Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Bitcoin(BTC) madenci cüzdanlarından rekor çıkış: Satış baskısı mı, sermaye yeniden dağılımı mı?

Bitcoin(BTC) madenci cüzdanlarından rekor çıkış: Satış baskısı mı, sermaye yeniden dağılımı mı? / Tokenpost

비itcoin(BTC) madenci cüzdanlarından büyük miktarda çıkış yaşanmasına rağmen, kamuya açık veriler birlikte değerlendirildiğinde bu hareketlerin doğrudan sert bir ‘satış baskısı’ artışına işaret etmediği yorumu öne çıkıyor. Madencilik sektöründeki on-chain akışlarla resmi açıklamalar arasındaki fark açıldıkça, piyasada ‘madenci satış korkusu’ndan çok ekosistem genelinde ‘sermaye yeniden dağılımı’ ihtimaline odaklanılıyor.

5 Şubat’ta madenci cüzdanlarından borsalara ve diğer cüzdanlara taşınan Bitcoin miktarı 28.605BTC oldu. Bu rakam, o anki fiyata göre yaklaşık 1,8 milyar dolar (yaklaşık 2 trilyon 5858 milyar won) büyüklüğe denk geliyor. Kripto veri platformu ‘CryptoQuant’a göre, ertesi gün 6 Şubat’ta da madenci bağlantılı cüzdanlardan 20.169BTC, yani yaklaşık 1,4 milyar dolar (yaklaşık 2 trilyon 87 milyar won) değerinde Bitcoin çıktı. Bu, 12 Kasım 2024’te 30.187BTC’nin hareket ettiği dönemden bu yana görülen en büyük ‘madenci outflow’ örneklerinden biri.

Zamanlama da ‘hassas’ sayılabilecek bir noktaya denk geldi. Bitcoin fiyatı 5 Şubat’ta yaklaşık 62.809 dolar (yaklaşık 90 milyon 250 bin won) seviyesine kadar geriledikten sonra, bir gün sonra 6 Şubat’ta 70.544 dolar (yaklaşık 101 milyon 650 bin won) bandını yeniden test etti. Fiyat oynaklığının bu kadar yüksek olduğu dönemlerde, büyük madenci cüzdanlarından çıkan yüksek hacimli transferler genellikle ‘kısa vadeli satış baskısı sinyali’ şeklinde yorumlanmaya açık olur. Ancak bu kez on-chain verilerle borsada işlem gören madencilik şirketlerinin açıkladığı gerçek madencilik ve satış hacimleri arasındaki ‘büyük uçurum’ dikkat çekiyor.

Cointelegraph’ın 1 aylık performans bildirimlerini derlediği verilere göre, şimdiye kadar ocak sonuçlarını açıklayan halka açık madenciler CleanSpark, Bitdeer, Hive Digital Technologies, BitFuFu, Canaan, LM Funding America, Cango ve DMG Blockchain Solutions olmak üzere 8 şirketten oluşuyor. Bu şirketlerin 1 ay boyunca ürettiği toplam Bitcoin miktarı 2377BTC civarında kaldı. Bu rakam, yalnızca 5 Şubat tarihindeki tek günlük 28.605BTC’lik madenci outflow hacminin onda birini bile bulmuyor.

Halka açık madencilerin kendi açıkladığı satış miktarları da hesaba katıldığında fark daha da büyüyor. Örneğin CleanSpark, Cango ve DMG’nin 1 ayda sattığı Bitcoin miktarlarını toplasak bile, 5 Şubat’ta madenci cüzdanlarından taşınan 28.605BTC ile kıyaslamak mümkün değil. Bu nedenle on-chain göstergelerde görülen ‘madenci outflow’unun, doğrudan büyük ölçekli spot satış ya da madencilerin ‘topluca pes etmesi’ anlamına gelmediği yönündeki görüş güç kazanıyor.

