Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Scott Melker'den Bitcoin(BTC) Uyarısı: USDT Mekanizması Sert Ters Hareketin Habercisi Olabilir

Scott Melker'den Bitcoin(BTC) Uyarısı: USDT Mekanizması Sert Ters Hareketin Habercisi Olabilir / Tokenpost

‘Tüm Sokakların Kurdu(The Wolf Of All Streets)’ olarak bilinen trader Scott Melker, Bitcoin(BTC) fiyatının ‘bir anda grafiği ters çevirecek sert bir yükseliş’ yapabileceğini söyleyerek, mevcut seviyelerde *‘erken satış’* konusunda uyarıda bulundu. Melker, dolar endeksli stabil kripto para Tether(USDT) ile Bitcoin arasındaki fiyat ilişkisi, opsiyon ve yapılandırılmış ürünler ile OTC(tezgâh üstü) alım emirlerinin birleşerek yatırımcıların gördüğünden farklı bir *fiyat mekanizması* yarattığını vurguladı.

Bu değerlendirmeler, ‘The Wolf Of All Streets’ podcast’inde Cardone Capital CEO’su Gary Cardone(Gary Cardone), trader Dave(Dave), James(James), Gaurav(Gaurav) ve Dan(Dan) ile yaptığı sohbet sırasında gündeme geldi. Katılımcılar, USDT piyasasının yapısı, profesyonel trading masalarının *risk yönetimi* süreçleri, opsiyon piyasasının volatilite üzerindeki baskılayıcı etkisi ve uzun vadeli yatırım stratejileri üzerinden Bitcoin piyasasını hareket ettiren ana değişkenleri masaya yatırdı.

USDT ile Bitcoin arasındaki fiyat etkileşimine özellikle dikkat çekildi. ABD merkezli Coinbase borsasında diğer yabancı borsalara kıyasla daha yüksek fiyat oluştuğunda sıkça dile getirilen ‘Coinbase primi’ yorumlarının çoğu zaman hatalı okunduğu belirtildi. Dave, “İnsanlar Coinbase priminden bahsederken, çoğu aslında USDT’nin 1 doların biraz altında işlem gördüğünü doğru anlayamıyor” ifadesini kullandı.

Onun yorumuna göre, USDT paritesinin hafifçe *‘nominal değer’* olan 1 doların altında işlem görmesi, bunu tam hesaba katmadan sadece çıplak fiyat farkına bakıldığında, sanki belirli bir borsada Bitcoin talebi aşırı ısınmış gibi bir algı yaratabiliyor. Oysa burada devreye giren faktörler; stabil kripto para likiditesi, borsalar arası para geçiş rotaları ve banka ödeme kanalları. Bu nedenle söz konusu farkların, Bitcoin’in *temel dinamiklerinde* bir bozulma şeklinde okunmaması gerektiğinin altı çizildi. Panelde, “USDT piyasasını doğru anlamadan Bitcoin fiyatına dair genel algı da kolayca çarpılabiliyor; özellikle kaldıraçlı pozisyonların ve arbitraj stratejilerinin yoğun olduğu dönemlerde bu yanılgı büyüyor” yorumu öne çıktı.

Melker, mevcut yapıyı ‘görünmeyen satış duvarları ile görünmeyen alıcıların aynı anda var olduğu bir piyasa’ olarak tanımladı. Bitcoin fiyatını baskılayan *‘kağıt para’* (türev ve sözleşme bazlı pozisyonlar) hacminin ciddi boyuta ulaştığını söyleyen Melker, bu yapının çözülmesi halinde grafiğin *“180 derece dönmesine benzeyen, herkesi şaşırtacak kadar hızlı bir ters hareket”* görülebileceğini anlattı. Özellikle OTC(tezgâh üstü) alımların rolüne dikkat çekerek, borsadaki emir defterinde görünmeyen büyük alım talebinin belirli bantlarda Bitcoin’i sessizce topladığını, bu yüzden görünürdeki satış baskısına rağmen gerçek desteğin çok daha güçlü olabileceğini belirtti.

