Abu Dabi yönetiminin ABD spot Bitcoin(BTC) borsa yatırım fonlarına (ETF) 1 milyar doların (yaklaşık 1 trilyon 449 milyar won) üzerinde yatırım yaptığı, resmi belgelerle sonradan ortaya çıktı. Spot Bitcoin ETF’lerinden ‘kısa vadeli düzeltme’ ve ‘fon çıkışı’ haberleri gelirken, sahneye bu kez doğrudan ‘devlet parası’nın Bitcoin toplama tarafında girmesi, piyasanın odağını bu yöne çevirmiş durumda.
ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) kayıtlarına göre, Abu Dabi devlet fonu ile bağlantılı yatırımcılar 2025 yılı sonu itibarıyla ABD spot Bitcoin ETF’lerinde toplam 1 milyar 400 bin doların (yaklaşık 1 trilyon 454 milyar won) üzerinde pozisyona sahip görünüyor. Bu çerçevede Abu Dabi devlet fonu Mubadala Investment Company(Mubadala Investment Company), BlackRock’un spot Bitcoin ETF’sinde 12,7 milyon adedin üzerinde pay bildirdi. Bu paketin piyasa değeri yaklaşık 630,7 milyon dolar (yaklaşık 914,4 milyar won) seviyesinde.
Ayrıca Al Warda Investments(Al Warda Investments) da aynı ETF’de yaklaşık 8,2 milyon adetlik ek pozisyon taşıyor. Bu ikinci bloğun değeri yaklaşık 408,1 milyon dolar (yaklaşık 591,7 milyar won) olarak hesaplanıyor. İki kurumun pozisyonları birlikte değerlendirildiğinde, yalnızca BlackRock Bitcoin ETF’si tarafında yaklaşık 20,9 milyon adetlik büyük bir ‘devlet hesabı’ büyüklüğünde para park etmiş durumda.
Bu son SEC bildirimi, ortada bireysel yatırımcıların ‘kısa vadeli al-sat denemesi’nden çok ‘devlet fonu ölçeğinde uzun vadeli para’nın Bitcoin’e erişmeye başladığını açık biçimde gösteriyor. Belgelerde esas alınan tarih 2025’in 12 Aralık günü; yani yıl sonu kapanış bakiyesi. Bu da hamlelerin ‘günlük trade’ten ziyade, ‘yıllık portföy tahsisi’ stratejisinin bir parçası olarak Bitcoin eklemesi şeklinde okunmasına yol açıyor.
Ancak kayıtların kamuoyuna yansıdığı tarihte piyasadaki hava pek iç açıcı değil. Spot Bitcoin ETF’leri son günlerde 1 günde 104,87 milyon dolarlık (yaklaşık 152 milyar won) net çıkış kaydederek paranın dışarı taştığı bir tablo çiziyor. Kısa vadeli kâr realizasyonu baskısı altında Bitcoin fiyatı 60 bin dolar orta bandında yatay hareket ederken, yatırımcı psikolojisi de fazlasıyla hassas.
Türev veri platformu Coinglass(Coinglass) verilerine göre Bitcoin spot fiyatı, 60 bin–70 bin dolar aralığında net bir yön bulamadan ‘kutu’ içinde sıkışmış görünüyor. Tüm bu tabloya karşın, Abu Dabi örneğinde olduğu gibi ‘egemenlik fonu’ niteliğindeki paranın ETF kanalıyla sessizce Bitcoin pozisyonu inşa etmesi, zaman ufku geniş bir ‘uzun vade oyunu’ olarak yorumlanıyor.
Bitcoin fiyatı teknik analiz perspektifinden bakıldığında, belirgin destek ve direnç seviyeleri arasında sıkışma sürecinden geçiyor. Grafikler, 60 bin–64 bin dolar bandının güçlü bir talep bölgesi olarak çalıştığını ve bu bölgeden gelen alımların tekrar tekrar tepki yükselişleri ürettiğini gösteriyor. Güncel fiyat, 70 bin–71 bin dolar aralığındaki direnç kuşağının hemen altında yatay seyrediyor.
Bu 70 bin–71 bin dolar bandı, kısa vadeli tavanı defalarca test ettikten sonra fiyatı geri çeviren seviye konumunda. Analistlere göre bu bandın ‘net biçimde kırılması’ ve sonrasında bu bölgenin üzerinde kalıcı fiyatlama görülmesi, kısa vadeli yapının yeniden ‘yukarı trend’ yönünde kurulmasını sağlayabilir. Böyle bir senaryoda orta vadeli hedef olarak önce 80 bin dolar, ardından 90 bin dolar seviyeleri masaya geliyor.
Aşağı yönlü riskler ise görece daha yalın görünüyor. Mevcut teknik yapıda 64 bin dolar seviyesi ‘ana dip’ konumunda. Fiyat bu eşiğin üzerinde kaldığı sürece senaryo, ‘zirve sonrası kutu içinde yeniden yapılanma’ şeklinde korunuyor. Ancak 64 bin doların aşağı yönde kırılması halinde, 60 bin dolar seviyesinin kısa vadede yeniden test edilmesi olasılığı öne çıkıyor.