CryptoQuant, ‘madenci outflow’ verisinin yalnızca madencilerin sahip olduğu coin’lerin borsalara taşınmasını değil, madencilik havuzu içindeki cüzdanlar arası transferleri, saklama (custody) hizmetlerine ve üçüncü taraf kurumlara yapılan aktarımları da kapsadığını belirtiyor. Yani coin’lerin cüzdan değiştirmesi tek başına ‘hemen piyasada satılacağı’ anlamına gelmiyor. Ayrıca halka açık madencilerin ocak ayı madencilik ve satış raporlarıyla kıyaslandığında, bu büyük hacimli transferlerin borsaya kote olmayan özel madencilik şirketleri veya diğer kurumsal oyuncuların portföy yeniden düzenleme hamlesi olma ihtimali daha yüksek görülüyor.

Bireysel şirket açıklamalarına bakıldığında, madencilerin finansal stratejilerinde ‘farklı yollar’ izlediği net biçimde görülüyor. CleanSpark, ocak ayında 573BTC ürettiğini ve bunun 158,63BTC’lik kısmını sattığını duyurdu. Böylece ay sonu itibarıyla elindeki Bitcoin bakiyesi 13.513BTC’ye ulaştı. Şirket, bir yandan nakit likiditeyi güçlendirip diğer yandan kayda değer miktarda Bitcoin’i ‘kasa varlığı’ olarak tutan dengeli bir strateji izliyor.

ABD merkezli madenci Cango ise daha ‘agresif satış’ yönelimli bir politika benimsedi. Cango, ocak ayında 496,35BTC üretirken aynı dönemde 550,03BTC sattığını açıkladı. Şirket yönetimi, yapay zeka (AI) ve ‘inference’ platformu genişlemesi için gereken altyapı yatırımlarının finansmanı amacıyla, yeni üretilen Bitcoin’leri dönem dönem satmaya devam edeceğini belirtiyor.

Cango, buna ek olarak 9 Şubat’ta 4451BTC daha satarak yaklaşık 305 milyon dolar (yaklaşık 4 trilyon 382 milyar won) kaynak yarattı. Bu tutarın bir kısmı, Bitcoin teminatlı kredilerin kısmi geri ödemesi ve AI dönüşüm stratejisinin finansmanında kullanılacak. Şirket, elindeki Bitcoin’i yalnızca ‘pasif finansal varlık’ olarak değil, iş modelini dönüştürmenin ‘sermaye kaynağı’ olarak aktif biçimde kullanıyor.

Öte yandan Bitcoin rezervini artıran şirketler de var. Hem madencilik ekipmanı üreten hem de madencilik işi yapan Canaan, ocak ayında 83BTC üreterek Bitcoin varlığını 1778BTC’ye yükselttiğini duyurdu. Şirket ayrıca 3951 adet Ethereum(ETH) tuttuğunu da açıkladı. LM Funding’in ocak ayındaki üretimi 7,8BTC ile sınırlı kalsa da, bu dönemde hiç satış yapmayarak toplam Bitcoin bakiyesini 364,1BTC’ye çıkardı.

Hive ise daha ‘karma’ bir finansal yapı kurmuş durumda. Şirket, elindeki 480BTC’yi kullanarak ‘yapılandırılmış rehin (pledge) yapısı’ üzerinden, Bitcoin satmadan işletme sermayesi sağlıyor. Böylece Bitcoin’i teminat göstererek likidite ihtiyacını karşılarken, aynı anda uzun vadeli elde tutma pozisyonunu da korumaya odaklanıyor.

Bazı madenciler aylık sonuçları düzenli şekilde açıklarken, diğerleri yalnızca belirli aralıklarla rakam paylaşıyor veya üç aylık (çeyreklik) raporlama düzenine geçmiş durumda. Bu nedenle on-chain verilerde izlenen madenci outflow hacmi ile, halka açık şirketlerin resmen teyit ettiği satış miktarları arasında yapısal olarak büyük farklar oluşabiliyor.

