XRP’nin son *on-chain* verileri, Coinbase ve Binance’teki arzın aynı anda ‘olağan dışı’ seviyede azalmasıyla birlikte kurumsal yatırımcı ‘toplama’ ihtimalini gündeme taşıdı. Özellikle dünyanın en büyük varlık yöneticisi BlackRock’ın borsalar üzerinden sessizce XRP biriktirdiği yönündeki beklenti, XRP’ye dönük ilgiyi yeniden tetikliyor.
Bu tartışmanın çıkış noktası, Coinbase’teki XRP arzının yaklaşık %90 oranında düştüğünü gösteren *on-chain* veri oldu. ABD merkezli büyük borsa Coinbase’te, belirli bir varlığın borsa cüzdanlarındaki miktarının bu kadar kısa sürede bu ölçekte azalması sık rastlanan bir durum değil. Aynı dönemde Binance’te tutulan XRP miktarı da 2024’ten bu yana görülen en düşük seviyeye gerileyince, bunun sadece bireysel yatırımcıların ‘kendi cüzdanına çekme’ hareketini aşan, ‘büyük ölçekli transfer’ olabileceği konuşulmaya başlandı.
BlackRock toplama senaryosu, kripto fenomeni ‘Ledger Man’in analizleriyle daha fazla gündeme geldi. Ledger Man, X (eski Twitter) üzerinden Coinbase’ten çıkan XRP miktarını temel alarak, bu çıkışın kayda değer bir bölümünün kurumsal yatırımcılara ait olabileceğini öne sürdü. Onun hesaplamasına göre, eğer bu akış BlackRock’ın kurumsal alımlarıyla bağlantılıysa, şirketin dolaylı olarak 200–400 milyon adet arası XRP üzerinde kontrol sağlamış olma ihtimali ‘tamamen göz ardı edilemeyecek’ bir senaryo olarak sunuluyor.
Bu noktada, tüm bunların ‘yorum’ düzeyinde olduğu ve BlackRock’ın XRP alımlarını kabul eden hiçbir resmi açıklama yapmadığı özellikle belirtilmeli. Yine de Coinbase’te arzın %90 oranında gerilemiş olması tek başına dikkat çekici bir veri. ABD’nin önde gelen borsalarından birinde tutulan varlıkların bu ölçekte azalması, yatırımcıların ‘borsa → kişisel cüzdan’ yönlü ciddi bir çıkışa geçtiğini ya da belirli kurumsal alıcılara dönük *block deal* (büyük hacimli tezgâh üstü işlem) sürecinin işlediğini ima ediyor. Ledger Man ise ikinci ihtimali, yani kurum odaklı bir yeniden dağılım senaryosunu daha güçlü görüyor.
BlackRock’ın son dönemde dijital varlık işini agresif biçimde büyütmesi de bu spekülasyonları tamamen ‘fantastik’ olmaktan çıkaran bir arka plan sunuyor. BlackRock, Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) spot ETF ürünleriyle kripto piyasasındaki varlığını hızla genişletti. Bu adımların ardından, “Bitcoin ve Ethereum sonrası hangi altkoinlere ve hangi oranda maruz kalınacağı” sorusu, Wall Street tarafında sıkça tartışılan bir gündem maddesi haline geldi.
Geçmişte kripto topluluklarında, BlackRock’ın XRP içeren bir ETF hazırladığına dair söylentiler dolaşmış, ancak bunun gerçeği yansıtmadığı ortaya çıkmıştı. Buna karşın, havale ve sınır ötesi ödemeler odaklı bir varlık olan XRP’nin, uzun vadede kurumsal portföylerde belirli bir ‘ödeme altyapısı maruziyeti’ için kullanılabileceği yönünde *yorum* yapan analistler de var. Son dönemde Goldman Sachs’ın ödeme ve altyapı odaklı kripto projelerine artan ilgisi de bu bakış açısını destekleyen örneklerden biri olarak gösteriliyor. Yine de XRP; yüksek oynaklığı ve regülasyon cephesinde tamamen çözülmemiş riskleri nedeniyle, hâlâ ‘spekülatif varlık’ kategorisinde değerlendiriliyor ve temkinli yaklaşım gerektiği vurgulanıyor.
