Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Bithumb’daki ‘hayalet Bitcoin(BTC)’ skandalı, Kore’de merkezi borsalara banka seviyesinde denetim yolunu açtı

Bithumb’daki ‘hayalet Bitcoin(BTC)’ skandalı, Kore’de merkezi borsalara banka seviyesinde denetim yolunu açtı / Tokenpost

비트코in(BTC) etrafında yaşanan basit bir ‘giriş hatası’, Kore kripto para piyasasının genel regülasyon yapısını sarsan bir olaya dönüştü. Bithumb’ta yürütülen küçük çaplı bir promosyon, iç sistemdeki bir yanlış ayar yüzünden 20 dakika boyunca 620 bin adede ulaşan ‘hayalet Bitcoin’in müşteri hesaplarında görünmesine yol açtı. Bunun üzerine finansal otorite, merkezi borsaların sistemlerini banka seviyesinde inceleme planını netleştirdi. ‘Bitcoin’, ‘merkezi borsa’, ‘Bithumb’ ve ‘iç sistem hatası’ tartışmanın merkezine yerleşti.

Bithumb, 2026 yılının şubat ayı başında, her zamanki gibi küçük ödüller dağıttığı bir promosyon kampanyası başlattı. Müşterilere kişi başı yaklaşık 2.000 won tutarında Kore wonu ya da puan verilmesi hedeflenen sıradan bir pazarlama etkinliğiydi. Ancak iç sistemdeki giriş aşamasında, ödül birimi Kore wonu yerine Bitcoin olarak ayarlanarak kritik bir hata yapıldı. Yaklaşık 20 dakika boyunca borsanın iç kayıtlarında, yüzlerce hesabın bakiyesine on binlerce Bitcoin ‘yatırılmış gibi’ işlendi.

Gerçekte zincir üstünde (on-chain) hiçbir transfer yoktu. Fakat kullanıcı ekranında Bitcoin bakiyesi artmış görünüyordu. Bazı kullanıcılar bu artışı fark edip anında satış emri girdi. Bithumb, tüm sistemi durdurana kadar ‘hayalet Bitcoin’ üzerinden yaklaşık 1.788BTC tutarında işlem gerçekleşti. Şirket, sorunu fark eder etmez ilgili hesapları dondurdu ve yanlış yansıtılan tüm bakiyeleri geriye çevirdi. Ardından, won ve diğer kripto paraları kullanarak oluşan zararın yüzde 93’ünü geri aldığını açıkladı. Yüzeyden bakıldığında olay bir ‘şanssızlık’ gibi görünse de, finansal otoritenin bakışı çok daha sert oldu.

Bu olayın bu kadar gündem olmasının nedeni, merkezi borsaların yapısal zayıflıklarını tüm çıplaklığıyla göstermesiydi. Bithumb dahil tüm merkezi borsalar, yapılan her işlemi anlık olarak blokzincire yazmıyor. Kullanıcıların alım satımları önce borsanın kendi veri tabanında, yani ‘özel iç kayıtlarında’ işleniyor. Gerçek zincir üstü varlık hareketi ise genellikle çekim ve yatırma aşamasında toplu şekilde yapılıyor. Bu yapı; hızlı işlem, yüksek likidite ve düşük komisyonu mümkün kılıyor. Ancak bunun ön koşulu ‘iç kayıtların tam doğruluğu’. Kullanıcı, ekranda gördüğü sayının, gerçekten borsa kasasında tutulan coin’le ‘bire bir’ uyumlu olduğuna güvenmek zorunda. Bithumb ise tek seferlik bir giriş hatasıyla, hiçbir gerçek karşılığı olmayan Bitcoin’i kayıt üzerinde adeta ‘basıp’ dağıtmış oldu.

Resmi açıklamalara göre Bithumb’ın 2025 yılının 3. çeyreği itibarıyla kendi kasasında tuttuğu Bitcoin miktarı yalnızca 175BTC idi. Buna karşılık, müşteri varlığı olarak emanet ettiği Bitcoin miktarı 42.619BTC seviyesindeydi. Yani borsanın kendi hesabındaki miktar görece düşük, ana iş modeli ise müşteri varlıklarını güvenli biçimde saklamak ve hassas muhasebe yapmak üzerine kurulu. Böyle bir yapıda, iç kayıtlara ‘teminatsız bakiye’nin bir anlığına bile düşmesi ve bu sanal bakiyelerle gerçek işlemlerin yapılması, Finansal Denetim Kurumu’nun (FSS) dikkatini en üst seviyede çekti.