Melker’e göre, korkuya kapılan bireysel yatırımcılar satışa koşarken, OTC kanalları ve spot alım yapan büyük oyuncular istikrarlı şekilde birikim yapıyor. Bu döngü defalarca tekrarlandığında piyasadaki likit arz hızla daralabiliyor ve fiyatın adeta *‘boşluğa sıçradığı’* klasik bir sert tepki yükselişi yaşanabiliyor. Bu nedenle Melker, “şu anki destek bölgesinde Bitcoin satmanın *mantıklı* olmadığını” vurgulayıp, kısa vadeli korkuya teslim olunmaması gerektiğini söyledi.

Melker, Bitcoin’in geleneksel varlıklara kıyasla hâlâ *‘ucuz’* olduğu görüşünü de ortaya koydu. “Son dönemde altın ve gümüşün sergilediği rallilere bakın. Sıradaki Bitcoin” diyerek, mevcut fiyatların gerçek değerin oldukça altında seyrettiğini savundu. Enflasyon, büyüyen bütçe açıkları ve fiat para birimlerine güvenin zayıflaması gibi makro koşullar hesaba katıldığında, *dijital kıt varlık* olarak Bitcoin’in stratejik öneminin giderek arttığını dile getirdi. Altın ve gümüşün yeniden *koruma varlığı* olarak öne çıktığı bu dalganın, kaçınılmaz biçimde Bitcoin’e de yansıyacağı görüşü paylaşıldı.

Piyasanın bir bölümünde de Bitcoin’in, altın ve gümüş gibi ‘alternatif *değer saklama* aracı’ statüsüne yükselme sürecinin henüz ilk aşamalarında olduğu düşüncesi hakim. Kurumsal sermaye girişlerinin hızlanması halinde, mevcut fiyat seviyelerinin uzun süre korunmasının güçleşeceği yönünde yorumlar yapılıyor.

Dave, hem geleneksel finans hem kripto tarafında profesyonel trading masalarının *risk yönetim* mekanizmalarının kısa sürede nasıl devasa satış baskısı yaratabileceğini detaylandırdı. “Risk yöneticisi trader’ı çağırıp ‘pozisyonu küçült’ dediği anda bu artık bir tartışma değil, bir emir” diyen Dave, birkaç saat içinde pozisyon azaltmayan herkesin yıl sonu primini kaybedebileceğini çok iyi bildiğini belirtti.

Bu süreçte trader’lar için asıl hedef, kar-zarar hesabı yapmak yerine “bilanço küçültmek” haline geliyor. Sonuçta kâr realizasyonu ya da zarar kesme fark etmeksizin eş zamanlı, yüksek hacimli satış dalgası oluşabiliyor. Bu tür *risk yönetimi kaynaklı satışlar* ise zincir üstü verilerden ya da klasik teknik analiz göstergelerinden kolay yakalanamıyor ve dışarıdan bakan yatırımcılara ani çöküşler gibi görünebiliyor. Panelde, bu masasal yapının özellikle kaldıraç oranlarının yüksek olduğu kripto piyasasında volatiliteyi büyüten önemli bir faktör olduğuna dikkat çekildi. Opsiyon vadesi, yapılandırılmış ürünlerin tasfiye şartları gibi unsurlar aynı döneme denk geldiğinde *“dizim halinde zorunlu tasfiyeler”* yaşanabildiği vurgulandı.

James ise son dönemdeki sert düşüşlerde görülen satış baskısının büyük bölümünün *yapılandırılmış ürünler ve opsiyonlardan* kaynaklandığını belirtti. Grafiklerde, sadece spot satışlarla açıklanamayacak hareketler görüldüğünü söyleyen James, bu hamlelerin arkasında önceki dönemlerde ihraç edilmiş yapılandırılmış ürünler ile opsiyon sözleşmelerinin bulunduğunu ifade etti. Getiri tavanı olan yapılandırılmış ürünler ve belirli bantlardaki zararları hedge etmek için alınan *put opsiyonların*, piyasa bir yöne sert kaydığında mekanik biçimde satış üretip düşüşü hızlandıran bir yapı oluşturduğunu anlattı. Bu tablo, özellikle bireysel yatırımcı için belirli fiyat seviyelerinde neden olağanüstü güçlü satış duvarlarıyla karşılaşıldığını anlamayı zorlaştırarak, korkuyu daha da büyüten bir etki yaratıyor. Panelistlere göre bu tür *yapılandırılmış ürün kökenli satışlar*, bir kez patlak verdikten sonra çoğu zaman önemli ölçüde temizleniyor ve kısa vadeli sert düşüşlerin arkasındaki ‘teknik’ satış payını okuyabilmek büyük önem taşıyor.

