Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Coinbase(COIN) 667 Milyon Dolar Zarar Açıkladı: Bitcoin(BTC) ETF Çıkışları ve Ethereum(ETH) V-Toparlanma Tartışmaları Piyasada Belirsizliği Artırıyor

Coinbase(COIN) 667 Milyon Dolar Zarar Açıkladı: Bitcoin(BTC) ETF Çıkışları ve Ethereum(ETH) V-Toparlanma Tartışmaları Piyasada Belirsizliği Artırıyor / Tokenpost

Amerikalı büyük borsa Coinbase(COIN), 8 çeyrek süren kârlılık serisini sonlandırarak 2025’in 4’üncü çeyreğinde büyük bir zarar açıkladı. Aynı dönemde Ethereum(ETH) fiyatı için geçmiş verilerden yola çıkan ‘V şeklinde toparlanma’ olasılığı tartışılırken, Bitcoin(BTC) borsa yatırım fonu(ETF) ürünlerinden ‘fon çıkışı’, küresel ‘düzenleme’ ve ‘suç’ başlıklarıyla birleşerek kripto piyasasında ‘belirsizlik’ algısını güçlendiriyor.

Coinbase, 2025’in 4’üncü çeyreğinde 667 milyon dolar (yaklaşık 9,632 milyar won) net zarar açıkladı ve böylece 8 çeyrek üst üste süren kâr dönemi sona erdi. Hisse başına kâr(EPS) 0,66 dolar olurken, piyasanın 0,92 dolarlık beklentisinin 0,26 dolar altında kaldı. Çeyrek net geliri 1,78 milyar dolar (yaklaşık 25,715 milyar won) olarak açıklayan şirket, bu kalemde de yıllık bazda yüzde 21,5 düşüş yaşadı ve 1,85 milyar dolarlık konsensüsün gerisinde kaldı. Coinbase yönetimi, ‘ayı piyasası’na yeniden girilmesi ve ‘işlem hacmi’ daralmasının aynı anda yaşanması nedeniyle ‘komisyon gelirlerinin’ sert şekilde azaldığını belirtti.

Şirketin çeyreklik ‘işlem odaklı’ geliri 982,7 milyon dolar (yaklaşık 14,203 milyar won) ile geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 37 geriledi. Buna karşın, ‘staking’, ‘saklama(custody)’ ve ‘faiz gelirleri’ni kapsayan ‘abonelik ve hizmet’ segmenti 727,4 milyon dolar (yaklaşık 10,528 milyar won) gelir yaratarak bir yılda yüzde 13’ten fazla büyüdü ve önemli bir dengeleyici oldu. Ancak ‘komisyona dayalı model’e bağımlılığın hâlâ yüksek olması, Coinbase’in ‘hizmet odaklı iş modelini çeşitlendirme’ sürecini hızlandırması gerektiği yönündeki eleştirileri yeniden güçlendiriyor.

Ethereum(ETH) tarafında, son dönemde yaşanan ‘fiyat düzeltmesi’ne rağmen bazı araştırma kuruluşları tarihsel veriler üzerinden bir kez daha ‘V şeklinde toparlanma’ senaryosu kuruyor. Fundstrat araştırma başkanı Tom Lee(Tom Lee), Hong Kong’daki bir konferansta “Birçok yatırımcı mevcut düzeltme sürecinde sıkışmış hissediyor ancak 2018’den bu yana Ethereum fiyatı 8 kez yüzde 50’nin üzerinde düşüş yaşadı.” dedi. Lee, “Geçen yıl da Ethereum, ocak-mart arasında yüzde 64 geriledi ama bu 8 vakanın tamamında ‘V şeklinde dip’ yaptı ve fiyatlar düşüş hızına benzer bir tempoda geri geldi. Şu anki sert düşüş de geçmişle benzer bir patern içinde” yorumunu yaptı. Bu görüş, Ethereum’un bir kez daha ‘hızlı bir geri dönüş’ denemesi yapabileceği beklentisini canlı tutuyor. Öte yandan ‘on-chain likidite’, ‘Bitcoin ETF fon akımları’ ve ‘makro veriler’ gibi faktörler hala ‘baskı unsuru’ olarak öne çıkıyor.

