금과 은 fiyatları sert yükselirken, kripto piyasasında bu hareketin yaklaşan ‘boğa sezonu’nun *önsözü* olabileceği yönündeki görüşler güçleniyor. Özellikle Bitcoin(BTC), Ripple’ın XRP’si ve Hedera(HBAR) gibi büyük altcoin’lerin, yakında başlaması beklenen *likidite döngüsü* içinde bir sonraki ana rota olacağı yorumları öne çıkıyor.
온라인 시장 분석cisi Levi, son videosunda küresel makro stratejist Raoul Pal’ın(Raoul Pal) yaklaşımını referans alarak, altın ve gümüşteki ralliyi basit bir ‘güvenli liman kaçışı’ olarak değil, ‘likidite döngüsünün başlangıcı’ olarak okumak gerektiğini vurguladı. Ona göre merkez bankalarının agresif altın alımları, doların zayıflaması ve ileride kripto varlıklara doğru yaşanabilecek para rotasyonu *tek bir akışın parçaları* olarak görülmeli.
Levi, videoda Pal’ın uzun süredir anlattığı ‘everything code dominoes’ kavramını merkeze alıyor. Bu çerçeveye göre küresel finansal koşullar gevşediğinde ya da sıkılaştığında, farklı varlık sınıfları *sırayla* tepki veriyor. Altın, gümüş ve dolar/yen(USD/JPY) paritesi, finansal koşullarla en sıkı bağlantıya sahip *öncü göstergeler* olarak kabul ediliyor. Bu varlıklardaki yön değişimi, diğer riskli varlıklara kıyasla ortalama 9 ay önce sinyal üretme eğiliminde.
Bitcoin ise adeta ‘likiditenin ülkesi’nde yaşayan bir varlık olarak tanımlanıyor. Altın ve gümüş önce harekete geçiyor; ardından küresel likiditenin fiilen açılmaya başladığı noktadan itibaren Bitcoin yaklaşık 3 ay gecikmeyle güçlü tepki veriyor. Levi, 2020 pandemi döneminde de benzer bir desenin görüldüğünü hatırlatıyor. O dönemde önce altın yükselişe geçmiş, ardından genişleyen likidite ortamında Bitcoin daha geç ama çok daha yüksek bir getiriyle sahneye çıkmıştı.
Pal’ın videoda “Altın birkaç yüz yüzde puan yükselebilir ama kripto şanslıysanız 5x, 10x yapabilir” dediği aktarılıyor. Levi, bu ifadeye dayanarak bugün altın ve gümüşte görülen *güçlü görünümün*, Bitcoin, XRP ve HBAR başta olmak üzere kripto varlıklara ileride yansıyabilecek *zamana yayılmış bir sinyal* olabileceği görüşünde.
Levi’nin dikkat çektiği bir diğer başlık ise merkez bankaları ve varlık fonlarının portföy yapısı. Ona göre son yıllarda büyük merkez bankaları, altını *agresif biçimde biriktirme* stratejisini sürdürüyor; bazıları portföye gümüş de ekliyor. Buna karşın kriptoya, özellikle Bitcoin’e doğrudan maruziyet hâlâ sınırlı.
Bu tablo ilk bakışta ‘kripto karşıtı bir duruş’ gibi okunabilse de, Levi ve Pal bunu kurumların *görev tanımı* ile açıklıyor. Merkez bankaları ve ulusal varlık fonlarının birincil amacı ‘ulusal serveti korumak’. Küresel ticaretin yaklaşık %87’si ve dünya borç stokunun yarısından fazlası hâlâ ABD doları cinsinden olduğu için, dolar sistemi kısa vadede terk edilmesi zor bir *yapısal omurga* olarak görülüyor.
