Amerikan spot Bitcoin(BTC) borsa yatırım fonları(ETF), son dönemde ciddi çıkışlar yaşasa da, 2 yılın sonunda toplamda yaklaşık 53 milyar dolar (yaklaşık 76,8 trilyon won) net girişle ‘büyük başarı’ elde eden ürünler olarak konumunu korudu. Bitcoin fiyatı zirvesinden neredeyse yüzde 50 geri çekilmiş olmasına rağmen, kurumsal sermayenin önemli bir bölümünün hâlâ piyasada kaldığı görülüyor.
Bloomberg ETF analisti Eric Balchunas, meslektaşı James Seyffart’ın verilerine atıfla, Bitcoin ETF’lerine yönelik kümülatif net girişin geçen yıl ekim ayında yaklaşık 63 milyar dolar (yaklaşık 91,35 trilyon won) ile zirve yaptığını, bugün ise yaklaşık 53 milyar dolar seviyesinde istikrar kazandığını aktardı. Balchunas, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda, “Sadece 2 yılda ‘net giriş’ bazında 53 milyar dolar” diyerek, Bloomberg’in başlangıçta öngördüğü 5–15 milyar dolarlık (yaklaşık 7,25–21,7 trilyon won) aralığın çok üzerinde bir performansa ulaşıldığını vurguladı.
Amerikan spot Bitcoin ETF’leri, 2024’ün başında ABD menkul kıymet düzenleyicilerinden onay aldıktan sonra hızla piyasada ‘ana akım yatırım ürünü’ haline geldi. Onay sonrasında Bitcoin fiyatı, 2024 Nisan ayındaki *yarılanma* (madencilik ödüllerinin azalması) öncesinden itibaren eski zirvelerini aşarak geçmiş döngülerden farklı bir seyir izledi. ETF kanalıyla gelen alım dalgası, 2025 boyunca devam etti ve o yılın ekim ayında Bitcoin’in 126.000 doları (yaklaşık 182,7 milyon won) aşmasına kadar uzanan sert bir yükseliş rallisini destekledi.
Özellikle BlackRock’ın iShares Bitcoin Trust ürünü, lansmanından 1 yıl bile geçmeden 70 milyar doların (yaklaşık 101,5 trilyon won) üzerinde yönetilen varlığa ulaşarak, ABD ETF tarihinde en hızlı şekilde ‘büyük ETF’ kategorisine yükselen ürünlerden biri olarak değerlendiriliyor. Geleneksel varlık yönetim devlerinin de dahil olduğu spot Bitcoin ETF furyası, Bitcoin’in artık sadece ‘marjinal bir varlık’ olmadığını; aksine kurumların resmi portföylerinde yer bulan bir yatırım aracı haline geldiğini sembolik biçimde ortaya koyuyor.
Buna karşın, 2026 yılına yönelik Bitcoin piyasası beklentileri bölünmüş durumda. Bu yılın ocak ve şubat aylarında görülen sert düzeltme dalgasıyla Bitcoin fiyatı 60.000 dolar (yaklaşık 87 milyon won) civarına gerileyince, bazı analistler mevcut boğa piyasasının Bitcoin’e özgü ‘4 yıllık döngü’ kalıbına uygun şekilde sona yaklaşmış olabileceği görüşünü dile getirdi. Bu senaryoda düzeltmenin uzaması halinde, dijital varlıkların genelinde bir süre sürecek durgunluk ve zayıf performans riski öne çıkarılıyor.
Diğer tarafta ise, Bitcoin’in ‘döngüsünün’ basitçe bitmekten ziyade uzadığı, başka bir deyişle daha uzun soluklu bir yapıya evrildiği savunuluyor. Konjonktür döngülerinin eskisine göre daha yavaş işlemesi, faiz ve likidite gibi makro değişkenlerin karmaşık etkileşimi, Bitcoin’in geleneksel ritmini bozuyor şeklinde yorumlanıyor. Özellikle Bitwise ekibinden Matt Hougan ve Ryan Rasmussen, kurumların payının artmasıyla, geçmişte yaklaşık 4 yılda bir tekrar eden döngü dinamiğinin kırıldığını öne sürüyor.
Bu iki analist, raporlarında “2024’ten itibaren hız kazanan kurumsal sermaye ‘büyük dalgasının’, 2026’da daha da ivmelenme ihtimalinin yüksek olduğunu” belirtti. Morgan Stanley(MS), Merrill Lynch(BAC) gibi büyük Amerikan varlık yönetimi ve aracı platformlarında spot Bitcoin ETF’lerine erişimin genişlemesini, temel dayanak noktası olarak gösterdiler. Bu bakış açısına göre, geleneksel finans kanalları üzerinden Bitcoin’e yönelik yatırım talebi yavaş ama yapısal bir şekilde artabilir.
Buna paralel olarak, 2025 yılında ETF üzerinden büyüyen kurumsal kanala karşın, bireysel yatırımcı ilgisinin belirgin şekilde azaldığına dair veriler de bulunuyor. Kripto piyasa yapıcı şirket Wintermute’un derlediği istatistiklere göre, Bitcoin ve genel dijital varlık piyasası 2025 yılında diğer riskli varlık sınıflarına kıyasla zayıf bir getiri performansı sergiledi. Aynı dönemde bireysel sermayenin teknoloji büyüme hisseleri ve diğer yüksek büyüme temalarına kaymasıyla, Bitcoin’in görece daha az cazip bir varlık olarak algılandığı belirtiliyor.
Bu tablo, kurumların ‘sessiz birikim’ sürecine devam ettiği, bireysel yatırımcının ise piyasadan kısmen uzaklaştığı alışılmadık bir döneme işaret ediyor. Fiyat oynaklığı azaldıkça ve düzenleyici belirsizlik hafifledikçe, bireysel yatırımcıların kısa vadeli al-sat iştahı zayıflarken, uzun vadeli varlık dağılımı çerçevesinde Bitcoin eklemeyi tercih eden kurumların sayısının artması bekleniyor. Bu durum, piyasa yapısının geçmiş döngülerden belirgin şekilde ayrıştığını gösteren bir sinyal olarak okunabilir.
Genel olarak bakıldığında, son aylardaki satış dalgası ve fiyat düzeltmelerine rağmen Amerikan spot Bitcoin ETF’leri, 2 yılda 53 milyar doların üzerinde net girişle ‘başarılı ürün’ statüsünü şimdiden sağlamlaştırdı. Zirve seviyelerden yaklaşık yüzde 50’lik geri çekilmeye karşın kurumsal fonların topluca çıkış yapmaması, Bitcoin’e ‘uzun vadeli tutulacak varlık’ gözüyle bakılan yaklaşımın geçmişe kıyasla daha da güçlendiğine işaret ediyor.
Yine de, 2026’da Bitcoin ve genel dijital varlık piyasasının hangi rotayı izleyeceği belirsizliğini koruyor. Bitcoin’in 4 yıllık döngü kalıbı bir kez daha geçerliliğini kanıtlayabilir ya da kurum merkezli yeni ve daha uzun soluklu bir döngüye geçiş yaşanabilir. Bu tercih, hem fiyat hareketlerini hem de sermaye giriş kanallarını kökten değiştirebilir. Kesin olan tek şey, spot Bitcoin ETF’lerinin Bitcoin piyasasının yapısını ve katılımcı bileşimini köklü biçimde dönüştürdüğü ve ‘Bitcoin ETF’ etkisinin önümüzdeki dönemde daha da güçlenmesinin oldukça olası olduğudur.
Yorum 0