Amerikan ‘spot Bitcoin ETF’ pazarında ise şubat ortasından itibaren ‘satış baskısı’ dikkat çekiyor. Veri sağlayıcısı Sosovalue’ya göre, perşembe günü tek bir günde ‘spot Bitcoin ETF’ ürünlerinden 410,4 milyon dolar (yaklaşık 5,932 milyar won) çıkış görüldü. Böylece haftalık net çıkış 375,1 milyon dolara (yaklaşık 5,417 milyar won) ulaştı. Bu sert ‘fon çıkışı’, İngiltere merkezli Standard Chartered Bank’ın Bitcoin için 2026 hedef fiyatını aşağı yönlü revize ettiği güne denk geldi ve ‘yatırımcı iştahını’ daha da zayıflattı. Sektör kaynakları, “Faiz indirimlerinin gecikmesi, makro belirsizlik ve düzenleyici risklerin birleşmesiyle, ETF kanalı üzerinden girmiş kurumsal paranın bir kısmı geri çekiliyor.” değerlendirmesini yapıyor. Toplam ‘yönetilen varlık(AUM)’ büyüklüğü yaklaşık 80 milyar dolar (yaklaşık 115,584 milyar won) seviyesine inerken, 2025’in ekim ayında görülen 170 milyar dolarlık (yaklaşık 245,616 milyar won) zirvenin yaklaşık yarısı kalmış durumda.

Ethereum geliştirici ekibi, yapay zeka(AI) kullanımında ‘kişisel verilerin korunması’ için ‘sıfır bilgi ispatı(Zero-Knowledge, ZK)’ teknolojisini entegre etmeye dönük yeni bir çerçeve önerdi. Ethereum Vakfı’nın AI lideri Davide Crapis(Davide Crapis) ve kurucu ortağı Vitalik Buterin(Vitalik Buterin), yayımladıkları blog yazısında “Büyük dil modelleri(LLM) ile etkileşimde, kullanıcı ‘mahremiyetini’ ve servis sağlayıcıların ‘güvenliğini’ aynı anda sağlamak temel hedef.” dedi. İkili, özellikle ‘AI sohbet botu’ gibi uygulamalara her mesaj gönderildiğinde tetiklenen ‘API çağrısı’ yapısına dikkat çekerek, “Kullanıcının yalnızca bir kez fon kilitleyerek binlerce API çağrısını ‘anonim’, ‘güvenli’ ve ‘verimli’ şekilde gerçekleştirebildiği bir sisteme ihtiyaç var.” ifadesini kullandı. Bu modele göre, ‘servis sağlayıcı’lar olası ‘spam saldırıları’ndan korunurken ödeme alacağından emin oluyor, ‘kullanıcılar’ ise taleplerinin kimlikleriyle veya diğer istekleriyle bağlantılanmamasını garanti edebiliyor. Söz konusu ZK tabanlı çözümün, Ethereum katman-2(L2) yapıları, ZK rollup’lar ve ‘mahremiyeti koruyan ödemeler’ ile entegre edilmesi halinde ‘AI ödeme altyapısı’ için yeni bir standart oluşturabileceği konuşuluyor. Böyle bir gelişme, Ethereum ekosisteminin sadece ‘akıllı kontrat’ platformu olmaktan çıkıp ‘veri ve AI altyapısı’na dönüşme süreciyle de uyumlu görülüyor.

