Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

ABD Beyaz Saray’dan sert stablecoin hamlesi: Ödeme tipi stabil kripto paralara faiz ve getiri yasağı gündemde

ABD Beyaz Saray’dan sert stablecoin hamlesi: Ödeme tipi stabil kripto paralara faiz ve getiri yasağı gündemde / Tokenpost

미 ABD yönetimi, ödeme amaçlı kullanılan stabil kripto paralara(‘payment stablecoin’) ‘faiz ve getiri’ ödemesini fiilen tamamen yasaklayacak sert bir düzenleme taslağını öne çıkarıyor. Taslağa göre, kuralları dolanarak fiili ‘mevduat faizi’ sunan ürünler tasarlanması halinde, ihlal başına günlük 500 bin dolar (yaklaşık 7 milyon 253 bin TL) tutarında ‘sivil para cezası’ uygulanması öngörülüyor. Bu yaklaşım, stabil kripto projelerinin ‘getiri odaklı’ iş modelleri üzerinde ciddi baskı yaratabilir.

Bu tartışmanın çerçevesi, Biden yönetiminin yürüttüğü üçüncü stabil kripto para düzenleme toplantısında netleşti. Kripto muhabiri Eleanor Terrett, toplantının detaylarını sosyal medyada paylaştı ve Beyaz Saray’ın özellikle ‘faiz ve getiri ödemelerini’ engellemek için ‘kaçınmayı önleme(anti‑evasion)’ maddesine ağırlık verdiğini aktardı. Hazırlanan taslağa göre, ödeme tipi stabil kripto bakiyelerine faiz ya da getiri sunmak prensip olarak yasaklanıyor; bu getiriyi ürün yapısı üzerinden dolaylı şekilde sağlama girişimleri de sert yaptırım kapsamına alınıyor.

Kaynaklara göre, bu üçüncü toplantının katılım sayısı önceki turlara göre azalsa da, kripto sektörünün kilit oyuncuları masadaydı. Coinbase, Ripple(XRP), Andreessen Horowitz(a16z) gibi büyük şirketlerin yanı sıra Blockchain Association ve Crypto Council gibi sektör dernekleri de sürece dahil oldu. Bankalar ise doğrudan temsil edilmedi; bankacılık tarafı, ticaret ve sektör birlikleri üzerinden dolaylı biçimde görüş sundu.

Toplantının ana gündemini, Beyaz Saray Kripto Konseyi(White House Crypto Council) yöneticilerinden Patrick Witt’in hazırladığı düzenleme taslağı oluşturdu. Bu metin, daha önce ortaya çıkan ‘getiri ve faiz yasağı ilkeleri(Yield and Interest Prohibitions Principles)’ dokümanını temel alırken; finans kurumlarının kaygılarını kısmen yansıtıyor ve özellikle ‘çok geniş kapsamlı’ bir ödül yasağından kaçınmak için ‘dar uygulama’ vurgusu yapıyor. Buna karşın, ‘atıl stabil kripto bakiyelerinden’ doğan getirilerin kökten önlenmesi yönündeki temel yaklaşım korunmuş görünüyor.

Görüşmelerde odak noktası iki başlıkta toplanmış durumda. İlk olarak, ödeme amaçlı stabil kripto bakiyelerine klasik ‘mevduat faizi’ ya da mevduat benzeri doğrudan getiri sunmanın tamamen yasaklanıp yasaklanmayacağı tartışılıyor. İkinci olarak da, kullanıcı davranışlarına (işlem sayısı, zincir üstü aktivite vb.) bağlı ödül programlarının nereye kadar serbest bırakılacağı konusu masada. Yönetimin mevcut taslağı, ‘bakiye temelli getiri’yi kesin biçimde reddediyor; buna karşın ‘aktivite bazlı ödüller’ için sınırlı istisna alanı bırakılabileceği konuşuluyor.

