Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Yüzde 117,5’e çıkan Fransa borcunda tahvil imhası tartışması

Jean-Luc Mélenchon (Yapay zeka illüstrasyonu) / TokenPost.ai

Fransa’nın kamu borcu, 2026’nın ilk çeyreği sonunda gayri safi yurt içi hasılanın (GSYH) yüzde 117,5’ine ulaştı. Bu tablonun hemen ardından, La France Insoumise (LFI, Boyun Eğmeyen Fransa) partisinin cumhurbaşkanı adayı Jean-Luc Mélenchon(Jean-Luc Mélenchon)’un merkez bankasındaki devlet tahvillerini iptal etme önerisi, maliye ve para politikası tartışmalarını alevlendirdi.

Fransız İstatistik Kurumu (Insee) açıklamasına göre, Fransa’nın kamu borcu 2026’nın birinci çeyreği sonunda 3 trilyon 53,61 milyar euroya ulaştı. Borcun GSYH’ye oranı, bir önceki çeyrekteki yüzde 115,7’den yüzde 117,5’e yükseldi.

Mélenchon, Fransa Merkez Bankası’nın (Banque de France) kayıtlarında görünen ve mülkiyeti Avrupa Merkez Bankası’na (ECB) ait olan Fransız devlet tahvillerinin dondurulmasını ya da tamamen silinmesini önerdi. 27 Ağustos’ta (yerel saatle) Fransa İşverenler Konfederasyonu’nun (Medef) düzenlediği bir tartışma programında konuşan Mélenchon, bu adımın özel sektör alacaklılarını kapsamayacağını, bu aşamada yalnızca kamunun elindeki tahvillerin gündemde olduğunu vurguladı.

Önerinin arkasındaki mantık şu soruya dayanıyor: devlet, kendi kendine olan borcunu taşımaya gerçekten mecbur mu? Fortune dergisinin haberine göre Mélenchon, Fransa Merkez Bankası’nın elinde bulunan yüzde 18’lik kısmın ‘yakılabileceğini’ söyledi. Ancak önerinin nasıl hayata geçirileceğine dair somut bir plan şu ana kadar paylaşılmadı.

Tahvil piyasası da mali tartışmaya duyarlı tepki veriyor. 4 Eylül itibarıyla Fransa’nın 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 4,189, Almanya’nın 10 yıllık tahvil getirisi ise yüzde 3,3376 seviyesindeydi. Bu verilere göre iki ülke arasındaki 10 yıllık faiz farkı yaklaşık 85 baz puana denk geliyor.

Reuters, Fransa ile Almanya arasındaki 10 yıllık faiz makasının daha önce 88 baz puana kadar açıldığını aktardı. Habere göre Fransa’nın borç yükü, 2027 cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde siyasi bir tartışma konusu haline geldi; ayrıca Morgan Stanley’nin yatırımcılara Fransız tahvillerindeki pozisyonlarını azaltmalarını tavsiye ettiği de aynı haberde yer aldı.

Tartışmanın özünde Avro Bölgesi anlaşmaları ve merkez bankası bağımsızlığı yatıyor. Avrupa Birliği’nin İşleyişi Hakkında Antlaşması’nın (TFEU) 123. Maddesi, ECB’nin ve üye ülke merkez bankalarının hükümetlere doğrudan kredi vermesini veya devlet borçlanma araçlarını doğrudan satın almasını yasaklıyor. Mélenchon’un önerisinin fiilen uygulanabilmesi için bu maddeyle çelişmeyen bir yol bulunması gerekiyor.

Alman Merkez Bankası (Bundesbank) Başkanı Joachim Nagel(Joachim Nagel), Le Monde’a verdiği röportajda “Avro sistemindeki hiçbir merkez bankasının, ECB dahil, devlet borcunu iptal etme yetkisi yok” dedi. Nagel, böyle bir adımın hükümete yönelik parasal finansman anlamına geleceğini ve Avrupa antlaşmalarınca yasaklandığını belirtti.

Fransa içinden de tepki geldi. Fransa Ekonomi Bakanı Roland Lescure(Roland Lescure), önerinin mali bir krizi tetikleyebileceğini söyleyerek eleştirdi. Eski Avrupa Birliği (AB) Komiseri Thierry Breton(Thierry Breton) ise adımın hukuken mümkün olmadığını vurguladı.

Buna karşılık Matthieu Pigasse(Matthieu Pigasse), devlet borcunun bir kısmının ekonomik ya da finansal bir şok yaratmadan iptal edilebileceğini savundu. LFI içinde ise bu tartışmanın sonbahar siyasetinin merkezine oturmasından memnuniyet duyulduğu yönünde sinyaller var.

Tartışma, borcun nasıl azaltılacağından çok, devlet tahvillerinin kimin elinde olduğu ve hangi kurumsal çerçevede ele alınabileceği sorusuna doğru genişliyor. TokenPost daha önce ABD’deki borç tartışmasının da mali sıkılaşmadan çok tahvil talebini kimin üstleneceği sorusuna kaydığını aktarmıştı.

Konu, yalnızca bir Fransız seçim vaadi olarak görülmüyor. Avro Bölgesi’nin ikinci büyük ekonomisinde devlet tahviline duyulan güven sarsılırsa, bu durum Avrupa faizlerine, döviz kurlarına ve küresel risk iştahına da yansıyabilir.

Mélenchon’un önerisinin somut bir düzenlemeye dönüşüp dönüşmeyeceği ise antlaşma yorumuna, ECB’nin tutumuna ve diğer üye ülkelerin onayına bağlı. Özel sektör alacaklılarının kapsam dışı bırakılacağı belirtilse de piyasalar, merkez bankası elindeki tahvillerin iptalini tek başına parasal finansman sinyali olarak okuyabilir.

Insee, 2026’nın ikinci çeyreğine ait kamu borcu verilerini 29 Eylül’de yerel saatle 08.45’te (Türkiye saatiyle 09.45) açıklayacak.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1