Fransa’da Binance France çalışanlarından birinin evini hedef alan ‘izinsiz girme’ vakasında 3 şüpheli gözaltına alındı. Binance, Cointelegraph’a gönderdiği açıklamada “Fransa birimimizde görevli bir çalışanımız, evine izinsiz girilmesi nedeniyle mağdur oldu.” diyerek olayı doğruladı. Yerel medya kuruluşu RTL’nin aktardığına göre, perşembe sabahı saat 7.00 sularında Val-de-Marne bölgesindeki bir apartman dairesine, silahlı ve maskeli üç kişi girmeye çalıştı. Zanlılar önce başka bir daireye zorla girerek “Binance France yöneticisinin nerede oturduğunu söyleyin.” diyerek baskı yaptı ve ardından evde yaptıkları aramada iki cep telefonu çalıp kaçtı. Son dönemde küresel borsa çalışanlarını hedef alan ‘kaçırma’, ‘tehdit’ ve ‘ev baskını’ vakalarındaki artış, borsalar için ‘kurumsal güvenlik’ ve ‘çalışanların fiziksel güvenliği’ni yeni bir ‘risk yönetimi’ başlığı haline getiriyor. Bu gelişmeler, sadece ‘düzenleyici riskleri’ değil, aynı zamanda ‘fiziksel güvenlik’ maliyetlerini de yükselterek ‘merkezi borsa(cex) iş modeli’nin maliyet yapısı ve risk primini etkileyebilir.

Elon Musk(Elon Musk), “süper uygulama” vizyonunun merkezine koyduğu ödeme sistemi ‘X Money’nin harici beta sürümünü “1-2 ay içinde” piyasaya süreceğini duyurdu. Musk, kendi AI şirketinin düzenlediği ‘All Hands’ isimli şirket içi etkinlikte yaptığı sunumda, X Money’nin halihazırda ‘kapalı beta’ şeklinde şirket içinde çalıştığını söyledi. X Money’yi “Tüm paranın toplandığı yer, tüm para hareketlerinin merkezi” olarak tanımlayan Musk, bu sistemi “oyun değiştirici(game changer)” şeklinde niteledi. Planlara göre platform, önce sınırlı sayıda kullanıcıyla ‘limitli beta’ olarak devreye alınacak, ardından kademeli biçimde tüm dünya genelindeki X kullanıcılarına açılacak. X platformunun ödeme işlevini çekirdek özelliğe dönüştürmesi halinde, ‘günlük ödeme ve para transferi’ uygulamaları ile ‘kripto altyapı’ arasındaki temas noktalarının artabileceği öne çıkıyor. Ancak ‘düzenleyici kurumlar’dan lisans süreçleri, ‘stabil kripto paralar(stablecoin)’ veya ‘dijital varlık’ entegrasyonunun boyutu, ‘komisyon yapısı’ gibi konularda net bir yol haritası hâlâ yok. Bu belirsizlikler, piyasadaki aktörlerin projeye temkinli yaklaşmasına neden oluyor.

Hafta kapanışı itibarıyla Bitcoin(BTC) 70.124 dolar (yaklaşık 101,32 milyon won), Ethereum(ETH) 2.061 dolar (yaklaşık 2,977 milyon won), Ripple(XRP) ise 1,58 dolar (yaklaşık 2.283 won) seviyesinden işlem görüyor. Toplam kripto varlık piyasa değeri yaklaşık 2,41 trilyon dolar (yaklaşık 3.481,668 trilyon won) düzeyinde. Fiyat ‘oynaklığı’ artmış olsa da, toplam ‘piyasa değeri’ perspektifinden bakıldığında birçok analist, piyasanın hâlâ ‘boğa döngüsü’nün iç bölgesinde yer aldığını savunuyor. Piyasa değeri en yüksek 100 coin arasında haftalık bazda en çok yükselen varlık Pippin(PIPPIN) oldu ve yüzde 263,93’lük artış kaydetti. Humanity Protocol(H) yüzde 76,29, Kite(KITE) ise yüzde 43,34’lük yükselişle ‘güçlü performans’ sergiledi. Öte yandan, sert düşen coin’ler de dikkat çekiyor. MYX Finance(MYX) yüzde 70,47 gerilerken, MemeCore(M) yüzde 17,45, Aptos(APT) yüzde 11,25 değer kaybetti. ‘Tek temalı’ ve ‘düşük likiditeli’ altcoin’lerde ‘kutuplaşmış fiyat hareketleri’ sürüyor. ‘Düzenleyici haberler’, ‘token açılımları(unlock)’ ve ‘likidite daralması’ bir araya geldiğinde, kısa sürede yüzde 50-70 arası düşüşlerin sık görülebildiği, bu yüzden ‘proje temelleri’ ve ‘on-chain göstergelerin’ beraber değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.

