Amerika Birleşik Devletleri’nde borsaya kote bazı şirketler, Solana(SOL) yatırımlarıyla ciddi zararlarla karşı karşıya kaldı. CoinGecko verilerine göre bu şirketler toplamda yaklaşık 1,200 milyon Solana tutarak, ciritüye göre tüm dolaşımdaki arzın yaklaşık %2'sine sahip. Ancak bu yatırımlar 15 milyar doları (yaklaşık 2 trilyon 194 milyar won) aşan ‘gerçekleşmemiş zarar’ yaratmış durumda. Fiyatlar satın alım dönemine kıyasla ciddi şekilde düştü ve bu durum, şirket hisselerinde sert düşüşlere neden oldu.
Zararların büyük kısmı dört şirkette yoğunlaşıyor: Forward Industries, Sharps Technology, DeFi Development Corp ve Upexi. CoinGecko'nun analizine göre bu dört şirket toplamda 14 milyar dolarlık (yaklaşık 2 trilyon 49 milyar won) zarar etti. Özellikle Forward Industries, Solana’yı ortalama 230 dolardan adet başına 6.9 milyon birimle satın aldı. Güncel fiyattan (yaklaşık 84 dolar) hesaplandığında bu firma yalnızca bu pozisyonundan 10 milyar dolarlık (yaklaşık 1 trilyon 462 milyar won) zarar yazdı.
Benzer şekilde, Sharps Technology yaklaşık 389 milyon dolarlık Solana alımı gerçekleştirmişti. Ancak güncel değeri bu miktarın neredeyse yarısından az, yalnızca 169 milyon dolara gerilemiş durumda. DeFi Development Corp ise daha kademeli alım yapmış olsa da, şirketin hisse fiyatı Solana varlıklarının değerinin oldukça gerisine düşmüş vaziyette. Dikkat çeken bir diğer nokta ise bu şirketlerin henüz Solana satışı gerçekleştirmemiş olmaları. Öte yandan son alımlar Ekim 2023'te gerçekleştiğinden bu yana yeni bir yatırım hamlesi de yapılmamış görünüyor. On-chain veriler ise satış yönünde bir sinyal bulunmadığını gösteriyor.
Ancak Solana kaynaklı zararlar kadar dikkat çeken bir diğer unsur, borsadaki hisse değerlerinin düşüşü. Google Finance verilerine göre bu şirketlerin hisse değerleri Solana’daki düşüşün de ötesine geçti. Son altı ayda bu firmaların hisse fiyatları %59 ila %73 oranında azaldı. Özellikle Upexi’nin zararı 130 milyon dolar seviyesindeyken, hisseleri son altı ayda %80’in üzerinde değer kaybetti.
CoinGecko’ya göre yaşanan durum, şirketlerin ‘net varlık değeri (mNAV)’nin neredeyse yok sayıldığı ve yatırımcıların bu varlıklara güvenmediği bir atmosfer oluşturdu. Bu da şirketlerin yeni yatırım sermayesi bulmasını daha da zorlaştırıyor. Varlıklar hâlâ bilançoda yer alsa da, piyasa bunları fiyatlamayı reddediyor.
Bu gelişmeler, ‘kripto hazinesi’ stratejisini benimseyen şirket modelinin gelgitli bir geçiş sürecine girdiğini gösteriyor. Bitcoin(BTC), Ethereum(ETH), BNB gibi kripto paraları bilançolarına dâhil eden ve MicroStrategy modelinden esinlenen şirketlerin sayısı son yıllarda arttı. Ancak kripto fiyatlarındaki sert düşüş ve piyasa likiditesinin daralması, bu yaklaşımın sürdürülebilirliği konusunda soru işaretleri doğurdu.
Cointelegraph’ın Byte-Sized Insight isimli podcast’inde bu tür gelişmelerin ‘kurumsal yatırımcılar için doğal bir büyüme sancısı’ olarak tanımlandığı belirtildi. DeFi Development CEO’su Joseph Onorati, pazar yapısının evriminin henüz başında olduğunu ve “validator gelirleri” gibi uzun vadeli stratejilerin gelecekte belirleyici olacağını savunsa da, yatırımcıların bu açıklamalara verdiği tepki oldukça zayıf.
Kriptoyu net aktif hesabına dahil eden şirketlerin sayısı artarken piyasa hâlâ bu yaklaşımı deneysel buluyor. Kısa vadeli zararların ne oranda fırsata dönüşeceği ise hem kripto hem de geleneksel sermaye piyasalarının direnç gücüne bağlı olacak.
Yorum 0