Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Basel Komitesi, Bitcoin(BTC) ve stabil kripto paralara uygulanan 1.250% risk ağırlığını yumuşatmaya mı hazırlanıyor?

Basel Komitesi, Bitcoin(BTC) ve stabil kripto paralara uygulanan 1.250% risk ağırlığını yumuşatmaya mı hazırlanıyor? / Tokenpost

Bitcoin(BTC) ve kripto paralara 1.250% ‘risk ağırlığı’ uygulayan mevcut ‘Basel III’ düzenlemesi, küresel bankaların finans ve risk yöneticilerinin sert eleştirileriyle karşı karşıya. Bu yöneticiler, uluslararası banka düzenleyicisi konumundaki Basel Bankacılık Denetim Komitesi(BCBS)’ne resmi olarak başvurarak, kripto varlıklara yönelik risk ağırlığı kurallarının günümüz finansal gerçekliğine uygun şekilde yeniden düzenlenmesini talep ediyor.

Mevcut Basel III çerçevesinde Bitcoin ve çok sayıda kripto para, ‘en yüksek riskli varlık sınıfı’na giriyor ve bu nedenle 1.250% oranında sermaye yükümlülüğüne tabi tutuluyor. Bu da pratikte, bankaların bilançolarında tuttukları Bitcoin tutarı kadar, onaylanmış üst düzey teminatı neredeyse 1:1 oranında ayırmaları gerektiği anlamına geliyor. Böylece Bitcoin tutmanın gerektirdiği özkaynak yükü son derece artıyor ve diğer varlık sınıflarına kıyasla maliyet yapısı belirgin biçimde dezavantajlı hale geliyor. Buna karşılık ‘nakit’, ‘fiziki altın’ ve ‘devlet tahvilleri’ gibi varlıklara 0% risk ağırlığı uygulanıyor ve bunlar bankacılık sermaye kurallarında fiilen ‘risksiz varlık’ kabul ediliyor.

Bu yapı, bankaların Bitcoin ve kripto para tutma isteğini baştan bastıran bir mekanizma olarak öne çıkıyor. Kripto yatırım şirketi CoinFund’un başkanı Chris Perkins, “Basel III sermaye kuralları, dijital varlıkları elde tutmanın teminat maliyetini aşırı şişirerek bankaların temel kârlılık göstergesi olan özkaynak kârlılığını(ROE) düşürüyor” diyerek, “Sonuçta bankaları Bitcoin ve kripto paralardan uzak durmaya zorlayan bir yapı ortaya çıkıyor” yorumunu yaptı.

Bitcoin odaklı finansal yönetim şirketi Strive’ın riskten sorumlu üst yöneticisi Jeff Walton da bu tarz bir düzenlemenin, ABD’nin ‘kripto merkezi’ olma hedefiyle taban tabana zıt olduğunu vurguluyor. Walton, X’te yaptığı paylaşımda “ABD gerçekten ‘dünyanın kripto başkenti’ olmak istiyorsa banka düzenlemelerinin değişmesi gerekir. Mevcut kurallar riski yanlış fiyatlıyor” ifadelerine yer verdi. Sektörde, bankalara uygulanan Bitcoin ve kripto para temelli sermaye kurallarının aşırı muhafazakâr kaldığı, bu yüzden geleneksel finans ile dijital varlık piyasası arasındaki köprüyü fiilen kestiği yönündeki eleştiriler giderek artıyor.

BCBS, 2021’de kripto varlıklara ilişkin sermaye düzenleme taslağını ilk kez ortaya koyarken, Bitcoin gibi dijital varlıkları en yüksek risk grubuna sokmuş ve 1.250% risk ağırlığı uygulanmasını önermişti. Bu yaklaşım, çeşitli tartışmalar ve revizyonlardan geçtikten sonra 2024’te nihai hale getirildi. Kripto para sektörü ise o günden bu yana “Kripto paraları bilerek banka sisteminin dışına itme niyeti var” diyerek bu çerçeveye sert bir şekilde karşı çıkıyor.

Bugünkü yapı, bankaların hesaplarının kapatılması ya da ödeme sistemlerinden dışlanmaları gibi doğrudan ‘dijital bankasızlaştırma (debanking)’ yöntemleri yerine, sermaye kuralları üzerinden kripto faaliyetlerini fiilen imkânsızlaştıran ‘dolaylı bir baskı aracı’ olarak da yorumlanıyor. Perkins, 2025 Ağustos’unda Cointelegraph’a verdiği röportajda “Bu, ‘Operation Chokepoint 2.0’ dönemindeki gibi doğrudan engelleme değil; işleri o kadar pahalı hale getiriyor ki bankalar o alana giremiyor. Çok daha ince ama faaliyetleri boğan bir ‘boğaz sıkma(chokepoint)’ modeli” değerlendirmesinde bulundu.