Politika ve düzenleme cephesinde, ABD Hazine Bakanı Scott Besant(Scott Besant) piyasa oynaklığına ilişkin açıklamasında dijital varlık yasasının önemini tekrar gündeme getirdi. Besant, “Tarihsel olarak da nadir görülen ölçekte sert bir satış dalgası yaşanırken, ‘CLARITY Yasası’ hakkında net bir yön verilmesi piyasaya ciddi bir ‘rahatlama’ sağlayacaktır. Ancak o noktadan sonra bir sonraki aşamaya geçebiliriz.” dedi. ABD Massachusetts eyaletinden Demokrat Temsilciler Meclisi üyesi Stephen Lynch(Stephen Lynch) ise güncel piyasa karmaşası için “Her türden dolandırıcılık, kripto endüstrisinin tamamına zarar veriyor. Son bir ayda fiyatlar yüzde 25 gerileyerek ‘güven’i aşındırdı. Bundan hem yatırımcılar ve tüketiciler hem de ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu(SEC)’nun itibarı ağır zarar görüyor.” ifadesini kullandı. Bu açıklamalar, ‘düzenleyici kurumlar’ ve ‘siyasetçiler’in mesajlarının ağırlıklı olarak ‘koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi’ ekseninde şekillendiğini gösteriyor. Kısa vadede bu yaklaşım ‘regülasyon riskini’ artırsa da, uzun vadede kriptonun ‘mevzuat içine alınması’ ve ‘kurumsal katılımın genişlemesi’ için zemin hazırlayabileceği görüşü de bulunuyor.

İsrail’de ise askeri operasyonlarla ilgili ‘tahmin piyasası(prediction market)’ işlemleri, ‘cezai soruşturma’ boyutuna taşındı. İsrail Savunma Bakanlığı, iç istihbarat kurumu Shin Bet ve polis, yaptıkları ortak açıklamada “Bir yedek asker ve bir sivil olmak üzere iki kişi, gizli askerî bilgileri Polymarket’te kullanarak bahis oynadıkları gerekçesiyle gözaltına alındı ve haklarında iddianame düzenlendi.” bilgisini verdi. Soruşturma makamlarına göre, söz konusu yedek asker İsrail’in İran’a düzenleyeceği saldırı senaryolarına yönelik bahislerde ‘askeri gizli bilgileri’ kullanarak işlem yaptı ve bir sivil ile iş birliği içinde ‘kazanç’ sağlamaya çalıştı. Savcılık, bu kişileri ‘ulusal güvenlikle ilgili suçlar’, ‘rüşvet’ ve ‘adaleti engelleme’ gibi suçlamalarla yargılamayı planlıyor. Zanlının soruşturma sürecinde Shin Bet bünyesinde görev yaptığı da aktarıldı. Polymarket gibi ‘on-chain tahmin piyasaları’, yıl boyunca çeşitli tartışmaların odağında yer aldı. Daha önce de Venezuela lideri Nicolas Maduro’nun ABD ordusunca gözaltına alınmasından birkaç saat önce ilgili bahislerde kazanan bir kullanıcının yaklaşık 400 bin dolar (yaklaşık 57,792 milyon won) elde ettiği ortaya çıkmış, ‘askeri ve siyasi içerikli içerden bilgi(insider trading)’ iddiaları alevlenmişti. On-chain şeffaflık ve bireysel ‘anonimlik’ arasındaki çatışmanın çarpıcı bir örneği olarak görülen bu olaylar, önümüzdeki dönemde ‘düzenleme tartışmalarını’ hızlandırabilir.

