Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Bitcoin(BTC) fiyatı artık yarılanmadan çok küresel ekonomi döngüsüne tepki veriyor

Bitcoin(BTC) fiyatı artık yarılanmadan çok küresel ekonomi döngüsüne tepki veriyor / Tokenpost

비트코in(BTC), artık sadece ‘yarılanma’ ile değil, küresel ‘ekonomi döngüsü’ ile de fiyatlanıyor

Bitcoin(BTC) fiyat hareketlerinin artık tek başına ‘yarılanma’ ile açıklanamayacağı, küresel ekonomi döngüsüyle giderek daha senkronize hale geldiği öne sürülüyor. Özellikle 2016’dan sonra ‘ekonomik göstergeler’ ile Bitcoin fiyatı arasındaki eş zamanlı hareketin belirgin biçimde güçlendiği savunuluyor.

Bitcoin araştırmacısı Sminston With(Sminston With), kısa süre önce X’te (eski Twitter) paylaştığı gönderilerinde, Bitcoin’in uzun vadeli fiyat eğrisinin, geleneksel finansta kullanılan ‘ekonomi göstergeleri’ ile güçlü biçimde bağlantı kurmaya başladığını anlattı. Geçmişte daha gevşek bir korelasyon görülürken, 2016 itibarıyla ‘Bitcoin döngüsü’nün giderek ‘küresel iş döngüsü’nü yansıtan bir yapıya yaklaştığını iddia ediyor.

Sminston With, Bitcoin’in uzun vadeli fiyat patikasını incelerken kilit değişken olarak *imalat satın alma yöneticileri endeksi(PMI)* verisini öne çıkarıyor. PMI, şirketlerin yeni sipariş, üretim ve istihdam verilerini bir araya getirerek, gelecekte ekonominin genişleme mi yoksa daralma mı yaşayacağına dair *öncü gösterge* sunan temel bir ölçüt olarak biliniyor.

Araştırmacıya göre, 2016 yani Bitcoin’in ikinci *yarılanma* döneminin hemen öncesi ve sonrasında tablo net biçimde değişmeye başladı. O döneme kadar Bitcoin; yarılanma kaynaklı *arz şokları* ve bireysel yatırımcı talebiyle şekillenen, büyük ölçüde ‘izole bir varlık’ görünümündeydi. Ancak 2016’dan itibaren ekonomik genişleme ve durgunluk dönemlerindeki *sermaye akımları* Bitcoin(BTC) fiyatına da daha güçlü bir şekilde yansımaya başladı.

With, paylaştığı bir veri setinde PMI eğrisini, Bitcoin’in uzun vadeli *power law* trend çizgisiyle üst üste getirerek görselleştirmiş durumda. Bu grafikte, PMI 50 seviyesinin üzerinde kalarak *genişleme* bölgesinde seyrettiğinde ‘Bitcoin yükseliş trendi’nin daha uzun sürdüğü; PMI daralma bölgesine kaydığında ise düzeltmelerin ve düşüşlerin sıklaştığı bir örüntü tekrar tekrar görülüyor.

Araştırmacı, “2016 civarında korelasyon adeta *kilitlendi* ve o tarihten sonra daha da güçlendi” ifadesini kullanıyor. Buna göre Bitcoin(BTC) boğa piyasaları giderek daha çok ‘ekonomik genişleme dönemleri’ ile çakışıyor; buna karşın ekonomik yavaşlama ve sıkılaşma dönemlerinde Bitcoin’in uzun süren yatay ya da aşağı yönlü seyre daha açık hale geldiği savunuluyor.

Bu çerçevede analizin temel iddiası; ‘*makroekonomik sinyallerin*, Bitcoin’in ünlü *yarılanma* döngüsüne kıyasla fiyat üzerinde daha baskın hale geldiği’ yönünde. Yaklaşık her 4 yılda bir gerçekleşen ve madenci ödüllerinin yarıya düştüğü yarılanma, bugüne dek üç büyük boğa piyasasının ana tetikleyicisi olarak görülüyordu. Ancak Sminston With, özellikle son döngülere gelindikçe, fiyat hareketlerinin tek başına bu *arz daralması*yla açıklanamayacağını vurguluyor.

Onun yorumuna göre, *küresel likidite*, *faiz oranları* ve *imalat döngüsü* gibi makro değişkenler; Bitcoin(BTC) boğa–ayı geçişlerini çok daha hassas biçimde işaret etmeye başlamış durumda. Yine de bu ilişkinin ‘düz bir formül’ gibi okunmaması gerektiğinin altını çiziyor. Her döngüde, özellikle Bitcoin yeni bir ‘tüm zamanların en yüksek seviyesi(ATH)’ görmeden hemen önce korelasyonun zayıfladığı, ardından ise uzun vadeli yükseliş trendiyle birlikte tekrar güçlendiği dönemler öne çıkıyor.

With’in paylaştığı grafikte, kısa vadede PMI yatay seyrederken veya hafifçe gerilerken bile Bitcoin(BTC) fiyatının bir süre daha yükselişe devam edebildiği görülüyor. Ancak zaman penceresi genişlediğinde; PMI’ın net bir *daralma evresine* girmesiyle birlikte, Bitcoin’in derin düzeltmeler ya da uzun ayı piyasaları yaşamaktan kaçınamadığı yapının daha belirgin hale geldiği ifade ediliyor.