Bu noktada ETF bildirimiyle teknik tablo arasındaki kesişim dikkat çekiyor. Fiyat yukarı ve aşağı sınırlar arasında dalgalanırken, tam da bu bant içinde ‘egemenlik fonu ölçeğinde para’nın ETF üzerinden sessizce pozisyon biriktirdiği görülüyor. Piyasaya dışarıdan bakan katılımcılar, “Bitcoin’i bu aralıkta tutarak, hükümet ve devlet fonlarına uzun vadeli alım için alan mı açılıyor?” sorusunu sormadan edemiyor.
Teknik görünüm önümüzdeki dönemde adım adım iyileşir ve 71 bin dolar seviyesi kalıcı destek alanına dönüşürse, sonrasında fiyatın ‘önce uzun vadeli pozisyonlanmayı kuran büyük parayı’, ardından perakende yatırımcıyı peşine takan bir yükseliş dalgası üretmesi mümkün. Fakat bugün itibarıyla tablo, 64 bin dolar üzerinde oluşan ‘temel birikim alanı’ ile 70 bin dolar civarındaki ‘kısa vadeli kâr satışı duvarı’nın karşılıklı güç mücadelesine benziyor.
Devletler ve devlet fonları gibi ‘siyasi ve kurumsal sermaye’ blokları için zaman baskısı bulunmuyor. Portföylerinin belli bir yüzdesini Bitcoin’e ayırıp kademeli alım yapabilir, sert dalgalanmaları göğüsleyerek uzun vadeli elde tutma yaklaşımı benimseyebiliyorlar. Buna karşılık bireysel yatırımcıların önemli kısmı benzer bir soğukkanlılığı korumakta zorlanıyor. Fiyat yatay bir bantta ne kadar uzun süre oyalanırsa, ‘yeni fırsat arayışı’ ve ‘sabırsızlık’ o kadar öne çıkıyor.
Piyasada son dönemde ilgi toplayan Bitcoin Hyper(Bitcoin Hyper, HYPER) tam da bu açığı hedefleyen bir proje olarak öne çıkıyor. Proje, Bitcoin ekosistemine odaklanan bir katman-2 blokzinciri olarak tasarlanmış durumda. Altyapı tarafında Solana(SOL) çizgisindeki bir mimariyi benimseyerek, ‘işlem hızı’ ve ‘ücret’ kalemlerinde iyileşme hedefliyor.
Projenin merkezinde, ‘Bitcoin’in marka değeri ve güvenliğini korurken, bu temel üzerinde gerçek zamanlı zincir üstü faaliyetleri büyütmek’ fikri yatıyor. Ödeme, staking, ölçeklenebilir uygulama çalıştırma gibi, yalnızca ana Bitcoin ağında kısıtlı biçimde mümkün olan kullanım alanlarının, katman-2 üzerinde daha esnek biçimde sunulması hedefleniyor. Bu sayede Bitcoin’in ‘sadece dijital altın’ imajından sıyrılarak, kendi üzerinde işleyen bir ekosistem doğurması amaçlanıyor.
Projeye yönelik yatırım ilgisi de sayılara yansımış durumda. Bitcoin Hyper ön satışı şimdiye kadar 31 milyon doların (yaklaşık 4 trilyon 492 milyar won) üzerinde fon toplamış görünüyor. HYPER token’ı, bir sonraki aşamada fiyat artışı planlanmadan önce 0,0136751 dolar (yaklaşık 20 won) seviyesinden satışta. Staking getirisi tarafında ise azami yüzde 37 düzeyine kadar vaat sunuluyor. Bu yapı, kutu piyasasında ‘getiri alternatifi’ arayan sermayenin bir bölümünü cezbediyor.
İlerleyen dönemde Bitcoin fiyatı 71 bin dolar eşiğini hacimli biçimde kırar ve yeni zirveler aramaya başlarsa, bu tür katman-2 projelerin doğal bir ‘kaldıraç etkisi’ ile daha yüksek getiri potansiyeli elde etmesi mümkün. Buna karşılık Bitcoin uzun süre yatay bantta sıkışık seyrini sürdürür, piyasa ağırlıklı biçimde kurum ve devlet fonlarının birikim sahasına dönüşürse bile, Bitcoin Hyper gibi kendi zincir üstü faaliyeti ve token ekonomisi olan projeler görece bağımsız bir yükseliş hikâyesi yaratabilir.
Son tahlilde Bitcoin piyasası, ‘devlet ölçekli uzun vadeli birikim’ ile ‘bireysel yatırımcının kısa vadeli kaygıları’nın kesiştiği bir kavşakta duruyor. Abu Dabi devlet fonunun ETF alımları, Bitcoin’in hâlâ küresel ölçekte portföy varlığı olarak ciddiye alındığını gösteriyor. Aynı anda, kutu piyasasından bile yeni anlatılar türeten katman-2 ve altyapı projelerinin sahneye çıkması, Bitcoin’in artık tek başına bir varlık değil, genişleyen bir ‘platform’ olarak algılanmaya başladığına işaret ediyor.
Yorum 0