Morgan Stanley(MS), ABD borsasının ekonomiye duyarlı hisselerin toptan yükseldiği 'beta piyasası' evresinden çıkıp nakit üretme gücü yüksek şirketleri öne çıkaran seçici bir döneme girdiğini açıkladı.
Yonhap Infomax'a göre Morgan Stanley(MS) Baş Yatırım Sorumlusu (CIO) Mike Wilson(Mike Wilson), 12'sinde (yerel saatle) şirketin kendi podcast programında "yılın başında borsayı yukarı taşıyan, ekonomiye duyarlı hisselerin öne çıktığı beta piyasası sona erdi" dedi. Wilson'a göre piyasanın değerlendirme ölçütü artık salt büyümeden çıkıp sürdürülebilir kâr, marj ve serbest nakit akışına kaydı.
Morgan Stanley(MS) analizine göre Russell 3000 endeksindeki şirketlerin kâr büyümesinin medyanı yüzde 15 ile 2021'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Medyan gelir büyümesi de yüzde 8 ile 2023'ten bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Bu iki rakam, kâr artışının yalnızca birkaç büyük şirkette değil, endeksin geneline yayıldığını gösteriyor. Ancak şirketlerin defterlerine yazdığı kârın gerçekten nakde dönüşüp dönüşmediği artık yeni bir ölçüt haline geldi.
Wilson, "şirket kârlarındaki yayılma hâlâ güçlü seyrediyor" dedikten sonra şunu ekledi: "Piyasa artık sadece büyümeyle yetinmiyor, sürdürülebilir kâr, sağlam marj ve serbest nakit akışıyla birlikte gelen büyümeyi talep ediyor." Bu sözler, şirket değerinin yalnızca büyüme oranına bakılarak belirlendiği dönemin geride kaldığı anlamına geliyor.
Serbest nakit akışı, bir şirketin faaliyetlerinden elde ettiği nakitten sermaye harcamalarının düşülmesiyle bulunuyor. Genellikle şirketlerin borç ödeme, temettü, hisse geri alımı ve yeni yatırım için ne kadar manevra alanına sahip olduğunu gösteren bir gösterge olarak kullanılıyor.
Wilson, mevcut piyasayı ekonomik toparlanmanın erken evresinden orta evresine geçiş süreci olarak tanımladı. "Şirketler kâr tahminleriyle serbest nakit akışı tahminlerini aynı anda yukarı yönlü revize ettiğinde piyasadan ödül alıyor" diye konuştu.
Toparlanmanın erken döneminde ekonomiye duyarlılığı yüksek ya da hisse fiyatı oynak şirketler dahil geniş bir kesimde yükseliş görülebiliyor. Toparlanma ilerledikçe yatırımcılar gelir artışının kalıcılığını, maliyet yönetimini ve nakde dönüşüm gücünü ayırt ederek değerlendirmeye yöneliyor.
Yapay zeka (AI) şirketlerine bakış açısının da değiştiği belirtildi. Wilson, "yapay zeka artık olasılık alanından kanıt alanına geçiyor" dedi.
Bu, yapay zeka altyapısını kurmanın kendisinden çok, bu altyapıyı gerçek iş kollarına uygulayıp gelire ve nakit akışına dönüştürme becerisinin önem kazandığı anlamına geliyor. Büyük yatırımlar sürse de, bu yatırımların etkisi kârla kanıtlanmadıkça şirketler arasındaki değerlendirme farklılaşabilir.
Wilson, teknoloji hisseleri arasında yarı iletken şirketlerinden çok hiper ölçekli bulut şirketlerini (hyperscaler) tercih ettiğini söyledi. Hiper ölçekli şirketler, büyük ölçekli bulut ve veri merkezi işleten, devasa hesaplama kaynağı sağlayan büyük teknoloji şirketlerini ifade ediyor.
Bu değerlendirme, son 90 günde Bitcoin(BTC)'in yüzde 20 değer kaybettiği, buna karşın S&P 500 endeksinin yüzde 5 yükseldiği tablo ile de örtüşüyor. Aynı riskli varlık sınıfı içinde hisse senetleri ile kripto paraların performansı ayrışırken, borsanın kendi içinde de kâr kalitesine göre seçicilik güçleniyor.
Ancak Wilson'ın açıklamalarında Bitcoin(BTC) ya da başka bir kripto para için fiyat tahmini yer almadı. Analiz, ABD borsasının ekonomik döngüsüne ve yapay zeka şirketlerinin değerlendirme ölçütlerine odaklandı.
Wilson, borsa için kalan risk unsurları olarak faiz oranlarını ve petrol fiyatlarını gösterdi. Güçlü ekonomik verilere dayanan ölçülü bir nominal faiz artışının borsa için mutlaka olumsuz olmadığını, ancak uzun vadeli faizlerin aşırı hızlı yükselmesi durumunda sermaye maliyetinin artarak değerlemeler üzerinde baskı yaratabileceğini söyledi.
Doğrulama kaynakları: Morgan Stanley(MS) 'Thoughts on the Market' podcast'i ve Yonhap Infomax.
Yorum 0