Bitcoin’i en fazla elinde tutan halka açık şirketlerden Strategy’nin CEO’su Phong Le de, Basel III kapsamındaki kripto risk ağırlığı kurallarının yeniden yazılması çağrısını kamuoyu önünde sıkça dile getiriyor. Bitcoin’i fiilen ‘yarı rezerv para’ benzeri bir konumda gören ve bilançolarında önemli miktarda BTC bulunduran şirket, bankacılık sektörüne uygulanan bu sert kuralların, dijital varlıklara olan kurumsal talebi nasıl şekillendirdiğine özellikle dikkat çekiyor. Sektörde “Bitcoin tutmak isteyen kurumsal yatırımcı ve şirketler hızla artarken, bu talebi güvenli biçimde karşılayabilecek bankaların sermaye ve bilanço koşulları tam tersi yönde sıkılaşıyor” yorumları öne çıkıyor.

Kripto sektörü ve küresel finans yöneticilerinden gelen eleştirilerin yoğunlaşması, Basel Bankacılık Denetim Komitesi içinde de belli bir yaklaşım değişikliğinin sinyalini veriyor. Özellikle piyasa değeri hızla büyüyen stabil kripto para(stablecoin) pazarı, bu tartışmanın kritik kırılma noktalarından biri haline geldi. Zincir üstü reel varlık verileri sunan RWA.xyz’ye göre küresel stabil kripto para piyasasının toplam değeri 300 milyar dolar( yaklaşık 434 trilyon 700 milyar won) eşiğine dayanmış durumda. Stabil kripto paraların, geleneksel finans varlıkları ile dijital varlık ekosistemini birbirine bağlayan temel altyapı rolünü üstlenmesiyle, mevcut ‘tek tip, yüksek risk’ yaklaşımının piyasadaki dinamikleri yansıtamadığı yönündeki eleştiriler belirginleşti.

2025 Ekim’inde ise Basel Komitesi’nin dijital varlıklara yönelik sermaye gereksinimlerini gevşetmeyi değerlendirdiğine dair haberler peş peşe geldi. Özellikle ‘nakit’ veya kısa vadeli menkul kıymetler gibi reel varlıklarla desteklenen stabil kripto paralar ile, Bitcoin gibi yüksek fiyat oynaklığına sahip varlıkların aynı çerçevede 1.250% risk ağırlığıyla sınıflandırılmasının yeniden masaya yatırılabileceği beklentisi güçlendi.

Ardından 2025 Kasım’ında Basel Bankacılık Denetim Komitesi Başkanı Eric Thedéen, 1.250% risk ağırlığına ilişkin “Farklı bir yaklaşıma ihtiyaç olabilir” diyerek değişim sinyalini resmileştirdi. Piyasalar, bu ifadeyi ‘teminat şartlarının gevşetilebileceğine’ yönelik güçlü bir işaret olarak okudu. Eğer Basel III kapsamındaki sermaye kuralları gerçekten yumuşarsa, bankaların Bitcoin ve kripto paralara yönelik saklama, alım satım ve aracı hizmetleri çok daha geniş ölçekte sunmasının önü açılabilir. Bu da uzun vadede, geleneksel finans ile dijital varlık piyasaları arasındaki sınırların belirgin şekilde incelmesi anlamına gelebilir.

Bununla birlikte, somut değişiklik taslağı ve yürürlük takvimi hâlâ net değil. Bankacılık sektörü, uluslararası düzenleyicilerin özkaynak güvenliğini her şeyin önünde tutan yapısı nedeniyle, risk ağırlığı revizyonlarının son derece temkinli ilerleyeceğini öngörüyor. Sektörde, “Kurallar gevşese bile Bitcoin ve kripto paraların nakit veya devlet tahvilleri gibi ‘risksiz varlık’ statüsüne yükselmesi kolay değil” görüşü baskın. Buna rağmen “Sadece 1.250% gibi aşırı yüksek bir oranın makul seviyelere çekilmesi bile, bankaların bu alana adım atması için ciddi bir alan açacak” değerlendirmesi de sıkça dile getiriliyor.

Kripto paraların, geleneksel banka sisteminin karşısında konumlanan ‘dış oyuncu’dan, özellikle stabil kripto paralar aracılığıyla bankalarla aynı sahada rekabet eden ve iş birliği yapan bir ‘iç aktör’e dönüşmesi, Basel III’ün gelecekte nasıl şekilleneceğini daha da kritik hale getiriyor. Banka sermaye kurallarında yapılacak olası ayarlamalar, Bitcoin ve kripto paraların küresel finans sistemi içindeki yerini doğrudan belirleyecek. Bu nedenle, BCBS’nin atacağı bir sonraki adım, hem geleneksel piyasalarda hem de dijital varlık ekosisteminde yakından takip edilen kilit bir gündem maddesi haline gelmiş durumda.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1