Güney Kore Finansal Denetim Kurumu (FSS) sendikası, değişiklik yapılan Sendikalar ve İş İlişkileri Düzenleme Kanunu yürürlüğe girdikten sonra ilk toplu sözleşme sürecine giriyor. Hükümetin kamu kurumlarının ikinci taşra taşınma dalgasını tartışmaya açmasıyla birlikte, personel yeniden atama, görev yeri değişikliği, işe gidiş-geliş ve taşınma masraflarının karşılanması konuları da müzakere gündemine taşınıyor.
7’sinde (yerel saatle) Yonhap Infomax’a göre, FSS sendikası bu hafta içinde Genel İşler Dairesi’ne toplu sözleşme talep listesini iletmeyi planlıyor. Talep listesi sunulduktan sonra işçi ve işveren tarafları bu yılki müzakere takvimini, gündem maddelerini ve müzakere kurulu üyelerinin belirlenmesini birlikte koordine edecek.
FSS sendikası şu anda üyelerinden bu yılki toplu sözleşmede işverenden talep edilecek konulara ilişkin görüş topluyor. Taşra taşınmasıyla bağlantılı çalışma koşulu sorunlarının nihai talep listesine dahil edilip edilmeyeceği henüz netleşmedi.
Bu müzakerenin dikkat çekmesinin nedeni, kamuoyunda “sarı zarf yasası” olarak da bilinen değişiklik yapılan sendika kanununun 10 Mart’ta yürürlüğe girmesinden bu yana yapılan ilk toplu sözleşme olması. Aynı dönemde hükümetin kamu kurumlarının ikinci taşra taşınması tartışmasına hız vermesi, finans sektöründeki kamu kurumlarının taşınma ihtimalini işçi-işveren gerginliğine dönüştürüyor.
Değişiklik yapılan sendika kanunu, iş uyuşmazlığının konusu ve işveren kapsamına ilişkin ölçütleri genişletiyor. Yönetimsel kararların kendisinin toplu sözleşmeye konu edilmesi sınırlı olsa da, bu kararın çalışma koşullarını doğrudan etkilemesi durumunda müzakere konusu olabileceği bu meselenin can alıcı noktasını oluşturuyor.
Çalışma Bakanlığı 3’ünde yayımladığı uygulama kılavuzunda, fabrika kurulumu-taşınması, işletme satışı-devralınması, yapay zeka (AI) gibi yeni teknolojilerin devreye alınması gibi işletme yönetimine ilişkin kararların kendisinin zorunlu müzakere konusu olmadığını belirtti. Ancak bu kararlar nedeniyle işten çıkarma, yeniden yapılanma, personel yeniden atama gibi çalışma koşulu değişikliklerinin objektif olarak öngörülebilir olması halinde, ilgili hususların müzakere konusu olabileceğini açıkladı.
Buna göre FSS sendikasının toplu sözleşme yoluyla taşınma politikasının kendisinin geri çekilmesini zorlaması güç görünüyor. Buna karşılık taşınma fiilen gündeme gelirse personel yerleştirme kriterleri, görev yeri değişikliği, işe gidiş-geliş ve taşınma masraflarının karşılanması gibi konular işçi-işveren müzakeresine açık alanlar olarak değerlendirilebilir.
FSS’nin taşınma kapsamına dahil olup olmayacağı, taşınacak bölge ve zamanlama henüz belirlenmedi. Hükümet planının somutlaşma derecesine göre sendikanın talep kapsamı ve tepki düzeyi de değişebilir.
FSS sendikası daha önce finansal şikayetlerin yüzde 81,4’ünün ve finans şirketi genel merkezlerinin yüzde 91,6’sının başkent bölgesinde yoğunlaştığını belirterek taşra taşınması tartışmasının durdurulmasını talep etmişti. Denetim kurumunun finansal sahadan uzaklaşmasının tüketici müdahalesi ve saha denetimi etkinliğini düşürebileceği görüşünü savunuyor.
Sendika, finansal denetim işinin genel idari kurumların taşınmasından farklı olduğunu da vurguluyor. Finans şirketi denetimi, finansal tüketici şikayetlerinin çözümü, izin ve bildirim başvurularının kabulü gibi yüz yüze temas gerektiren işlerin çok olması nedeniyle, kurum taşınmasının maliyetinin yalnızca görev yeri değişikliğiyle sınırlı kalmayacağını savunuyor.
Değişiklik yapılan sendika kanununun işveren kapsamını genişletmesi de FSS’nin gözden geçirmesi gereken bir konu. Doğrudan iş sözleşmesi bulunmasa dahi, çalışma koşullarını fiilen ve somut biçimde yönlendirebilen-belirleyebilen taraf, o kapsamda işveren olarak kabul edilebiliyor.
FSS bünyesinde temizlik ve güvenlik gibi taşeron (alt yüklenici) personelin bu kapsamda potansiyel muhatap olarak gündeme geldiği belirtiliyor. Bu personel bir sendika kurarsa, doğrudan işvereni olan hizmet şirketinin yanı sıra çalışma yeri ve ortamını yöneten FSS’ye karşı da müzakere talep edebilme ihtimali doğuyor.
Ancak şu an FSS’de çalışan taşeron personeli örgütleyen bir sendika bulunmadığı aktarıldı. FSS sendikası da yalnızca kendi üyelerinin çalışma koşulları ve haklarını temsil eden bir yapı olduğundan, taşeron personel adına müzakereye giremiyor.
Bir FSS yetkilisi, “güvenlik ve temizlik personelinin tamamı taşeron biçiminde çalışıyor, ancak onları temsil eden bir sendika olmadığı için şu an müzakerenin kendisi mümkün değil” dedi ve “ileride bir sendika kurulursa, o zaman asıl işveren konumundaki FSS ile müzakere sorunu gündeme gelebilir” diye ekledi. Bu açıklama, mevcut durumda taşeron personelin müzakere masasına gelmesinin önünde hukuki değil örgütlenme eksikliğinden kaynaklı bir engel bulunduğunu gösteriyor.
FSS sendikasının talep listesi sunulduğunda bu yılki toplu sözleşmenin kapsamı somutlaşacak. Taşra taşınmasıyla ilgili içerik talep listesine girerse, taşınma politikasının kendisinden çok personel yerleştirme kriterleri, görev yeri değişikliği, işe gidiş-geliş ve taşınma masraflarının karşılanması gibi çalışma koşulu değişiklikleri müzakere konusu olabilir.
Yorum 0