Coinbase cephesinden bağımsız olarak, dünya işlem hacmi lideri Binance’te de XRP rezervleri belirgin ölçüde azaldı. *On-chain* analiz platformu CryptoQuant verilerini baz alan analist ‘Ripple Bull Winkle’a göre, Binance’te tutulan XRP miktarı, 2025 Kasım’daki zirveye kıyasla yaklaşık 700 milyon adet gerilemiş durumda. Bu rakam, 2024’ün başından bu yana görülen en düşük XRP bakiyesi anlamına geliyor.
Ripple Bull Winkle, mevcut piyasa fiyatıyla bu 700 milyon adet XRP’nin yüz milyonlarca dolara, yani Türk lirası bazında da milyarlarca liralık büyüklüğe denk geldiğini hatırlatıyor. Borsa cüzdanlarından çıkan tutarın bu kadar büyük olması, piyasa oyuncularını ‘balina’ların niyeti konusunda ikiye bölmüş durumda. Bir kesim, bunun uzun vadeli saklama amacıyla soğuk cüzdanlara transfer olduğu görüşünde. Diğerleri ise OTC gibi kapalı piyasalarda yeniden dağıtım için hazırlık hamlesi olabileceğini dile getiriyor.
Analist, durumu basit bir prensiple özetliyor: Yatırımcı ‘satmak istediğinde varlığı borsada, uzun vadeli korumak istediğinde borsa dışında tutar’. Bu çerçeveden bakıldığında, Binance ve Coinbase’teki XRP bakiyelerinin düşmesi, kısa vadeli satış baskısının hafifleyebileceğine işaret ediyor. *On-chain* analistlerin genel gözlemine göre, borsa cüzdanlarındaki arz azaldığında, satış emirlerinde bekleyen miktar da düştüğü için fiyat üzerindeki aşağı yönlü baskı bir miktar zayıflama eğiliminde oluyor.
Son fiyat verilerine göre XRP, günlük grafikte 1,42 dolar (yaklaşık 2.061 TL) civarında işlem görüyor. Fiyat tarafında sert bir ralli olmasa da, borsa arzındaki daralma ile birlikte, “orta–uzun vadeli arz–talep dengesinin XRP lehine dönmeye başladığı” yönünde *yorum* yapanlar var. Diğer tarafta ise bu gelişmenin fiyatlara çoktan yansımış olabileceğini savunan daha temkinli bir cephe bulunuyor.
Coinbase ve Binance gibi iki büyük borsada XRP rezervlerinin aynı anda zayıflaması, piyasaya en az iki temel senaryo sunuyor. İlk olasılık, büyük yatırımcıların ileride regülasyon ya da piyasa koşullarında yaşanabilecek olası dalgalanmalara hazırlanarak ‘kendi saklama oranını’ artırmaya yöneldiği. İkinci olasılık ise henüz resmi açıklamaları ya da kurumsal raporlarıyla görünür hale gelmemiş olsa da, kayda değer bir kurumsal talep ya da OTC işlemin şimdiden devreye girmiş olabileceği.
BlackRock etrafında oluşan ‘toplama’ söylentileri henüz doğrulanmış veriler değil. Ancak geleneksel finans kurumlarının Bitcoin ve Ethereum sonrasında altkoinlere dönük iştahının arttığı gerçeği, bu tür senaryoları tamamen göz ardı etmeyi zorlaştırıyor. XRP tarafındaki bu arz değişiminin gerçekten kurumsal portföylerde bir yeniden konumlanmaya mı işaret ettiği, yoksa güçlü bir ‘kendi cüzdanında saklama’ trendinin yansıması olarak mı kalacağı; önümüzdeki dönemde ortaya çıkacak ek *on-chain* veriler, kurumsal açıklamalar ve piyasa davranışlarıyla daha netleşecek.
Net olan nokta, borsalardaki hızlı arz düşüşünün XRP yatırımcıları için kısa vadeli satış baskısının hafifleyebileceği yönünde yapısal bir sinyal verebilmesi. Öte yandan regülasyon süreçleri, olası hukuki riskler ve piyasa psikolojisi gibi değişkenler hâlâ güçlü şekilde masada duruyor. Bu nedenle, mevcut arz dinamiklerinin uzun soluklu bir yükseliş trendinin başlangıcı mı, yoksa istatistiksel olarak ‘aykırı’ bir dönem mi olduğuna dair sağlıklı bir değerlendirme yapabilmek için daha fazla zamana ve veriye ihtiyaç olduğu *yorum*larda öne çıkıyor.
Yorum 0