Finansal denetim otoritesi olan Finansal Denetim Kurumu(FSS), olaya derhal yerinde inceleme ile müdahil oldu. Merkezdeki soru şuydu: ‘Nasıl oldu da var olmayan bir varlık, gerçek bir işlem yapılabilir duruma gelebildi?’ Denetim tarafı için, girişi yapan kişinin hatasından ziyade, bu yanlış verinin hiçbir otomatik kontrol mekanizmasına takılmadan emir ve eşleşme sistemini geçebilmesi, yapısal bir açık olarak değerlendirildi.

Denetçiler, Bithumb’a şu temel soruları yöneltti: Borsanın gerçekten sahip olmadığı bir varlık, kullanıcıya nasıl satışa hazır bakiye olarak yansıyabildi? İç kayıtlarda aniden çok büyük miktarda Bitcoin girişi olduğunda, neden bir otomatik bloke veya ek onay sistemi devreye girmedi? Bu süreçte avantaj elde eden kullanıcılar ile zararı üstlenen taraf arasında hukuki ve mali sorumluluk nasıl dağıtılacak? FSS, Bithumb’ta yürütülen yerinde incelemenin sonucuna göre gerekirse resmi soruşturma ve yaptırım sürecine başlanabileceğinin sinyalini verdi.

Bu olay, mevcut kripto para regülasyonlarının ağırlıklı olarak ‘kara para aklama önleme(AML)’, ‘manipülasyon engelleme’ ve ‘müşteri varlıklarının ayrıştırılmış saklanması’ gibi dış çerçeveye odaklandığını, fakat borsaların iç sistemi ve muhasebe süreçleri konusunda ciddi boşluklar bulunduğunu da ortaya koydu.

‘Hayalet Bitcoin’ olayı, kısa sürede sektör geneline yayılan bir ‘iç kontrol’ alarmına dönüştü. Yerel büyük borsaların oluşturduğu Dijital Varlık Borsa Birliği(DAXA), Bithumb’da yaşanan bu olayın ardından tüm üye borsaların iç kontrol ve muhasebe sistemlerini gözden geçirmek üzere geniş kapsamlı bir tarama başlattı.

Meclis ve regülasyon kanadındaki bazı isimler, ‘Merkezi borsalar artık fiili birer finansal altyapı oldu ama operasyon, güvenlik ve muhasebe düzenleri hâlâ start-up seviyesinde’ diyerek eleştirilerini açıkça dile getirdi. Özellikle Kore kripto piyasasındaki işlem hacminin, ABD başta olmak üzere küresel piyasalarla eş zamanlı olarak gece saatlerinde hızla yükselmesi nedeniyle, tek bir borsadaki arıza ya da hata dalga etkisiyle global fiyatlara ve likiditeye de hızla yayılabilir endişesi öne çıktı.

Bu olay, tek borsa kaynaklı bir hatanın yalnızca o platformu değil, tüm yerel kripto ekosisteminin istikrarını tehdit edebilecek bir ‘sistemik risk’ taşıdığını somut şekilde gösteren bir örnek haline geldi.

En tartışmalı konu ise ‘hatalı oluşturulan bakiyeler üzerinden gerçekleşen işlemlerin’ hukuki geçerliliği oldu. Bazı kullanıcılar, ekranda gördükleri Bitcoin bakiyesini hızla satarak Kore wonu veya diğer kripto paralara dönüştürdü. Borsa ise daha sonra bu tutarları geri almaya veya kendi sermayesiyle açığı kapatmaya çalıştı.

Regülatör ve hukuk çevrelerinde, mevcut mevzuat açısından açık sistem hatası kaynaklı bu tür kazançların ‘haksız zenginleşme’ sayılabileceği görüşü öne çıkıyor. Buna göre borsalar, bu tür hatalı kazançları sonradan hukuki yollardan geri isteme imkânına sahip olabilir.