Toplantıya katılan kripto sektör temsilcileri, bankacılık tarafının sert tutumunun ‘mevduat çıkışı’ riskinden çok, ‘rekabet kaygısı’ ile ilgili olduğu görüşünde. Bir katılımcı, Terrett’e yaptığı değerlendirmede, “Bankalar, stabil kripto mevduat ürünlerinin geleneksel mevduatla bire bir rekabet etmesinden endişe ediyor; ancak ödeme tipi stabil kripto bakiyelerinin banka sisteminin istikrarını tehdit ettiğini gösteren somut kanıtlar sınırlı” şeklinde konuştu. Buna karşın, banka birlikleri hâlâ ‘mevduat çıkışı analizi’ yapılması gerektiğini savunuyor. Bu kurumlar, metne ‘deposit outflow study’ maddesinin eklenmesini, ödeme tipi stabil kripto paraların banka mevduatı ve ödeme işlemleri üzerinde yapısal etkisinin detaylı incelenmesini talep ediyor. yorum Bu talep, stabil kripto ödül programlarının orta‑uzun vadede bankaların fonlama yapısını nasıl bozabileceğine dair, geleneksel finans cephesindeki rahatsızlığı yansıtıyor.

Tartışmanın arka planında, stabil kripto paraların sadece ‘değer saklama aracı’ olmaktan çıkıp ödeme ve mutabakat altyapısına dönüşmesi halinde, banka mevduatları, para piyasası fonları ve kısa vadeli tahvil piyasaları arasındaki sermaye akışının ciddi biçimde yeniden şekillenebileceği görüşü yatıyor. Finans otoriteleri ve bankalar bunu potansiyel ‘sistemik risk’ olarak görürken, kripto sektörü ise aynı olguyu ‘teknolojik yenilik kaynaklı rekabet ortamı değişimi’ şeklinde yorumluyor.

Toplantıya katılan bir başka kaynak, özellikle ‘kaçınmayı önleme’ maddesinin sertliğine dikkat çekiyor. Taslağa göre, atıl stabil kripto bakiyelerine faiz yasağını dolanma girişimlerine karşı, ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC) ile Emtia Vadeli İşlemler Komisyonu(CFTC)’na doğrudan icra yetkisi verilmesi planlanıyor. Buna ek olarak, ihlal başına günlük 500 bin dolara kadar sivil para cezasına imkân tanıyan açık bir hüküm taslağa işlenmiş durumda.

Bu ifadenin nihai metne aynen girmesi halinde, stabil kripto temelli ‘mevduat ve getiri ürünleri’ tasarlamak pratikte imkânsızlaşabilir. Örneğin, kâğıt üzerinde puan biriktirme ya da ‘cashback’ modeli gibi görünüp, gerçekte belirli bakiye korumaya dayalı faiz benzeri yapı barındıran programlar, çok yüksek ceza riskiyle karşı karşıya kalabilir. yorum Bu yaklaşım, özellikle DeFi ekosistemindeki ‘yield farming’ benzeri stratejileri ödeme tipi stabil koinlere uygulama çabalarına doğrudan set çekmeyi hedefleyen bir ‘önleyici hamle’ olarak da okunuyor.

Analistlere göre, ABD otoritelerinin bu kadar sert bir ‘kaçınma önleme’ kurgusuna yönelmesinde, geçmişte kripto faiz ürünleriyle ilgili yürüttükleri soruşturmalar ve açtıkları davalar etkili oldu. Birçok merkezi lending platformu ve borsa, yüksek getirili kripto mevduat ürünleri nedeniyle menkul kıymet yasası ihlalleriyle suçlanmış, büyük para cezalarına razı olmak zorunda kalmıştı. Yönetim, bu deneyimden hareketle, yeni düzenlemede daha tasarım aşamasında ‘yapısal boşlukları’ kapatma niyeti taşıyor.

