilik, ağın ‘uzlaşma mekanizması’nın omurgasını oluşturuyor. Son tartışmaların odağında ise ‘Grover algoritması’ gibi kuantum algoritmalarının madencilik yarışında avantaj sağlayıp sağlayamayacağı var. BTQ Technology araştırma ekibinin analizine göre, kağıt üzerinde belli bir üstünlük teorik olarak mümkün olsa da, gerçek dünyadaki tablo tamamen farklı.
Bu çalışmaya göre Bitcoin(BTC) madenciliğinin kullandığı SHA-256 algoritmasını kuantum bilgisayar ile kırabilmek için yaklaşık 10²³ adet kübit ve 10²⁵ watt seviyesinde güç gerekiyor. Bu, Güneş’in enerjisinin yaklaşık ‘yüzde 3’üne’ denk gelen devasa bir ölçek. Günümüzde tüm Bitcoin(BTC) madencilik ağının tükettiği gücün yaklaşık 15 gigawatt civarında olduğu düşünülürse, böyle bir saldırı ‘fiziksel olarak neredeyse imkansız’ olarak tanımlanıyor. Aynı makale, klasik anlamda ‘51% saldırısı’ senaryosunun da benzer gerekçelerle rafa kalktığını vurguluyor; saldırganın blokların çoğunluğunu ele geçirmesi için gereken enerji, ‘medeniyet ölçeğinde dahi kaldırılamayacak’ bir yük olarak hesaplanıyor.
Öte yandan, kuantum bilgisayarların halihazırda şifreleri kırdığı yönündeki haber ve iddialar da sorgulanıyor. Auckland Üniversitesi’nden Peter Gutmann(Peter Gutmann) ile Zürih Uygulamalı Bilimler Üniversitesi’nden Stephan Neuhaus ve ekibi, son 20 yılda açıklanan ‘kuantum faktorizasyon başarılarını’ yeniden inceledi. Ortaya çıkan tablo ise oldukça ironik: Aynı boyuttaki sayıların, 1981 dönemi ev tipi bir bilgisayar, hatta ‘abasız’ yöntemler ve sembolik olarak ‘üç kez havlayan bir köpek’ yardımıyla bile çözülebileceği gösterildi. ‘yorum: Buradaki ironi, literatürde “kuantum başarı” diye sunulan birçok sonucun aslında klasik yöntemlerle de anlamsız derecede kolay olması’
Araştırmacılar, sorunlu noktanın yöntemlerde olduğunu belirtiyor. Pek çok deneyde gerçekte zor olan sayı kümeleri yerine ‘yapay olarak kolaylaştırılmış’ örnekler kullanıldı. Bazı çalışmalarda ise ana iş klasik bilgisayar ile önceden yapılırken, hafif ve gösterişli kısım kuantum cihaza bırakıldı. Böylece ‘başarı gibi görünen’ ama gerçek teknolojik ilerlemeyi yansıtmayan sonuçlar ortaya çıktı. Aynı ekip, yakın dönemde Çinli bir grubun RSA-2048 anahtarını kırmaya yaklaştığı yönündeki iddiayı da test etti. Yayınlanan sayıların asal çarpanları arasındaki mesafenin olağanüstü dar olduğu ve klasik algoritmalarla bile yaklaşık 16 saniyede çözülebilecek nitelikte olduğu belirlendi.
Tüm bunlar, ‘kuantum tehdidi tamamen masal’ anlamına gelmiyor. Hem madencilik hem de genel şifreleme tarafında tablo farklı. Çalışmaların ortak noktası, asıl zayıf halkanın ‘cüzdan güvenliği’ olduğuna işaret etmesi. Kuantum tarafında ‘Shor algoritması’, bir ‘açık anahtar’dan yola çıkarak ‘özel anahtar’ı geri hesaplayabiliyor. Gerekli büyüklükte ve kararlılıkta bir kuantum bilgisayar ortaya çıktığında, koşullar oluşursa kripto varlıkların izinsiz ele geçirilmesi teorik olarak mümkün hale geliyor.
Özellikle geçmişte oluşturulmuş veya tekrar tekrar kullanılan adreslerde tutulan Bitcoin(BTC)’ler, kamuya daha fazla bilgi sızdırdıkları için uzun vadede daha yüksek risk altında. Son dönemde Google araştırmacılarının yayımladığı analiz de, belirli optimizasyonlarla ihtiyaç duyulan kuantum işlem kapasitesinin eskiden düşünüldüğünden daha düşük olabileceğine işaret ediyor. Ancak bu çalışma bile pratik bir saldırıdan önce çözülmesi gereken ‘lazer kontrolü’, ‘kübit kararlılığı’ ve hata düzeltme gibi pek çok ciddi mühendislik engelinin bulunduğunu açıkça kabul ediyor.
Piyasa tarafında bu başlık bugün için ‘kısa vadeli bir risk’ olarak fiyatlanmıyor. Tüccar ve analistlerin çoğu, 2027’ye kadar Bitcoin(BTC) madencilik yapısının kuantum nedeniyle kökten değişmesini düşük olasılıklı görüyor. Buna karşılık, ‘cüzdan korumasını güçlendirecek yükseltmelerin’ önümüzdeki birkaç yıl içinde devreye alınma ihtimali, çeşitli piyasa anketlerinde yaklaşık yüzde 40 seviyesinde değerlendiriliyor.
Sonuçta Bitcoin(BTC) için ‘kuantum bilgisayar tehdidi’, şu anki tabloya göre ‘teoride gerçek, pratikte ise oldukça uzak’ bir senaryo olarak öne çıkıyor. Korku, teknolojik gerçekliğin önüne geçmiş durumda; manşetleri süsleyen saldırı senaryoları, bugün için ‘fizik yasaları’ ve ‘mevcut mühendislik sınırları’ tarafından durduruluyor. Gerçek risk ise madencilik tarafında değil, zamanında güncellenmeyen ve korunmayan cüzdan yapılarında birikiyor.
Yorum 0