Back to top
  • 공유 Paylaş
  • 인쇄 Yazdır
  • 글자크기 Yazı tipi Boyutu
URL kopyalandı.

Kore’de 320 Bitcoin(BTC) skandalı: ‘gönüllü iade’ ve kayıp cold wallet, kripto saklama zafiyetlerini gündeme taşıdı

Kore’de 320 Bitcoin(BTC) skandalı: ‘gönüllü iade’ ve kayıp cold wallet, kripto saklama zafiyetlerini gündeme taşıdı / Tokenpost

해ckerlerin geçen yıl bir ‘phishing’ (sahte siteye yönlendirme) saldırısıyla çaldığı 320 adet Bitcoin(BTC)’in kendiliğinden iade edilmesi, Koreli soruşturma makamlarının ‘kripto varlık yönetimi’ uygulamalarını tartışmanın odağına taşıdı. Savcılık ve polis, peş peşe yaşanan bu olaylarla eleştiri oklarının hedefi olurken, ilgili kişilerin takibi ve saklama sistemlerinin baştan sona gözden geçirileceğini açıkladı.

Kaynak: Bu içerik, 24’ünde (yerel saatle) Kore yerel basınında yer alan haberler ve on-chain veri analizlerine dayanarak derlenmiştir.

Geçen ağustosta phishing saldırısıyla çalınan 320,8 adet Bitcoin’in kısa süre önce hacker tarafından iade edildiği, Gwangju Bölge Savcılığı tarafından duyuruldu. On-chain verilere göre bu Bitcoin’lerin toplam büyüklüğü yaklaşık 21 milyon dolar (yaklaşık 304,7 milyar Kore wonu) seviyesinde. Varlıklar, birden fazla cüzdanı dolaştıktan sonra yerel bir kripto para borsasının cüzdanına ve Kore makamlarının kontrolündeki cüzdanlara taşındı.

Söz konusu Bitcoin’ler, 2021’de yasa dışı çevrim içi kumar sitesi soruşturması sırasında ‘suç geliri’ olarak el konulan varlıklardan oluşuyordu. Savcılık, el konulan dijital varlık portföyünü yönetirken, düzenli iç denetim sırasında birkaç ay önce varlıkların bir kısmının kaybolduğunu geç fark etti. İç inceleme, görevli soruşturmacının sahte bir internet sitesine bağlanarak cüzdan bilgilerini ifşa ettiğini, hackerin de bu açık noktayı kullanarak Bitcoin’leri ‘sessizce dışarı çektiğini’ ortaya koydu.

Savcılık, olayın fark edilmesinin hemen ardından hacker cüzdanlarından yerel borsalara akan fonları engelledi, yurt dışındaki kripto para borsalarına da resmi iş birliği talepleri gönderdi. Soruşturma makamları, bu baskının hacker üzerinde ciddi bir ‘hukuki ve operasyonel yük’ oluşturduğunu ve sonunda ‘gönüllü iade’ ile sonuçlandığını düşünüyor. Buna rağmen savcılık, Bitcoin’lerin geri dönmüş olmasını soruşturmanın bittiği anlamına getirmiyor; kimlik tespiti ve olası ortakların izini sürmeye devam edileceği vurgulanıyor.

Gwangju Savcılığı, “Bitcoin’lerin iade edilip edilmemesine bakılmaksızın, ilgili suç faillerini sonuna kadar izleyip yakalayacağız” diyerek, “olayın tüm boyutlarını açığa çıkarmak için ‘titiz ve kararlı’ bir soruşturma yürütüleceğini” belirtti.

Bu vakayı takiben ülke genelinde kolluk birimlerinin kripto varlık saklama prosedürleri gözden geçirilirken, Seul Gangnam Polis Karakolu’nda da yeni bir güvenlik skandalı ortaya çıktı. Gangnam polisi, Kasım 2021’de bir soruşturma dosyası kapsamında ‘gönüllü olarak teslim alınan’ 22 adet Bitcoin’in kaybolduğunu ancak çok yakın zamanda tespit edebildiğini açıkladı.

Yapılan teknik incelemede, Bitcoin’lerin saklandığı ‘cold wallet’ (internete bağlı olmayan cüzdan) cihazının dış görünümünde hırsızlık veya fiziksel tahribat izine rastlanmadı. Buna karşın, cüzdanın içinde bulunması gereken Bitcoin’lerin “iz bırakmadan buharlaştığı” ifade edildi. Gyeonggi Kuzey Eyalet Polis Teşkilatı, derhal müfettiş görevlendirerek geniş çaplı bir iç soruşturma başlattı; özellikle ‘varlıkların ne zaman, hangi işlemle dışarı çıktığı’ ve ‘içerden birinin sürece dahil olup olmadığı’ üzerine yoğunlaşıldığı belirtiliyor.

Bu art arda yaşanan vakalar, Kore’deki soruşturma makamlarının Bitcoin ve diğer kripto para birimlerini ‘saklama ve yönetme kapasitesinde’ yapısal zafiyetler bulunduğu yönündeki endişeleri artırıyor. Özellikle kolluk birimlerinin, suç gelirlerini bile ‘kendi kasasında güvenle tutamaması’, gelecekte yapılacak ‘yüksek hacimli el koyma ve müsadere’ süreçlerini de tehlikeye atabilecek bir risk olarak görülüyor.

