Yapay zeka (AI) token fiyatlarının büyük ölçüde gerilemesinin AI pazarının küçüleceği anlamına gelmediği yönünde girişim sermayesi (venture capital) çevresinden bir değerlendirme geldi. Maliyet düşüşünün mevcut pazarı daraltmak yerine yeni kullanım alanları açabileceği öne sürüldü.
20VC ortağı Paul Bonnet(Paul Bonnet), alüminyum endüstrisindeki fiyat düşüşü örneğini AI token pazarına benzeterek bu görüşü dile getirdi. Bonnet'in değerlendirmeleri AB Medya(ABMedia) tarafından aktarıldı.
Bonnet'in öne çıkardığı örnek, 19. ve 20. yüzyıl alüminyum fiyatları oldu. Bonnet'e göre 1852'de alüminyum fiyatı kilogram başına 1200 dolardı; bu rakam aynı dönemde kilogramı 600 dolar olan altının iki katı seviyesindeydi.
Fiyatı değiştiren üretim teknolojisiydi. Elektroliz yöntemiyle rafinasyon süreçlerinin yaygınlaşmasıyla 1954'te ABD'de alüminyum fiyatı kilogram başına yaklaşık 0,48 dolara kadar geriledi. Yani 100 yılda fiyat yüzde 99,9'un üzerinde düştü.
Ancak fiyat düşüşü sektörün ortadan kalkmasına yol açmadı. Bonnet, alüminyumla ilgili işlem hacminin 1895'te yaklaşık 500 bin dolardan 1954'te yıllık yaklaşık 640 milyon dolara yükseldiğini belirtti.
Buradaki kritik nokta, düşen fiyatın mevcut talebi ne kadar aşındırdığı değil, hangi yeni pazarları açtığıydı. Alüminyum pahalıyken çoğunlukla takı ve tören eşyalarında kullanılıyordu; fiyat düştükçe bilimsel cihazlar, mutfak eşyaları, elektrik iletim hatları, uçaklar ve ambalaj malzemelerine kadar kullanım alanı genişledi.
Bonnet'e göre AI token tartışması da aynı yapıda okunabilir. AI veri merkezlerine, grafik işlemci birimlerine (GPU) ve enerji altyapısına yapılan yatırımların hızla artması, geçmişteki fiber optik iletişim ve demiryolu yatırımlarında görülen arz fazlası endişesini gündeme getirdi.
Bonnet de arz açığının 3-5 yıl içinde arz fazlasına dönüşerek sermaye kayıplarına yol açtığı örneklerin az olmadığını kabul etti. 2000'li yılların başındaki fiber optik altyapı inşası dalgası ve 1890'lardaki ABD demiryolu yatırım çılgınlığı bu örnekler arasında gösterildi.
Yine de Bonnet, AI token'ların alüminyuma benzer bir maliyet eğrisini çok daha hızlı geçebileceğini düşünüyor. Alüminyum yaklaşık 100 yılda 1000 kattan fazla maliyet düşüşü yaşarken, AI token'ların benzer bir düşüşü 10 yıl içinde yaşayabileceğini öne sürdü.
Bonnet'e göre asıl mesele, token fiyatı 10 kat, 100 kat, 1000 kat gerilediğinde bugün var olmayan hangi uygulamaların ortaya çıkacağı. Fiyat düşüşünün kendisinden çok, maliyet azalmasının ne kadar yeni talep yaratacağı önemli.
'Jevons Paradoksu', verimlilik arttıkça birim maliyet düştüğünde toplam tüketimin aslında artabileceği fikrine dayanıyor. AI alanında bu, aynı maliyetle daha fazla çıkarım (inference) ve işlem yapılabildiğinde, bugün ekonomik olmayan hizmetlerin de pazara girebileceği anlamına geliyor.
Bonnet'in dikkat çektiği bir başka değişim ise tüketici kimliği. Şu anda ChatGPT ve Claude gibi sohbet botlarının kullanımı, insanların okuma ve yazma hızıyla sınırlı. Ancak akıl yürütme (reasoning) modelleri ve AI ajanları, her token'ı bir insanın okumasına gerek kalmadan çalışabiliyor.
Ajanların başka ajanları çağırdığı ve daha fazla işlemi art arda yürüttüğü bir yapı oluştuğunda, token'ların nihai tüketicisi insan değil makineler olabilir. Bu durumda AI pazarının sınırını, dünya nüfusu ve bireylerin zamanından çok maliyet ve fayda belirleyebilir.
Güney Kore iç pazarında da AI token maliyeti, AI hizmeti sağlayıcılarının maliyet yapısıyla doğrudan bağlantılı. Token birim fiyatı düştükçe sohbet botları, iş süreci otomasyonu, kod üretimi ve müşteri hizmetleri gibi tekrarlı çağrı gerektiren hizmetlerde deneme maliyetleri de gerileyebilir.
Ancak bu değerlendirme yalnızca AI kullanımı ve altyapı talebine ilişkin bir bakış açısı olup, belirli bir kripto para veya projenin fiyat tahmini anlamına gelmiyor. AI token fiyatındaki düşüşün bireysel projelere veya borsaya kayıtlı token fiyatlarına nasıl yansıyacağı ayrıca değerlendirilmelidir.
Yorum 0