Döviz kuru hareketlerinin tüketici fiyatlarına ne ölçüde yansıdığını belirleyen en güçlü etken, bir ülkenin ekonomik büyüklüğü ile enflasyon seviyesi olarak öne çıktı. Araştırmaya göre kur oynaklığı ile geçişkenlik arasında düz bir ilişki yok; oynaklık orta düzeydeyken geçişkenlik en düşük noktasına iniyor ve bu da grafikte U harfine benzeyen bir eğri oluşturuyor.
BIS(Uluslararası Ödemeler Bankası) kıdemli ekonomisti Emanuel Kohlscheen(Emanuel Kohlscheen) ile baş ekonomisti Aaron Mehrotra(Aaron Mehrotra), 22 Temmuz'da (yerel saatle) yayımlanan BIS Çalışma Raporu No. 1371'de yaklaşık 100 ülkenin son 40 yıllık verilerini inceleyerek bu bulgulara ulaştıklarını yazdı. Çalışma iki araştırmacı tarafından kaleme alındı.
Döviz kuru geçişkenliği, yerel paranın değer kaybetmesi ya da doların güçlenmesi gibi kur hareketlerinin ithal ürün fiyatları üzerinden yurt içi tüketici fiyatlarına yansıma derecesini ifade ediyor. Geçişkenlik yüksek olduğunda aynı kur şoku fiyatları daha sert hareket ettirebiliyor.
Araştırmacılar geleneksel ekonometrik yöntemleri rastgele orman(random forest) tekniğiyle birlikte kullandı. Rastgele orman yöntemi, değişkenler arasındaki doğrusal olmayan ilişkileri incelemek ve her faktörün göreli önemini karşılaştırmak için tercih edildi.
Analize göre ekonomik büyüklük ve enflasyon seviyesi, döviz kuru geçişkenliğiyle en güçlü bağlantıyı gösteren faktörler oldu. Araştırmacılar, ekonomik büyüklüğün şirketlerin kur değişimini fiyatlara ne kadar yansıtacağını belirleyen fiyat farklılaştırması stratejisiyle ilişkili olabileceğini belirtti. Bu iki faktörü ürün homojenliği ve kur oynaklığı izledi.
Önceki araştırmalarda önemli bir değişken olarak ele alınan ticari açıklık, bu analizde incelenen temel faktörler arasında göreli önemi en düşük olan değişken olarak çıktı. Bu sonuç, ticari açıklığın geçişkenliği hiç etkilemediği anlamına gelmiyor; sadece diğer değişkenlere kıyasla bağlantısının daha zayıf çıktığını gösteriyor.
Gelişmiş ülkelerin ortalama döviz kuru geçişkenliği, tüm örneklemde yüzde 7,6 olarak ölçüldü, ancak son 10 yılda bu oran yüzde 4,4'e geriledi. Geniş kapsamlı gelişmekte olan piyasalar ve gelişmekte olan ülkeler grubunda ise geçişkenlik, dönemden döneme yüzde 17-20 aralığında seyretti.
Enflasyonun yüzde 5'in altında kaldığı dönemlerde döviz kuru geçişkenliği görece düşük çıktı. Araştırma, fiyat istikrarı arttıkça kur şoklarının tüketici fiyatlarına yansıma derecesinin de sınırlanabileceğini ortaya koydu. Ancak bu sonuçlar değişkenler ile geçişkenlik arasındaki ilişkiyi gösteriyor; belirli bir politikanın tüm ülkelerde geçişkenliği belirli bir oranda düşürdüğü yönünde bir neden-sonuç ilişkisi ortaya koymuyor.
Kur oynaklığı düşük seviyeden yükselmeye başladığında geçişkenlik önce azaldı, orta düzeyde en düşük noktasına ulaştı, oynaklık daha da arttığında ise yeniden yükseldi. Araştırmacılar son 40 yıllık verilerde gözlemlenen bu ilişkiyi U şeklinde bir eğri olarak sundu.
Enflasyonun hedeften çok sapmadığı, kur rejiminin yönetilen dalgalı ya da serbest dalgalı kura yakın olduğu ve sağlam bütçe dengesiyle ölçülen mali politika güvenilirliğinin yüksek olduğu durumlarda geçişkenlik de düşük çıktı.
Araştırma, Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH), stabilcoin'ler ya da kripto para borsalarının fiyat ve likidite verilerini incelemedi. Bu nedenle çalışmanın bulguları, Güney Kore wonunun döviz kuruna ya da kripto para piyasasındaki fiyat hareketlerine doğrudan genellenemez.
BIS, çalışma raporunun teknik bir araştırma belgesi olduğunu ve içerdiği görüşlerin BIS'in veya üye merkez bankalarının resmi görüşüyle mutlaka örtüşmediğini belirtti.
Yorum 0