Trump, ABD Yüksek Mahkemesi’nin kararının hemen ardından ‘10% global gümrük vergisi’ kartını masaya sürdü. Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası(IEEPA) kapsamında ‘ulusal acil durum’ yetkisiyle gümrük vergisi getirme planı frenlenmiş olsa da, başka ticaret yasalarına dayanarak baskıyı sürdürme niyetini açıkça ortaya koydu. Bu gelişme, riskli varlıklara duyarlı küresel finans ve ‘kripto para’ piyasalarında yeniden ‘oynaklık’ artışı ihtimalini gündeme taşıdı.
Söz konusu hamle, ABD Yüksek Mahkemesi’nin Trump’ın barış zamanında IEEPA’ya dayanarak gümrük vergisi uygulayamayacağına hükmetmesinin hemen ardından geldi. Trump, basın toplantısında kararı ‘saçma(ridiculous)’ diye nitelendirerek, 1962 tarihli Ticaret Genişletme Yasası(Trade Expansion Act) ve 1974 tarihli Ticaret Yasası(Trade Act) hükümlerini kullanarak yeni gümrük vergilerini zorlayacağını açıkladı. ‘Kaynak’ olarak mahkemenin karar metni ve Beyaz Saray’ın aynı gün yaptığı basın açıklamaları gösteriliyor.
Trump, kararlarının “hemen yürürlüğe gireceğini” belirterek, mevcut ulusal güvenlik temelli gümrük yapısının aynen korunacağını vurguladı. “Bölüm 232 ulusal güvenlik gümrükleri ve Bölüm 301 gümrükleri tamamen yürürlükte kalacak. Bugün, Bölüm 122’ye dayanarak mevcut gümrüklere ek 10% global gümrük vergisi getiren emri imzalayacağım” dedi. Beyaz Saray’ın duyurusuna göre yeni adım, halihazırdaki gümrüklerin ‘üzerine ek bir katman’ oluşturacak.
Piyasalarda Trump kaynaklı ‘gümrük’ gündeminin yeniden alevlenmesiyle, hisse senetleri ve ‘kripto para’ dahil tüm ‘riskli varlıklar’ üzerinde yeni bir baskı oluşabileceği yorumu yapılıyor. Trump döneminden bu yana gümrük kartı, yatırımcı duyarlılığını sarsan kritik değişkenlerden biri olarak öne çıkmış durumda. Özellikle Bitcoin(BTC) başta olmak üzere ‘dijital varlık’ piyasalarında, jeopolitik gerilim ve ticaret savaşları manşetlere taşındığında ‘oynaklık’ artışının sıklaştığına dair örnekler bulunuyor. ‘yorum: Piyasa geçmişi, ticaret haberlerinin kripto üzerinde kısa vadeli sert dalgalanmalar yaratabildiğini gösteriyor.’
Trump bugüne kadar IEEPA’yı gerekçe göstererek Kanada ve Meksika’dan ithal edilen çoğu ürüne 25% gümrük vergisi, Çin’den ithal edilen ürünlere ise 10% gümrük vergisi uygulamıştı. Trump, bu adımları ‘ulusal güvenlik tehdidine yanıt’ olarak savunuyordu. Yurt dışından gelen uyuşturucuların ‘kamu sağlığı krizi’ yarattığını, Çin ile ticaret açığının ise ABD imalat sanayisi altyapısını aşındırdığını öne sürüyordu.
Ancak ABD Yüksek Mahkemesi bu yaklaşımı reddetti. Karar metninde, IEEPA’da tanımlanan ‘ulusal acil durum’ kavramının bu durumla örtüşmediği ve barış zamanında yönetimin bu yasa aracılığıyla gümrük vergisi getiremeyeceği açıkça belirtildi. Mahkeme, “IEEPA’nın yürürlüğe girdiği son 50 yılda hiçbir başkan bu yasayı gümrük vergisi koymak için kullanmadı. Söz konusu durumda olduğu gibi büyük ölçekli ve kapsamlı gümrük uygulaması ise hiç olmadı” ifadelerine yer verdi.