Buna rağmen döngü gereği dolar zayıflama evresine girdiğinde, bu kurumlar kur değer kaybı ve borç yükündeki artışa karşı portföyü korumak için geleneksel güvenli liman olan altına yönelmek zorunda kalıyor. Pal’e göre bazı varlık fonları ve kurumlar bu süreçte ‘kenardan’ küçük miktarlarda Bitcoin topluyor. Ancak bu hareketin henüz çok erken safhada olduğu, büyük çoğunluk için ana riskten korunma aracının hâlâ *altın* olduğu vurgulanıyor.
Piyasada son dönemde Bitcoin, XRP, HBAR ve diğer birçok altcoin’de yaşanan düşüşler yatırımcı moralini zayıflattı. Levi, bu tabloyu “kısa vadeli ‘aşağı yönlü baskı’, ama kalıcı bir ayı trendi sinyali değil” diye yorumluyor. Ona göre XRP ve HBAR özelinde şu anda *küçük yatırımcıyı silkme* evresi yaşanıyor olabilir. Yani kurumsal oyuncular ve büyük cüzdanlar, likidite girişinin hızlanmasından önce görece düşük seviyelerden *sessiz birikim* yapıyor olabilir.
Bununla birlikte Levi, mevcut altın fiyatlarının kendi içinde “fazlasıyla ısınmış” olduğunu düşünüyor ve *yeni alım* için risk-ödül dengesini zorlayıcı buluyor. Yine de altın rallisinin “önümüzdeki 2–3 ay boyunca devam edebilecek alanı” olduğu kanaatinde. Küresel finansal koşullar kademeli olarak gevşemeyi sürdürürse, altın ve gümüşteki güçlü seyrin de uzayabileceği senaryosunu öne çıkarıyor. Bu durumda kripto piyasasının *esas* tepkisinin, muhtemelen bu sürecin tamamlanmasından sonra geleceğini düşünüyor.
Levi ve Pal’in çizmeye çalıştığı genel resim, *zamanlamayı milimetrik yakalamaktan çok*, döngünün ‘sırasını anlamaya’ dayanıyor: Önce merkez bankaları ve varlık fonları tarafında artan altın alımları, ardından doların zayıflaması ve küresel finansal koşullardaki gevşeme; daha sonra likiditenin Bitcoin gibi yüksek riskli, yüksek beta varlıklara akması; son aşamada ise XRP ve HBAR gibi anlatı ve *kullanım alanını* birleştirebilen büyük altcoin’lere doğru genişleyen bir sermaye rotasyonu.
Analizde, altın ve kripto döngüsünün 2020 pandemi döneminde bir kez test edildiği, bu nedenle bugünkü altın-gümüş rallisinin de Bitcoin ve geniş kripto piyasası için ‘bir sonraki perdenin habercisi’ olarak okunabileceği vurgulanıyor. Ancak jeopolitik şoklar, sert regülasyon adımları gibi *yapısal sarsıntıların* bu senaryoyu rahatlıkla bozabileceği uyarısı da ekleniyor.
Son kertede bu perspektifin vermek istediği mesaj net: *Günlük fiyat oynaklığına takılmak yerine*, merkez bankalarının altın alımları, doların yönü ve küresel likidite şartları gibi ‘büyük tabloya’ odaklanmak gerekiyor. Bu çerçeve kurulduğunda, Bitcoin(BTC), XRP ve Hedera(HBAR) gibi kripto varlıkların döngü içindeki yeri daha net görülebilir ve yaklaşan ‘likidite domino etkisi’nin hızı ile yönü hakkında daha tutarlı bir fikir edinilebilir.
Bu içerik, yurtdışı kaynaklı haber ve analizlerden derlenmiş olup *yalnızca bilgi amaçlıdır*. Buradaki hiçbir ifade, herhangi bir varlığın alım-satımı da dahil olmak üzere *yatırım tavsiyesi* değildir. Kripto paralar ve türev ürünler, sermayenin tamamının kaybı ihtimali de dahil olmak üzere yüksek risk içerir.
Yorum 0