ABD Virginia eyaletindeki federal mahkeme, Praetorian Group International(PGI) CEO’su Ramil Ventura Palafox’a 20 yıl hapis cezası verdi. ABD Adalet Bakanlığı’na göre, 61 yaşındaki ABD-Filipinler çifte vatandaşı Palafox, Bitcoin alım satımı üzerinden günde yüzde 3’e varan getiri vaat eden ve toplam büyüklüğü 201 milyon dolar (yaklaşık 2,907 milyar won) olan bir yatırım dolandırıcılığının, yani ‘ponzi şeması’nın baş sorumlusu olarak suçlu bulundu. Virginia Doğu Bölge Savcılığı, Aralık 2019 ile Ekim 2021 arasında 20 binden fazla yatırımcının PGI’ye en az 8.198 BTC emanet ettiğini ve bunun o dönem yaklaşık 171,5 milyon dolar (yaklaşık 2,478,632 milyar won) değerinde olduğunu açıkladı. Tahmini zarar ise en az 62,7 milyon dolar (yaklaşık 906,7296 milyon won) olarak hesaplanıyor. ‘Charles Ponzi’ tarzı yüksek getiri vaat eden şemaların, Bitcoin ve altcoin piyasalarını hâlâ hedef aldığı görülüyor. Yetkililer ‘blok zinciri takibi’ ile sanığın hesaplarını izleyip bazı fonları geri kazansa da, mağdurların ‘ana para geri kazanım oranı’nın düşük kalması bekleniyor. Chainalysis gibi analitik şirketler, “On-chain veri şeffaflığı ve izleme teknolojisi olmasaydı, soruşturmanın hızı ve geri alma miktarı çok daha düşük olurdu.” değerlendirmesinde bulundu.

Chainalysis’in yayımladığı son rapora göre, 2025’te insan kaçakçılığı ağlarına akan kripto varlıkların toplamı bir önceki yıla kıyasla yüzde 85 arttı. Perşembe günü açıklanan raporda, “Başlıca insan kaçakçılığı ağlarının çoğu Güneydoğu Asya merkezli ve incelenen hizmetlerin toplamına bakıldığında, tespit edilen işlem hacmi milyonlarca değil, yüz milyonlarca dolar seviyesinde.” denildi. Bu ağların, ‘sesli dolandırıcılık(voice phishing)’, ‘aşk dolandırıcılığı(romance scam)’ şebekelerinin yoğunlaştığı ‘scam compound’ yapıları, çevrim içi kumar platformları ve Çince konuşan ‘kara para aklama’ ağlarıyla yakın bağlantı içinde olduğu tespit edildi. Rapora göre kullanılan kripto hizmetleri arasında, Telegram tabanlı uluslararası fuhuş bağlantıları, zorla çalıştırma için işçi tedarik eden aracılar, seks işçiliği şebekeleri ve çocuk istismarı içeren içerikleri satan yapılar da var. Chainalysis, “Kripto paraların suç faaliyetlerinde kullanıldığı bir gerçek, ancak blok zincirinin kendine özgü ‘şeffaflığı’ bu yapıları engellemede güçlü bir araç. Mağdurların kurtarılması, örgütlerin çökertilmesi ve fonların dondurulması için düzenleyici kurumlar ve kolluk kuvvetleriyle iş birliğimizi genişletiyoruz.” açıklamasını yaptı. Böylece kripto varlıkların ‘çift taraflı’ niteliği, yani hem suç aracı hem de suçla mücadele aracı olabilmeleri, bir kez daha öne çıkmış oldu.