Bu dönüşümün arkasında, Bitcoin’in giderek geleneksel finans sisteminin içine çekilmesi yatıyor. Spot ETF onayları, borsaya kote şirketler ve kurumsal yatırımcıların Bitcoin(BTC) biriktirmesi, regüle edilmiş türev ürünlerin ve yatırım araçlarının büyümesi; Bitcoin’i artık ‘yalnız dijital varlık’ olmaktan çıkarıp, küresel sermaye piyasasının bir parçası haline getiriyor.

Piyasa katılımcı tabanı bireysel yatırımcılardan, emeklilik fonları, varlık yönetim şirketleri ve şirket bilançolarına doğru genişledikçe; Bitcoin(BTC) doğal olarak *faiz*, *büyüme* ve *likidite* gibi makro göstergelere daha duyarlı hale geliyor. Düşük faiz ve bol likidite dönemlerinde ‘*risk-on*’ eğiliminin güçlenmesiyle Bitcoin’e yönelik fon akışı artarken, sıkılaşma ve yavaşlama dönemlerinde ‘*risk-off*’ algısının öne çıkmasıyla Bitcoin(BTC) de hisse senetleri gibi diğer *riskli varlıklar*la birlikte satış baskısı altında kalıyor.

Bu bakış açısı, Bitcoin(BTC) fiyat döngüsünün gelecekte giderek daha fazla geleneksel *hisse senedi* ve *gelişen ülke varlıkları*na benzer bir rota izleyebileceğine işaret ediyor. Yani, sadece yarılanma gibi kriptoya özgü olaylara odaklanmak yerine, Bitcoin’in küresel ekonomi dalgaları içindeki konumunu da hesaba katmak gerekecek.

Sminston With, bununla birlikte yarılanmanın bütünüyle önemini kaybetmediğini belirtiyor. Madenci ödüllerinin her dört yılda bir yarıya inmesi, yapısal olarak Bitcoin’in *kıtlığını* artırmaya devam ediyor ve uzun vadeli yükseliş potansiyelini destekleyen temel unsurlardan biri olmayı sürdürüyor. Ancak geçmişte sıkça kullanılan ‘yarılanma → arz şoku → boğa piyasası’ şeması, giderek daha az açıklayıcı bulunuyor.

Bugün gelinen noktada yarılanma, çok daha büyük bir *makroekonomik sahne* üzerinde iş gören unsurlardan yalnızca biri olarak görülüyor. Fiyat döngülerinde belirleyici rolü oynayan faktörler; giderek artan ölçüde *faiz oranları*, *büyüme verileri*, *küresel likidite* ve *risk iştahı* gibi geniş çaplı göstergeler olarak öne çıkıyor.

Bu perspektiften bakıldığında, Bitcoin(BTC) piyasasını analiz etme tarzı da değişmek zorunda. Önceleri *on-chain veriler*, yarılanma takvimi ve madencilik zorluğu gibi ‘içsel kripto dinamikleri’ öne çıkarken, artık bunlarla birlikte *PMI*, *reel faizler*, *merkez bankası politikaları* ve küresel imalat–hizmet sektörü döngüsü gibi makro verilerin de tabloya dahil edilmesi gerektiği görüşü güç kazanıyor.

Sonuç olarak, Bitcoin(BTC) giderek küresel ekonomiden izole ‘alternatif varlık’ imajından uzaklaşıp, makroekonomik ortamla daha senkronize Pricelanan bir ‘*riskli varlık*’ karakteri kazanıyor. Bu durum, bir yandan Bitcoin’in geleneksel finansla uyumunu ve kurumsal benimsenmesini hızlandırırken, diğer yandan ekonomik daralma ve sıkı para politikası evrelerinde bağımsız boğa piyasaları yaratmasını zorlaştırabilecek bir çerçeve sunuyor.

Yatırımcı açısından bakıldığında; bir sonraki Bitcoin(BTC) döngüsünü okumaya çalışırken yalnızca *yarılanma geri sayımı*na odaklanan stratejilerin sınırları olacağı anlaşılıyor. Eğer ‘Bitcoin döngüsü’nün giderek ‘iş döngüsü’ ile iç içe geçtiği eğilim güçlenirse, piyasa katılımcılarının hem makro değişkenleri hem de kriptoya özgü dinamikleri birlikte değerlendiren, daha karma bir bakış açısı geliştirmesi gerekecek.

Yine de bu analizlerin tamamı geçmiş verilerden çıkarılmış yorum niteliği taşıyor. Gelecekteki piyasa koşulları, düzenleyici adımlar veya teknolojik gelişmeler; Bitcoin(BTC) fiyatlama mekanizmasını bambaşka bir yöne evirebilir. Buna rağmen, bugüne kadarki tablo; Bitcoin’in olgunlaşan bir varlık sınıfı olarak küresel ekonomiyle nasıl etkileşime girdiğini ve bu süreçte hangi yönde evrildiğini gösteren dikkat çekici bir örnek sunuyor.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1