ABD'nin uluslararası yatırım pozisyonundaki 'net dış borcunun', dünya genelindeki net alacaklı ülkelerin toplam net varlığının yaklaşık yüzde 80'ine ulaştığı belirlendi. Yapay zeka yatırımlarındaki ivme zayıflarsa ABD hisse senetleri ile dolar varlıklarının birlikte düzeltmeye girebileceği öngörülüyor.
Nomura, yayımladığı raporda ABD'nin net uluslararası yatırım pozisyonu açığının 21,3 trilyon dolara ulaştığını hesapladı. ABD Ticaret Bakanlığı'na bağlı Ekonomik Analiz Bürosu (BEA), 2026 yılının ilk çeyreğine ait net uluslararası yatırım pozisyonunu (NIIP) eksi 21,27 trilyon dolar olarak açıkladı. BEA'nın verilerine göre ABD'nin yurt dışındaki finansal varlıkları 43,37 trilyon dolar, dış borçları ise 64,64 trilyon dolar olarak kaydedildi.
NIIP, bir ülkenin yurt dışında sahip olduğu finansal varlıklardan, yabancıların o ülkede tuttuğu finansal yükümlülüklerin çıkarılmasıyla hesaplanıyor. Bu rakamın negatif çıkması, ülkenin yurt dışındaki varlıklarından daha fazla yabancı alacağı taşıdığı anlamına geliyor.
ABD'nin net borcunun, dünya genelindeki net alacaklı ülkelerin toplam net varlığına oranla yaklaşık yüzde 80 seviyesinde olması, ABD'deki dış dengesizliğin diğer ülkelerin net dış varlıklarıyla kıyaslandığında da büyük bir ölçekte olduğu anlamına geliyor. Nomura, ABD'ye yönelen sermaye akışı ile yapay zeka temalı hisselerdeki sıra dışı yükselişin bu yapıyı büyüttüğünü değerlendirdi.
'Yapay zeka', ABD ekonomisinin büyüme motoru olarak görülürken aynı zamanda dış dengesizliği derinleştirebilecek bir unsur olarak da öne çıkıyor. Yarı iletken ve elektrik fiyatlarındaki artışın enflasyonu tetiklediği, yarı iletken ile teknoloji ekipmanı ithalatındaki büyümenin ise dış ticaret açığını genişletebileceği belirtiliyor.
Büyük bulut hizmeti şirketlerinin yüksek hacimli şirket tahvili ihraç etmesinin ABD tahvil getirilerini yukarı çekebileceği de raporda yer alan bir başka değerlendirme. Bu durum, yapay zeka altyapı yatırımlarının yalnızca hisse senedi piyasasını değil tahvil piyasasını, enflasyonu ve dış ticaret akışını da etkileyebileceği anlamına geliyor.
Dünya genelindeki tasarrufların dolar cinsinden varlıklarda yoğunlaşması, yabancı yatırımcıların ABD varlıklarına olan maruziyetini de büyüttü. Nomura'nın değerlendirmesine göre ABD'ye yönelen net sermaye girişi ile yapay zeka temalı hisselerdeki yükselişin birlikte hareket etmesi, ABD'nin uluslararası yatırım pozisyonundaki net borcu genişletti.
Nomura, yapay zeka alanındaki gelişmenin beklenenden zayıf kalması halinde ABD hisse senedi piyasasının sert bir düzeltmeyle karşılaşabileceğini öngördü. Yüksek değerlemelerin zayıflayan temel göstergelerle örtüşmesi durumunda, ABD borsasındaki düzeltmenin küresel çapta risk iştahının azalmasına yol açabileceği bir senaryo olarak sunuldu.
Yabancı yatırımcıların ABD varlıklarındaki paylarını azaltması halinde dolar değerinde de aşağı yönlü baskı oluşabileceği Nomura'nın analizleri arasında yer aldı. Ancak bunun kesinleşmiş bir piyasa senaryosu değil, yapay zeka büyümesindeki yavaşlama ile hisse senedi piyasasındaki düzeltmenin eş zamanlı gerçekleşmesi varsayımına dayanan koşullu bir öngörü olduğu vurgulanıyor.
Raporun işaret ettiği bir diğer değişken de ABD'nin bütçe ve cari işlemler açığı. Nomura, bu yıl ABD bütçe açığının gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 6,4'üne, cari işlemler açığının ise GSYH'nin yüzde 3,4'üne ulaşmasını bekliyor.
İki açığın da mevcut büyüklükte süresiz şekilde devam etmesinin zor olduğu değerlendirmesi de raporda yer aldı. Bütçe açığı ile cari işlemler açığının aynı anda birikmesi, ABD'nin yurt dışı sermayeye olan bağımlılığını artırabilir.
Geçmişte yaşanan küresel finans krizi ve Kovid-19 döneminde, ABD'de yerleşik yatırımcıların yurt dışındaki varlıklarını ülkeye geri getirmesi doların güçlenmesini destekleyen bir unsur olmuştu. Sermayenin yurt dışından ABD'ye dönmesi, hem ABD varlıklarına hem de dolara olan talebi birlikte artırabiliyor.
Bugün ise yabancı yatırımcıların ABD varlıklarındaki payının geçmişe kıyasla çok daha büyük olması nedeniyle, bu yatırımcıların elindeki varlıkları azaltması doları zayıflatan bir etken olabilir; bu da Nomura'nın vardığı sonuçlardan biri. Geçmişten farklı olarak, yabancı yatırımcıların ABD varlığı satışının dolar akışını daha doğrudan etkileyebileceği belirtiliyor.
Nomura, ABD'nin portföy şeklindeki dış borcunun büyük ölçüde arttığını belirterek, net uluslararası yatırım pozisyonundaki borç azalışını tamamen dengeleyebilmek için ABD portföy varlıklarının yüzde 30'un üzerinde değer kaybetmesi gerektiğini hesapladı. Bu oran, küresel finans krizi düzeyinde bir sermaye geri dönüşünü varsayan bir simülasyonun sonucu.
Yapay zeka yatırımları ile ABD teknoloji hisselerinin değerlemesi arasındaki bağlantı, TokenPost'un daha önce ele aldığı ABD'li büyük teknoloji şirketlerinin yatırım eğilimi haberinde de gündeme gelen bir konuydu. Bu analiz yalnızca yapay zekanın büyümeyi hızlandırıp hızlandırmadığına değil; hisse senedi değerlemesi, tahvil getirileri ve dolar varlıklarındaki yoğunlaşmayı tek bir çerçevede ele almasıyla dikkat çekiyor.
Türkiye'deki yatırımcılar açısından da ABD'deki uzun vadeli faizler ve dolar hareketleri, yurt dışı hisse senedi ve döviz kuru pozisyonlarını değerlendirirken göz önünde bulundurulması gereken bir unsur. Piyasada gerçek bir düzeltme yaşanıp yaşanmayacağı ve doların seyri; yapay zeka şirketlerinin finansal sonuçlarına, fon sağlama koşullarına ve yabancı yatırımcıların pozisyon stratejilerine bağlı olarak değişebilir.
Yorum 0