롤업 odaklı birinci katman projesi ‘Espresso(Espresso)’ kendi token’ı Espresso(ESP)’yi piyasaya sürerek yaklaşık 2,75 milyar dolar (yaklaşık 3,98 trilyon won) seviyesinde *ilk değerleme* ile sahneye çıktı. İlk işlem fiyatı fena başlamasa da, ön satışa katılan yatırımcıların önemli bir kısmı listelemenin hemen ardından *zarar* yazmaya başladı.
Yerel saate göre 12’sinde, Espresso ekibi Espresso(ESP) token’ını borsalarda listeledi ve aynı anda hem *airdrop* hem de serbest dolaşımı başlattı. CoinGecko verilerine göre ESP, ilk işlemlerine 0,072 dolar (yaklaşık 100 won) seviyesinden başladı ve kısa sürede 0,083 dolara (yaklaşık 120 won) kadar yükseldi. Çıkıştan sonraki ilk 7 saatte toplanan *işlem hacmi* 115 milyon dolara (yaklaşık 166,4 milyar won) ulaştı. Bu rakamlar, yeni *rollup altyapı projelerine* olan piyasa ilgisini açıkça gösterdi.
Espresso, farklı rollup’lar ve uygulama zincirlerine (*appchain*) ‘yüksek performanslı temel katman’ sağlamayı hedefliyor. Yani tek bir L1 üzerine uygulama yığmak yerine, çok sayıda rollup ve zincirin Espresso üzerinde çalışacağı bir yapı tasarlanmış durumda. Proje ekibi özellikle ‘*finality (nihailik)*’, ‘*data availability (veri kullanılabilirliği)*’ ve ‘*eşzamanlı birlikte çalışabilirlik*’ fonksiyonlarını öne çıkarıyor. Böylece rollup’ların hem *ölçeklenebilirlik*, hem *güvenlik*, hem de *bağlanabilirlik* ihtiyaçlarını aynı anda karşılayabileceğini savunuyorlar.
Son ESP token çıkışı aynı zamanda ağın *hisse ispatı (PoS)* modeline geçişinde kritik bir dönüm noktası oldu. Espresso, token ihracıyla birlikte toplam arzın %10’unu 1 milyondan fazla cüzdan adresine airdrop yoluyla dağıttı. Bu adım, *topluluk temelli dağıtım* ve *merkezsizleşme* söylemini destekliyor. Ancak bu geniş dağılımın gerçekten ağ güvenliğini güçlendirip güçlendirmeyeceği ve *yönetişime katılım*ı ne ölçüde artıracağı önümüzdeki dönemde netleşecek.
Asıl sorun ise ön satışa giren *launchpad yatırımcılarını* vurdu. Espresso, 2025 Temmuz’unda Kaito(Kaito) launchpad’i üzerinden toplam arzın %1’ini satmıştı. O dönemde belirlenen *proje değerlemesi* yaklaşık 400 milyon dolar (yaklaşık 579 milyar won) seviyesindeydi. Buna karşın, mevcut listeleme baz alındığında Espresso’nun *piyasa değeri* yaklaşık 275 milyon dolar (yaklaşık 398 milyar won) civarında. Yani launchpad fiyatına göre yaklaşık %31’lik bir *iskonto* söz konusu.
Üstelik erken dönem yatırımcılar için yaklaşık *2 yıllık vesting (kilit açılım)* süresi de devrede. Kısa vadeli kâr hedefleyen yatırımcılar açısından bakıldığında, listelemenin ilk gününden itibaren %30’u aşan *kur zararına* katlanmak zorundalar ve aynı zamanda token’larını yakın vadede serbestçe satamıyorlar. Son dönemde token satış piyasasında sıkça görülen ‘*listeleme sonrası kârlılık erozyonu*’ eğilimi, Espresso örneğinde de kendini tekrar etmiş oldu.
Espresso(ESP), listeleme fiyatının ön satış fiyatının altına indiği bir başka ‘*underwater*’ token satışı vakası olarak kayda geçti. Sektör haberlerine göre yakın zamanda Infinex(Infinex) ve Aztec(Aztec) gibi projelerde de benzer bir tablo oluştu; launchpad ve ICO katılımcılarının büyük bölümü, token borsaya çıkar çıkmaz *zarar bölgesine* düştü.
Projelerin, ilk aşamada yüksek *değerlemeyle fon toplaması* ancak listeleme sırasında yeterli *piyasa talebi* oluşturamaması bu tabloyu besleyen ana nedenlerden biri. Özellikle *vesting süreleri* uzadıkça ve kilit açılış takviminde büyük miktarda token bekledikçe, fiyat üzerinde *orta–uzun vadeli satış baskısı* birikme eğilimi gösteriyor. Espresso tarafında da toplam token ekonomisi ve *unlock takvimi* dikkate alındığında, fiyat oynaklığının artma riski göz ardı edilmiyor.
Espresso, rollup ve appchain altyapısı sunan bir ‘*base layer*’ olarak, zaten *doygunluğa yakın* olan L2 ve modüler blokzinciri yarışına girmiş durumda. Proje özellikle *veri kullanılabilirliği* ve *birlikte çalışabilirlik* başlıklarını öne çıkarıyor. Bu noktada asıl belirleyici unsurun, Espresso altyapısını gerçek anlamda kullanan *büyük rollup projeleri* ve *yeni uygulama zincirlerinin* ne kadar çekilebileceği olacağı konuşuluyor. Bu etkileşimlerin seviyesi, uzun vadede Espresso(ESP) için temel *değerleme ölçütü* haline gelebilir.
Kısa vadeli *arz–talep dengesi* tarafına bakıldığında ise, airdrop ile piyasaya sürülen token’lar ve erken yatırımcı payları, fiyata baskı yapan başlıca unsurlar konumunda. Öte yandan ağın PoS tabanlı konsensüs ile tam kapasite çalışmaya başlaması ve Espresso üstünde gerçek kullanım gören rollup ile appchain sayısının artması halinde, token’a atfedilen *değer* algısı da değişebilir. Yine de Infinex, Aztec ve Espresso gibi art arda yaşanan ‘underwater listeleme’ örnekleri, *token satış piyasasının geneline yönelik güven* açısından güçlü bir *uyarı sinyali* olarak yorumlanıyor.
Yorum 0