Burada ortaya çıkan çelişki açık. Kullanıcılar açısından borsa ekranında görülen bakiye çoğu zaman ‘kesin hak’ gibi algılanıyor. Ancak sistem kaynaklı hata sonucu oluşan bakiyeler, sonradan tek taraflı şekilde düzeltilebilir veya iptal edilebilir. Bu durum, merkezi borsalardaki ‘rakamların’ aslında zincir üstündeki varlıkların kendisi değil, borsanın iç sistemine karşı sahip olunan bir tür alacak hakkı olduğunu yeniden hatırlattı.

Finansal otorite, bu ‘hayalet Bitcoin’ vakasını kripto regülasyonunu ‘ikinci aşamaya’ taşıma fırsatı olarak görüyor. Bugüne kadar ağırlık, AML, piyasa manipülasyonu önleme ve müşteri varlıklarını ayrı saklama gibi dış çerçeve önlemlerine verilmişti. Bundan sonra, banka standartlarına yakın bir iç kayıt yönetimi ve operasyonel risk kontrolü de regülasyonun merkezine yerleştirilmek isteniyor.

Tartışılan düzenleme başlıkları özetle dört ana noktada toplanıyor. Birincisi, promosyon ve kampanyalar yoluyla müşterilerin hesaplarına para veya coin yüklenirken yalnızca otomatik girişe güvenilmemesi, çok kademeli onay ve çift yönlü doğrulama süreçlerinin zorunlu hale getirilmesi. İkincisi, iç kayıtlar ile gerçek zincir üstü varlıkların sık aralıklarla karşılaştırılması ve bu sonuçların dış denetim ya da kamuya açıklama formatında düzenli paylaşılması. Üçüncüsü, hata nedeniyle yanlış işlem gerçekleştiğinde, bu işlemlerin nasıl düzeltileceği, iptal edileceği ve ne şekilde tazminat ödeneceğine dair ayrıntılı sorumluluk çerçevesinin önceden belirlenmesi. Dördüncüsü ise, iç muhasebe ve risk yönetim sistemlerinin, bankalar ve aracı kurumlara yakın bir denetim ve şeffaflık standardına yaklaştırılması. Böylece, yalnızca ‘hangi coin listelenmiş, hangi kampanya yapılıyor’ gibi yüzeysel unsurlar değil, bu süreçleri taşıyan altyapının kendisi de regülasyonun odağına alınacak.

Bithumb’ın hızlı hesap dondurma, geri alma ve zarar telafisi adımları, olayın daha da büyümesini frenlediği için bazı çevrelerden olumlu not aldı. Ancak kullanıcıların gözünde asıl kırılma, ‘ekranda gördükleri Bitcoin bakiyesinin’ herhangi bir anda sistem hatasıyla ters yüz olabileceğini fiilen deneyimlemiş olmaları. Bu güven sarsıntısının kısa vadede tamir edilmesi zor görünüyor.

Bu ‘hayalet Bitcoin’ vakasında dikkat çeken kritik nokta, rakamların büyüklüğünden çok, bu rakamları üreten ‘görünmeyen muhasebe altyapısının’ ne kadar kırılgan olduğunun ortaya çıkması oldu. Blokzincir teknolojisi ne kadar şeffaf olursa olsun, merkezi borsadan içeri giren varlıklar kaçınılmaz olarak kapalı bir sistemin kayıtlarına bağlanıyor. O kayıt sisteminde oluşacak tek bir aksaklık, milyarlarca dolarlık Bitcoin işleminin bir anda ‘hayalet’ veriler üzerinde yürümesine yol açabiliyor.

Koreli finansal otoriteler bunu, basit bir operasyon kazası değil, ‘borsa kayıtlarının güvenilirliği’ açısından yapısal bir uyarı olarak okuyor. Bu olayın ardından, Bitcoin(BTC) ve genel kripto para piyasasında, sadece zincir üstü kayıtlar değil, borsaların iç muhasebe sistemlerinin bütünlüğü de temel regülasyon ve güven kriterlerinden biri haline gelebilir. Böylece ‘Bitcoin’, ‘merkezi borsaların iç kayıt sistemi’ ve ‘daha sıkı regülasyon’ başlıkları uzun süre gündemin üst sıralarında kalacak gibi görünüyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1