Ripple, bireysel yatırımcıların çok da fark etmediği sessiz ama kritik bir adım attı. Ripple’ın yönettiği XRP Ledger(XRPL) ağına ‘kurumsal odaklı DEX’ (merkeziyetsiz borsa) yapısının yerleşmesiyle, bankalar ve düzenlenmiş finans kurumları için tasarlanan ‘XRP tabanlı blokzincir rayları’ önemli ölçüde güçlendi. Fiyat şimdilik sakin kalsa da altyapı tarafında tamamen yeni bir seviyeye geçildiği yorumları yapılıyor.
XRPL tarafında, ‘XLS-81’ adı verilen yetkilendirmeli (permissioned) DEX özelliği doğrudan zincir üzerinde aktifleştirildi. Yüzeyde bakıldığında klasik bir DEX gibi görünse de, yapısı herkese açık değil. Sadece önceden onaylanmış katılımcıların emir verebildiği ve işlem yapabildiği bir ‘üyelik bazlı’ platforma daha yakın. Tam anlamıyla banka, aracı kurum ve lisanslı finans kuruluşları için ayrılmış bir piyasa ‘şeridi’ oluşturulmuş durumda.
Bu yetkilendirmeli DEX, geleneksel finansın uzun zamandır talep ettiği kritik başlıkları doğrudan tasarımına gömüyor. Müşteri tanıma(KYC) ve kara para aklama ile mücadele(AML) gibi regülasyon gereklilikleri yerleşik şekilde geliyor ve ağa kimlerin katılabileceği, kimlerin işlem yapabileceği net bir şekilde filtrelenebiliyor. Belirli bir lisans rejimi altında faaliyet gösteren oyunculara hitap eden bu yapı, açık uçlu DeFi yerine ‘düzenleyiciyle uyumlu blokzincir altyapısı’ arayan kurumları hedefliyor.
Güncellemenin önemi, XRPL’in son dönemde devreye aldığı diğer bileşenlerle birleşince daha da belirginleşiyor. XRPL, daha önce yalnızca Ripple(XRP) için kullanılan ‘escrow’ (şartlı kilitleme / vadeli saklama) özelliğini, hem stabil kripto paralar(stablecoin) hem de reel varlık tokenleri (RWA, yani tokenlaştırılmış menkul kıymet ve diğer varlıklar) için kullanılabilir hale getirdi. Bu çerçevede ‘XLS-85’ olarak bilinen token escrow işlevi 12’sinde (yerel saatle), yetkilendirmeli DEX(XLS-81) ise 18’inde (yerel saatle) peş peşe aktive edildi. Böylece XRPL; token ihraç sürecinden, şartlı ödeme ve takas yapılarına, uyum gözeten alım satım mekanizmasına kadar uzanan ‘programlanabilir ödeme ve mutabakat seti’ni tek çatı altında topladı.
Özetle Ripple’ın hedefi, ‘açık DeFi savaşını kazanmak’ değil. Şirket, esas olarak geleneksel finans kurumlarının güvenle kullanabileceği bir ‘yüksek hızlı otobanı’ blokzincir üzerinde inşa etmeye odaklanıyor. Stabil kripto paralar, tokenlaştırılmış menkul kıymetler ve reel varlık tokenleri, XRPL üzerinde ihraç edilip, kurumlara ayrılmış DEX katmanında KYC/AML süzgecinden geçirilerek işlem görmesi hedefleniyor. ‘Banka dostu altyapı’ yaklaşımı, XRP Ledger tarafında her güncelleme ile biraz daha netleşiyor.
Piyasa fiyatlaması ise bu tabloyu şimdilik tam anlamıyla yansıtmıyor. Ripple(XRP), kısa vadeli görünümde ‘zayıf’ yapıyı henüz kıramamış durumda. Buna karşın ağ düzeyindeki altyapı hamlelerinin, özellikle kurumsal DEX ve escrow fonksiyonlarının orta-uzun vadede ‘kurumsal sermaye girişini’ besleyebileceği, kripto çevrelerinde sıkça dile getirilen bir görüş ‘yorum’.
Teknik analiz tarafında XRP fiyatı, son dönemde 1,61 dolar (yaklaşık 2.336 TL) civarındaki arz bölgesinde yeniden güçlü bir dirençle karşılaştı. Bu seviyenin kırılması şimdilik başarısız olunca, fiyatın daha önceki düşüş trendinde oluşan ‘aşağı yönlü kanal’a geri dönme riski belirdi. XRP bu kanalın alt bandına tamamen geri sarkarsa, giderek alçalan tepelerle karakterize ‘kalıcı bir düşüş trendi’ senaryosu güçlenebilir ve 1,30 dolar (yaklaşık 1.884 TL) seviyesi yeniden hızlıca test edilebilir.