Strateji tarafında James, *piyasa psikolojisi* ve *sağduyuyu* en temel kriterler olarak öne çıkardı. “Ben sağduyuya göre hareket ediyorum. Bir varlık bana ucuz geldiyse alırım, pahalı geldiyse satarım” diyerek, karmaşık göstergeler yerine algılanan değerleme ve duyarlılığı önemsediğini söyledi. Gaurav, kendi deneyiminden bahsederek “5.000 Bitcoin ve 500 milyon Ripple(XRP) ile büyük para kazandım ama 2017’de hedge fon kurduktan sonra neredeyse hiç gerçek getiri üretemedim” sözleriyle, aşırı karmaşık ve incelikli stratejilerin bazen performansı zayıflatabildiğini itiraf etti. Panelistlere göre, kripto gibi yüksek dalgalı ve anlatı gücüyle yönlenen piyasalarda, aşırı sofistike algoritmalar ve ağır türev stratejileri yerine *piyasa havası, arz-talep dengesi ve haber akışı* temelinde kurulan basit ilkeler çoğu zaman daha iyi sonuç verebiliyor.

Opsiyon piyasasının rolü de derinlemesine ele alındı. Dave, opsiyon piyasasının çoğu zaman volatiliteyi bir süre baskı altında tuttuğunu, ancak belirli eşiklerde tam tersine patlama noktasına getirdiğini söyledi. Son dönemdeki Bitcoin volatilitesinin bu şablonu net şekilde yansıttığını belirten Dave, call ve put opsiyon satan oyuncuların *gamma hedge* için spot ve vadeli pozisyonlarını ayarlarken, fiyatın belli bantlarda adeta sıkışıp ‘soluklandığı’ dönemler oluştuğunu anlattı. Fakat bu bant yukarı ya da aşağı kırıldığında, söz konusu hedge pozisyonlarının bu kez *takip alım* ya da *takip satış* yönünde zorlayıcı hale geldiğini ve kısa sürede çok sert fiyat oynaklıklarına yol açabildiğini söyledi. Panelde, opsiyon *açık pozisyon* verileri ile delta-gamma dağılımına bakarak, volatilitenin nerede ‘çökeceği’ ya da ‘patlayacağına’ dair yaklaşık bir çerçeve çizmenin mümkün olduğu, kısa vadeli işlem yapanlar için opsiyon verilerinin mutlaka takip edilmesi gereken bir gösterge olduğu ifade edildi.

Sohbetin sonunda Dan, Bitcoin yatırımında *dolar maliyeti ortalaması(DCA)* yaklaşımını bir tür ‘temel strateji’ olarak yeniden hatırlattı. İnsanlara her zaman “Bitcoin’i belirli tutarlarda parça parça al, süresiz tut” dediğini belirten Dan, bunun tarihsel olarak servet biriktiren yatırımcıların en tipik yöntemi olduğunu söyledi. Kısa vadeli dalgalanmalar ile yapılandırılmış ürünler ve opsiyon kaynaklı bozulmaların zamanla eriyip gittiğini, Bitcoin’in *sınırlı arzı* ve dijital varlık olarak *ağ etkisinin* er ya da geç fiyata yansıdığına inandığını ifade etti. Panelde, “Piyasayı kusursuz şekilde zamanlamaya çalışmak yerine, uzun vadede yukarı yönlü olduğuna inanılan bir varlığa düzenli şekilde maruz kalmak çok daha uygulanabilir bir strateji” yorumunda uzlaşıldı.

Melker de, yatırımcıların önce “şu an Bitcoin’i *ucuz* mu, yoksa *pahalı* mı gördüklerini” kendi sağduyularıyla test etmeleri gerektiğini söyledi. USDT yapısını, opsiyon piyasasını ya da trading masalarının zorunlu satış mekanizmalarını anlamanın önemli olduğunu kabul etmekle birlikte, nihayetinde kararların *Bitcoin’in uzun vadeli değeri* ve yatırımcının kendi zaman ufku çerçevesinde verilmesi gerektiğini vurguladı. Mevcut destek bölgesinde Bitcoin satma konusunda bir kez daha temkin çağrısı yapan Melker, beklenmedik bir *sert ters hareket* ihtimaline hazırlıklı olunması gerektiğini de sözlerine ekledi.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1