Yüksek Mahkeme ayrıca, anayasal sistem açısından ‘gümrük ve vergi’ yetkisinin Kongre’ye ait olduğunun altını çizdi. Kararda, “Anayasa’nın 1. maddesinin 8. fıkrası, ‘Kongre vergi, gümrük, harç ve tüketim vergilerini koyma ve toplama yetkisine sahiptir’ diye hükme bağlar. Kuruluş döneminden itibaren vergi yetkisi, özellikle kritik bir yetki olarak görülmüştür” denildi. Böylece hem yürütmenin ‘olağanüstü hal’ yetkilerinin sınırları hatırlatıldı, hem de ticaret politikalarında nihai söz hakkının Kongre’de olduğu bir kez daha teyit edildi.
Buna karşın Trump, başka yasal dayanaklara yaslanarak gümrük baskısını sürdüreceği mesajını veriyor. Trump’ın işaret ettiği 1962 tarihli Ticaret Genişletme Yasası’nın 232. maddesi ile 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. maddesi; ‘ulusal güvenlik’ veya ‘haksız ticaret uygulamaları’ gerekçesiyle gümrük vergisi konulmasına imkan tanıyor. Söz konusu hükümler, daha önce çelik ve alüminyum ürünlerine ve Çin’den ithal edilen bazı mallara yönelik gümrük artışlarında kullanılmıştı. Bu çerçevede planlanan ‘10% global gümrük vergisi’nin, bu maddelerin birlikte devreye sokulmasıyla çok sayıda ülkeyi aynı anda hedef alan geniş kapsamlı bir paket haline gelmesi olası görünüyor.
Küresel finans piyasalarında yatırımcılar, önümüzdeki dönemde gümrük vergisinin hangi ülkelere, hangi ürünlere ve ne zaman uygulanacağı sorularına odaklanacak. Eğer ‘global’ ifadesinin işaret ettiği gibi geniş tabanlı bir gümrük artışı hayata geçerse, ‘ticaret hacmi’ daralması ve ‘maliyet’ artışı endişeleri güçlenebilir. Bu da ‘riskten kaçış’ eğilimini tetikleyerek, hisse senetleriyle birlikte Bitcoin(BTC) ve diğer büyük ‘kripto para’ birimlerinde satış baskısını artırabilir. Geçmişte Trump dönemindeki ticaret gerilimlerinde, küresel borsalardaki düzeltme hareketlerine paralel olarak, kripto fiyatlarında da sert dalgalanmalar görüldüğü biliniyor.
Kripto yatırımcıları açısından bu gümrük tartışması, sadece kısa vadeli fiyat hareketleriyle sınırlı kalmayıp, orta-uzun vadede küresel ‘likidite’ koşulları ve ‘büyüme beklentileri’ üzerinde de etkili olabilir. Uzayan ticaret sürtüşmeleri, reel ekonomide ‘yavaşlama’ kaygılarını artırırken, bazı yatırımcıların Bitcoin(BTC) gibi dijital varlıkları yeniden ‘hedge aracı’ olarak değerlendirmesine yol açabilir. Öte yandan, artan gümrük vergilerinin beraberinde getirebileceği ‘dolar güçlenmesi’ ve küresel ‘riskten kaçış’ dalgası, kripto piyasaları açısından ters rüzgar yaratabilir. ‘yorum: Risk-off dönemlerinde likiditenin ABD Doları ve tahvillere kayması, kripto talebini baskılayabiliyor.’
Sonuçta yaşananlar, Trump, Yüksek Mahkeme ve Kongre arasındaki bir ‘yetki çatışması’nı aşan boyuta sahip. Tartışma, küresel ticaret düzeni ve ‘riskli varlık’ piyasaları üzerinde doğrudan ve dolaylı etkiler üretebilecek nitelikte. Trump’ın duyurduğu 10% global gümrük vergisinin hangi kapsamda, hangi hızla ve hangi ülkeleri hedef alacak şekilde uygulanacağı; buna karşılık başlıca ticaret ortaklarının ve piyasanın ne tür adımlarla yanıt vereceği, önümüzdeki dönemde kripto para piyasasının ‘oynaklık’ seviyesini belirleyecek temel faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Yorum 0