1,30 dolarlık desteğin de kaybedilmesi halinde ise 1,10 dolar (yaklaşık 1.594 TL) bandına kadar açık bir düşüş alanı oluşabilir. Üstelik bu süreç, önceki dalgalanmalara kıyasla daha ‘pürüzsüz’ ve güçlü satış baskısıyla ilerleme potansiyeli taşıyor ‘yorum’. Kısa vadede XRP’nin bu aşağı yönlü kanalı yukarı kırma gücünü göstermesi, teknik görünüm açısından kritik eşik olarak öne çıkıyor.
Diğer taraftan, gerçek anlamda bir trend dönüşünden bahsedebilmek için 1,70 dolar (yaklaşık 2.464 TL) seviyesinin geri alınması ve bu bölge üzerinde kalıcılaşılması gerektiği görüşü öne çıkıyor. Bu bandın yukarı yönlü kırılması ve üzerinde istikrar sağlanması, 1,61 dolardaki son reddedilme işaretini geçersiz kılabilir ve kısa-orta vadeli düşüş ritmini bozabilir. Aksi halde XRP’nin, ağ tarafındaki uzun vadeli gelişmeleri fiyatına tam olarak yansıtmakta zorlanmaya devam etmesi bekleniyor.
Uzun vadeli perspektiften bakıldığında ise XRP Ledger’ın genel yönü için ‘olumlu’ değerlendirmeler ağır basıyor. Özellikle reel varlık tokenizasyonu, stabil kripto paralar ve düzenleyici uyumlu kurumsal DEX’i kapsayan altyapının aşama aşama tamamlanması, Ripple(XRP) için ‘perakende yatırımcı odaklı bir token’ imajından çok, ‘kurumsal ödeme ve mutabakat hattı’ kimliğini güçlendiren bir sinyal olarak yorumlanıyor. Buna rağmen, kısa vadeli grafikteki zayıf görünüm kalıcı şekilde düzelmeden, bu büyük resmin doğrudan fiyata yansıması kolay görünmüyor.
Bu resimden farklı bir alanda ‘gerçek kullanım modeli’ vadeden projeler de dikkat çekiyor. SUBBD(SUBBD) bunlardan biri. Yaklaşık 85 milyar dolarlık (yaklaşık 123,191 trilyon TL) büyüklüğe ulaştığı tahmin edilen ‘yaratıcı ekonomisi’ni (creator economy) hedefleyen bir ön satış (presale) projesi olarak öne çıkıyor. SUBBD, salt token spekülasyonu yerine, yapay zeka(AI) entegrasyonuna sahip bir içerik platformu kurmayı amaçlıyor. Hedef; içerik üreticilerinin merkezi, tekelleşmiş platformlara bağımlı kalmadan kendi üretimlerinden doğrudan gelir elde edebildiği bir yapı kurmak.
SUBBD ekosisteminde aracıların devreden çıkarılması, içerik üreticisine ‘takipçi kitlesi ve gelir akışı üzerinde gerçek mülkiyet’ sunulması, takipçilere (hayranlara) ise token tabanlı üyelik sistemiyle daha derin, ayrıcalıklı bir katılım deneyimi verilmesi planlanıyor. Token sahibi kullanıcı, belirli bir içerik üreticisinin belli içeriklerine ya da topluluğuna ‘kapı anahtarı’ misali erişim hakkı sağlayan bir yapıya sahip olacak. Piyasa düzeltme dönemlerinde bile çalışabilecek bir gelir modeline vurgu yapan proje, ön satış aşamasında şimdiden 1,5 milyon dolara (yaklaşık 21,739 milyar TL) yaklaşan fon toplayarak dikkat çekiyor.
Sonuçta Ripple(XRP) ve XRPL ile SUBBD gibi görece yeni projeler farklı hedef kitlelere ve stratejilere yönelmiş olsalar da, ortak noktada ‘gerçek kullanım alanına’ odaklanmalarıyla öne çıkıyor. Ripple(XRP), bankalar ve düzenleyici kurumların büyük ölçekli sermayesini reel varlıkların tokenizasyonu ve ödeme ağlarına bağlamak isterken, SUBBD daha çok içerik üreticileri ve hayranların buluştuğu perakende/yaratıcı ekonomi tarafını hedefliyor. Kısa vadeli fiyat dalgalanmalarından bağımsız olarak, hangi altyapının gerçek talebi daha hızlı ve sürdürülebilir şekilde çekebileceği, önümüzdeki dönemde piyasanın liderlerini belirleyecek temel değişken olarak öne çıkıyor.
Yorum 0