Piyasa ve sektör içi yorumlarda, mevcut ‘merkezi hizmetler’e dair ‘yorgunluk’ ve ‘yapısal sınırlar’ da tartışılıyor. Arkham(Arkham) CEO’su Miguel Morel(Miguel Morel), “Merkezi işletmeler, kullanıcı taleplerine karşı duyarsızlaştı ve büyürken, iyileştirmeyi vaat ettikleri geleneksel finans sisteminden bile daha kötü hale geldiler.” diyerek sert bir eleştiri yöneltti. Galaxy Digital(Galaxy Digital) CEO’su Mike Novogratz(Mike Novogratz) ise “Bireysel yatırımcılar yıllık yüzde 11 getiri için kriptoya girmiyor.” diyerek, hâlâ ‘yüksek risk-yüksek getiri’ arayışının piyasanın itici gücü olduğuna işaret etti. Öte yandan, FTX kurucu ortağı Sam Bankman-Fried(Sam Bankman-Fried), “Yeni kanıtlara göre Biden yönetiminin Adalet Bakanlığı, bir dizi tanığı susturmak ya da beyanlarını değiştirmek için tehdit etti. Bu nedenle benim mahkûmiyetim bozulmalı.” iddiasında bulundu. FTX iflas süreci ve ceza davasına dair tartışmalar, büyük bir borsanın çöküşünün ‘artçı şoklarının’ hâlâ sürdüğünü gösteriyor. Küresel ölçekte ise Çin’in ‘altın alımları’, dijital varlıklarla birlikte izleniyor. Çin’in 15 ay art arda altın rezervlerini artırması, bazı analistler tarafından ‘yuan’ı doların yerine ‘ana rezerv para’ konumuna taşımaya dönük uzun vadeli bir strateji olarak yorumlanıyor. Bitcoin, altın ve merkez bankalarının ‘rezerv yönetimi’ stratejilerinin nasıl yeniden şekilleneceğine bağlı olarak, kripto piyasasının ‘dijital altın’ anlatısının da etkilenmesi bekleniyor.

Genel olarak bakıldığında, bu hafta kripto piyasasına Coinbase’in ‘kötü gelen bilançosu’, spot Bitcoin ETF’lerinden ‘yüksek hacimli fon çıkışları’, Ethereum’un ‘V şeklinde toparlanma’ ihtimaline dair umutlu senaryoları ve bunlara eklenen ‘ponzi dolandırıcılığı’, ‘insan kaçakçılığı’, ‘tahmin piyasası kaynaklı insider ticareti’ gibi olumsuz başlıklar damga vurdu. Ethereum, geçmişte yaşadığı 8 sert düşüşün tamamında ‘hızlı bir toparlanma’ sergilemiş olması nedeniyle, bir kez daha ‘V şeklinde dönüş’ hikayesi yazıp yazamayacağı açısından yakından izleniyor. Buna paralel olarak ABD, İsrail ve Güneydoğu Asya’yı kapsayan ‘düzenleme ve soruşturma’ gündemi, piyasayı ‘daha sert regülasyon’ ile ‘on-chain şeffaflığın etkin kullanımı’ arasında iki yönlü bir baskı altına alıyor. Coinbase’in zayıf performansı ve ‘merkezi altyapı’ya dönük eleştiriler ise Ethereum, katman-2 çözümler ve sıfır bilgi ispatı gibi ‘merkeziyetsiz altyapı’ bileşenlerine ilgiyi artıran bir etken olarak öne çıkıyor. Ancak ‘faiz politikası’, ‘regülasyon süreci’ ve ‘ETF fon akımları’nın iç içe geçtiği bu dönemde, piyasa oyuncuları yön aramaktan ziyade ‘artan oynaklık’ beklentisine odaklanmış durumda. Bu nedenle kripto piyasasının bir süre daha ‘haberlere aşırı duyarlı’ bir seyir izleme olasılığı yüksek görünüyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1