Ocak ayı sonuna gelindiğinde ise ABD’yi vuran ‘kutup soğukları’ Bitcoin ağının hash oranını (hashrate) ciddi biçimde etkiledi. 27 Ocak itibarıyla iki günlük hareketli ortalama hashrate 663 EH/s seviyesine kadar gerileyerek, kısa süre öncesine göre yüzde 40’ı aşan bir düşüş gösterdi. Bunun en önemli nedenlerinden biri, ABD’deki büyük madencilik şirketlerinin kış aylarında artan elektrik talebine cevap verebilmek için, santral ve şebeke istikrarını hedefleyen ‘Demand Response’ (talep kısıtlama) programlarına katılmasıydı. Aşırı soğuklar ve yükselen elektrik maliyetleri nedeniyle bazı tesisler faaliyetini geçici olarak durdurdu ya da kapasite kullanımını düşürdü; bu da küresel Bitcoin hashrate’ini kısa vadede ciddi oranda aşağı çekti. Marathon Digital Holdings ve Iren gibi ABD merkezli halka açık madenciler, bu dönemde makine çalışma oranlarının düştüğünü ve günlük Bitcoin üretiminin belirgin şekilde azaldığını rapor etti.

Bununla birlikte Blockchain.com verileri, ocak ayının son haftasındaki sert düşüşün ardından şubat başında hashrate’in yeniden toparlanmaya başladığını gösteriyor. Ağın güvenlik ve zorluk mekanizması açısından bakıldığında, bu dalgalanma büyük ölçüde ‘geçici iklim koşullarının yarattığı gürültü’ olarak yorumlanıyor; uzun vadeli güvenlik ve zorluk ayarlama yapısında anlamlı bir bozulma işareti görülmüyor.

Şubat başındaki madenci outflow artışı, Bitcoin fiyatının sert iniş-çıkışlar yaşadığı dönemlerde madencilerin hareketlerinin piyasa psikolojisi üzerinde ne kadar büyük etki yaratabileceğini iyi gösteriyor. Ancak halka açık madencilerin ocak ayı madencilik ve satış raporlarına bakıldığında, on-chain’de görülen devasa fon hareketlerinin çoğunun doğrudan spot piyasada satışa dönüştüğünü söylemek zor. ‘yorum: Burada temel mesaj, madenci cüzdanlarından çıkan her coin’in otomatik olarak satış baskısı anlamına gelmediği.’

Madencilik sektörü artık yalnızca ‘kaz ve tut’ modelinden çıkmış durumda. AI altyapısı, veri merkezi işletmeciliği, enerji ve elektrik piyasaları gibi alanlara yayılmış çok yönlü iş modelleri öne çıkıyor. Cango örneğinde olduğu gibi Bitcoin satışlarıyla AI dönüşümü için sermaye yaratan şirketler artarken, Hive benzeri yapılandırılmış teminat finansmanı çözümleriyle Bitcoin’i elinde tutup, buna rağmen likidite sağlayan stratejiler de yaygınlaşıyor. Bu dönüşüm sürecinde madenci cüzdanlarındaki coin hareketlerinin artması kaçınılmaz hale geliyor.

Yatırımcılar açısından bakıldığında, tek bir gösterge olan ‘madenci outflow’ verisine bakıp paniğe kapılmak yerine, halka açık şirket raporları, hashrate ve madencilik zorluğu, enerji piyasası koşulları ve iklim etkileri gibi birden fazla faktörü birlikte değerlendirmek daha sağlıklı görünüyor. Yakın zamandaki ABD soğuk hava dalgasında görüldüğü gibi, yalnızca geçici üretim kesintileri ve elektrik talebi ayarlamaları bile hashrate ve on-chain verileri sert şekilde oynatabiliyor.

Sonuç olarak bu son örnek, Bitcoin madencilerinin artık ‘homojen bir topluluk’ olmaktan çıktığını, varlık yönetimi, altyapı ve enerji piyasalarını kapsayan ‘çok katmanlı’ aktörlere dönüştüğünü tekrar hatırlattı. ‘yorum: Madenci cüzdanlarındaki büyük ölçekli hareketler gözlenirken, bu işlemlerin arkasındaki iş stratejileri ve finansman modellerini de okumaya çalışan daha derinlikli bir bakış açısı, özellikle kurumsal yatırımcılar için giderek daha kritik hale geliyor.’

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1