Terrett’in aktardığına göre, toplantı katılımcıları kamuya açık açıklamalarında süreci “üretken” ve “yapıcı” olarak tanımlasa da, perde arkasında bu turda “Beyaz Saray’ın tartışmalara net biçimde yön verdiği” yorumları öne çıktı. İlk iki toplantıda kripto şirketleri ve banka birlikleri karşıt pozisyonlarla gündemi şekillendirirken, bu defa yönetim tarafı çerçeveyi, temel ilkeleri ve kırmızı çizgileri daha sert biçimde masaya koydu.

Önceki iki turda, dijital varlıkların faiz verebilmesi, bunun banka mevduat çıkışlarına yol açma ihtimali ve olası kısıtlamaların ABD’nin rekabet gücü ile inovasyon iklimi üzerindeki etkileri daha genel hatlarıyla tartışılmıştı. Bu üçüncü oturumda ise konu, somut ‘düzenleme metni’ ve ‘icra araçları’ seviyesine kadar inmiş durumda. Banka birlikleri, toplantı çıktısını üyelerine aktararak, stabil kripto ödül programlarının hangi sınırlar dahilinde tolere edilebileceği konusunda iç değerlendirme yapmayı planlıyor. Bir katılımcı, “Bu ayın sonuna kadar anlamlı ölçüde ilerlemiş bir uzlaşı metni ortaya koymak gerçekçi takvim olarak konuşuluyor; önümüzdeki birkaç günde müzakereler sürecek” bilgisini paylaştı. Bu takvim, stabil kripto düzenleme taslağının beklenenden hızlı biçimde somutlaşabileceğine işaret ediyor.

Beyaz Saray’ın mevcut taslağının büyük ölçüde korunması halinde, ödeme tipi stabil kripto paraların “faizsiz ödeme altyapısı” rolüne sabitleneceği beklentisi güçleniyor. Bu durum, ABD’de tartışılan stabil kripto yasalarının ‘ödeme güvenliği’ ve ‘banka sisteminin korunması’ hedeflerini en üste yazdığını bir kez daha ortaya koyuyor. Kripto tarafında ise, stabil kripto paraları kullanarak ‘mevduat ve getiri’ modeli kuran, yani bir tür ‘kripto para para piyasası fonu(crypto money market)’ inşa etmeye çalışan aktörler için manevra alanı ciddi biçimde daralabilir. Özellikle Bitcoin(BTC) ve Ethereum(ETH) gibi volatil varlıklar yerine, stabil kripto üzerinden daha dengeli getiri arayan işletmeler iş modellerini yeniden gözden geçirmek zorunda kalabilir.

Düzenleyici cephe açısından bakıldığında, stabil kriptoyu ‘dijital nakit’e olabildiğince yaklaştırmak; mevduat sigortası kapsamı dışında büyüyen ‘yarı mevduat’ ürünlerini erken aşamada frenleme stratejisiyle uyumlu. Yine de toplantı taraflarının hâlâ “üretken” ifadesini kullanması, aktivite temelli ödüller ya da belirli limitler dahilinde sınırlı teşvikler konusunda kısmi uzlaşı ihtimalinin sürdüğünü gösteriyor. Nihai metnin nasıl şekilleneceği, ABD stabil kripto pazarının basit bir ‘ödeme şebekesi’ rolüne sıkışıp sıkışmayacağını, yoksa dar kapsamlı da olsa ‘getiri fonksiyonu’nu koruyup koruyamayacağını belirleyecek.

Türkiye’deki bireysel ve kurumsal yatırımcıların, özellikle dolara endeksli stabil kripto paralarla çalışan şirketlerin, bu süreci dikkatle izlemesi gerekiyor. ABD’de şekillenen ‘faizsiz stabil kripto’ yaklaşımı, orta vadede küresel stabil kripto standartlarını da etkileyebilir ve yerel düzenlemelerde referans noktası haline gelebilir.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1