Bu hata zinciri, Kore’nin ‘kripto varlık kullanıcılarını koruma yasası’nın 2. aşamasını yürürlüğe koymaya hazırlandığı bir dönemde patlak verdiği için daha büyük yankı yarattı. İkinci aşama mevzuatın, kripto para piyasasının geneline yönelik kapsamlı bir düzenleme çerçevesi ortaya koyması bekleniyor. Bu da hem kamu otoritelerinin hem de piyasa oyuncularının ‘yönetim ve denetim kapasitesi’nin ciddi bir sınavdan geçeceği anlamına geliyor.

Finans otoriteleri, yakın zamanda Bithumb’da yaşanan ‘hayalet Bitcoin’ skandalından sonra yerel borsaların iç kontrol mekanizmalarını da eş zamanlı olarak denetlemeye başladı. Bithumb, bu ayın başında bir çalışan hatası sonucu, gerçekte var olmayan 620 bin adet Bitcoin’i 249 müşterinin hesabına yanlışlıkla tanımladı. O an için ekranda görülen toplam Bitcoin değeri, 40 milyar doları (yaklaşık 58 trilyon 40 milyar Kore wonu) aşan bir büyüklüğe işaret ediyordu.

Sistem, bu işlemi teknik düzeyde engelleyemedi; piyasada aslında var olmayan bir varlık, varmış gibi işlenerek fiyat oluşumunu da ‘suni’ biçimde etkiledi. Ulusal Meclis ve sektör temsilcileri, bu olayın Kore’nin genel kripto altyapısındaki ‘yapısal kırılganlıkları’ çıplak şekilde gösterdiği görüşünde birleşiyor. Yasama sürecinde ‘varlık saklama’, ‘risk yönetimi’ ve ‘olay anı müdahale protokolleri’nin kapsamlı biçimde güçlendirilmesi gerektiği yönünde çağrılar artıyor.

Finansal Hizmetler Komisyonu(FSC), geçen ay kripto varlıklarda ‘piyasa manipülasyonu’ eylemlerine yönelik yeni bir ceza ve kovuşturma çerçevesi üzerinde çalıştığını duyurdu. Bazı yetkililer, mevcut kripto varlık kullanıcı koruma yasasının ‘suç gelirlerine el koyma’ kapasitesi açısından yetersiz kaldığını savunuyor. Bu kapsamda, ‘fiyat manipülasyonu’, ‘toplu dump (yüklü satış)’ gibi piyasa bozucu davranışlarda, varlıklar üzerinde *daha erken aşamada* ‘önleyici tedbir’ uygulanmasını sağlayacak mekanizmaların genişletilmesi isteniyor.

Tartışmanın odak noktası, ‘suç şüphesi’nin ortaya çıkar çıkmaz Bitcoin gibi likit kripto varlıkların hızlıca dondurulması, sonrasında da bunların ‘müsadere, tazmin veya mağduriyetin giderilmesi’ için kullanılmasını mümkün kılacak yasal zeminin kurulması. Bu çerçeve, Gwangju Savcılığı olayında olduğu gibi, el konulan varlıkların ‘kötü yönetim nedeniyle dışarı kaçmasını’ önlemeyi ve benzer durumlarda ‘zararın telafisini’ kolaylaştırmayı hedefleyen bir güvenlik katmanı olarak görülüyor.

Piyasada ise art arda gelen bu kazalar ve sıkılaşan düzenleme tartışmalarının, kısa vadede Bitcoin ve kripto paralara yönelik yatırım iştahını azaltabileceği, ancak orta-uzun vadede ‘saklama, saklama hizmeti (custody) ve iç kontrol’ standartlarını ciddi biçimde yükseltebileceği yönünde yorumlar yapılıyor. Mevcut durumda, zayıf iç süreçler hem ‘klasik siber saldırı’ hem de ‘personel kaynaklı hata’ gibi risklerin her an gerçeğe dönüşmesine kapı aralıyor. Son olaylar, bu risklerin teoride kalmadığını, pratikte de sık sık ‘patladığını’ gözler önüne serdi.

Bitcoin fiyatı, haberin yazıldığı sırada 1 BTC için 66 bin 198 dolar (yaklaşık 96 milyon 70 bin Kore wonu) seviyesinde seyrediyor. Düzenleyici çerçevede yapılacak iyileştirmeler ve saklama altyapısının güçlendirilmesi hayata geçirilirse, Kore piyasasında Bitcoin için ‘saklama riski’ kısmen azalabilir. Ancak bu durumda, hem soruşturma makamlarının hem de kripto para borsalarının üstleneceği ‘operasyonel ve hukuki sorumluluk’ da aynı ölçüde ağırlaşacak.

<Telif hakkı ⓒ TokenPost, yetkisiz çoğaltma ve yeniden dağıtım yasaktır >

Popüler

Diğer ilgili makaleler

Yorum 0

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.

0/1000

Yorum ipuçları

Harika bir makale. Takip talep etme. Mükemmel bir analiz.
1